# Tûr Sûresi, 38. Âyet (52:38)

> أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ ۖ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ

*Em lehum sullemun yestemi'ûne fîh(i)(s) felye/ti mustemi'uhum bisultânin mubîn(in)*

**Meal (Diyanet):** Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/38

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tûr Suresi 38. ayet, müşriklerin vahiy iddiasını çürütmek için kullanılan retorik bir soruyu ve meydan okumayı içermektedir. Ayet, 'süllem' (merdiven) ve 'sultân' (delil) gibi anahtar kavramlar üzerinden ilahi bilginin kaynağına ve ispatına vurgu yapmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سُلَّمٌ","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Ayette, göğe yükselip vahiy dinlemeye yarayan hayali bir merdiven anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Süllem kelimesi, yükselmeye yarayan, basamakları olan şeye denir. Ayetteki kullanımı, müşriklerin ilahi bilgiye ulaşma iddialarının imkansızlığını vurgulamak için mecazi bir anlam taşır; sanki göğe çıkıp vahiy dinleyebilecekleri bir araçları varmış gibi bir varsayım sunulur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Süllem, burada 'merdiven' anlamındadır ve müşriklerin gökten haber alma iddialarını çürütmek için kullanılmıştır. Onların böyle bir araca sahip olmadıkları, dolayısıyla iddialarının temelsiz olduğu ima edilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'süllem' kelimesi, nadiren geçse de, genellikle ilahi bilgiye veya göğe ulaşma imkansızlığını vurgulayan bir metafor olarak kullanılır. Bu ayette, peygamberin vahiy kaynağını sorgulayanların, kendilerinin de benzer bir kaynağa sahip olup olmadığını sorgulayan retorik bir araçtır."}]},{"word":"يَسْتَمِعُونَ","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-'-","meaning":"Ayette, vahiy dinlemek, ilahi bilgiyi işitmek anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstima' fiili, dikkatle dinlemek, kulak vermek anlamına gelir. Ayetteki bağlamda, müşriklerin peygamberin vahiy iddiasına karşılık, kendilerinin de gökten haber dinleyip dinlemedikleri sorulur; bu da onların böyle bir yeteneğe sahip olmadıklarını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sem' kökünden türeyen istima', bir şeyi işitmek ve anlamak için çaba sarf etmek demektir. Ayette, ilahi vahyi dinleme eylemi üzerinden, bu bilginin kaynağının ve doğruluğunun sorgulanması söz konusudur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İstima' fiili, Kur'an'da genellikle vahyin alınması, dinlenmesi ve ona kulak verilmesi bağlamında kullanılır. Bu ayette, müşriklerin vahiy dinleme iddialarının temelsizliğini ortaya koymak için bir meydan okuma olarak yer almaktadır."}]},{"word":"فَلْيَأْتِ","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Ayette, 'getirsin' veya 'ortaya koysun' anlamında, bir delil sunma emri olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Ety kökünden türeyen 'ye'ti' fiili, gelmek, getirmek anlamlarına gelir. Ayetteki emir kipiyle kullanımı, müşriklerden iddialarını destekleyecek somut bir delil getirmelerinin talep edildiğini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Fiilin bu formu, bir şeyi hazır etme, sunma veya ortaya koyma anlamını taşır. Ayette, 'dinleyenleri açık bir delil getirsin' ifadesiyle, iddiaların boşluğunu ortaya koymak için bir meydan okuma sunulur."}]},{"word":"مُسْتَمِعُهُم","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-'-","meaning":"Ayette, vahiy dinlediğini iddia eden kişi veya kişiler anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Müstemî', istima' fiilinden türeyen ism-i faildir ve 'dinleyen' anlamına gelir. Ayette, müşriklerden, eğer gerçekten gökten haber dinleyenleri varsa, onların bu iddialarını ispatlamaları istenir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Müstemî', bir şeyi dikkatle dinleyen, kulak veren kişidir. Ayetteki kullanımı, müşriklerin iddialarının temelsizliğini vurgulamak için, varsayımsal olarak var olan 'dinleyicilerinin' bir delil getirmesi talep edilir."}]},{"word":"بِسُلْطَـٰنٍ","root":"س ل ط","rootLatin":"s-l-t","meaning":"Ayette, iddiaları destekleyen açık ve güçlü bir delil, kanıt anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sultân kelimesi, güç, otorite ve delil anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, bir iddianın doğruluğunu ispatlayan, karşı konulamaz, açık ve ikna edici bir kanıtı ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sultân, bir şeyi ispatlayan, onu güçlendiren ve başkalarını susturan delildir. Bu ayette, müşriklerin vahiy dinleme iddialarının geçersizliğini ortaya koymak için, onlardan böyle bir 'sultân' getirmeleri talep edilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'sultân' kavramı, genellikle ilahi otoriteyi, peygamberlerin mucizelerini veya bir iddianın doğruluğunu kanıtlayan açık delilleri ifade eder. Bu ayette, müşriklerin iddialarına karşı bir meydan okuma olarak, onların da ilahi bir 'sultân'a sahip olup olmadıkları sorgulanır."}]},{"word":"مُّبِينٍ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Ayette, açık, net, şüpheye yer bırakmayan anlamında, delilin niteliğini belirtmek için kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mübîn, beyan eden, açıklayan, apaçık olan demektir. Ayetteki 'sultânın' niteliğini belirterek, istenen delilin herhangi bir şüpheye mahal vermeyecek kadar net ve anlaşılır olması gerektiğini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Beyn kökünden türeyen mübîn, bir şeyi açıklayan, ortaya koyan ve netleştiren anlamına gelir. Ayette, getirilecek delilin sadece bir delil olmakla kalmayıp, aynı zamanda açık ve anlaşılır olması gerektiği belirtilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Mübîn kelimesi Kur'an'da sıkça geçer ve genellikle 'açık, net, apaçık' anlamlarını taşır. Bu ayette, 'sultân' kelimesini niteleyerek, istenen delilin herkes tarafından anlaşılabilecek ve kabul edilebilecek nitelikte olması gerektiğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","musrikler","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":2,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":3,"surface":"سُلَّمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ل-م","rootLatin":"s-l-m","lemma":"سُلَّم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"merdiven"},{"position":4,"surface":"يَسْتَمِعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-ʿ","lemma":"اِسْتَمَعَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"dinliyorlar"},{"position":5,"surface":"فِيهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":6,"surface":"فَلْيَأْتِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o halde"},{"position":6,"surface":"لْيَأْتِ","pos":"harf","posDetail":"Emir Lamı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"..."},{"position":6,"surface":"يَأْتِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"ʾ-t-y","lemma":"أَتَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir lamı ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"gelsin"},{"position":7,"surface":"مُسْتَمِعُهُم","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-ʿ","lemma":"مُسْتَمِع","form":"İstif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"dinleyenleri"},{"position":7,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":8,"surface":"بِسُلْطَـٰنٍۢ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":8,"surface":"سُلْطَـٰنٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ل-ط","rootLatin":"s-l-ṭ","lemma":"سُلْطَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"delil"},{"position":9,"surface":"مُّبِينٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"مُبِين","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"açık"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/36-40*
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/36-40*
- **Sâd Sûresi** · *52/38*
- **Sâd Sûresi** · *52/38*
