# Tûr Sûresi, 47. Âyet (52:47)

> وَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ عَذَابًا دُونَ ذَٰلِكَ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

*Ve-inne lilleżîne zalemû ‘ażâben dûne żâlike velâkinne ekśerahum lâ ya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/47

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, zulmedenlere ahiretteki büyük azabın yanı sıra dünyada da farklı azapların olduğunu ve insanların çoğunun bu gerçeği idrak edemediğini vurgulamaktadır. Ayet, 'zulüm', 'azap' ve 'bilmeme' kavramları üzerinden ilahi adaletin tecellisini ve insan idrakinin sınırlılığını ele alır.","keyConcepts":[{"word":"ظَلَمُوا۟","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık etmek, haddi aşmak, bir şeyi ait olduğu yerden başka yere koymak anlamlarına gelir ve ayette Allah'ın koyduğu sınırları aşan, haksızlık eden kişileri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulm'ü, bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymak veya hak ettiğinden az ya da çok vermek olarak tanımlar. Ayetteki 'ظَلَمُوا۟' ifadesi, Allah'ın emirlerine karşı gelerek veya başkalarına haksızlık ederek haddi aşanları, yani ilahi adaletin sınırlarını ihlal edenleri belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'zulm' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'a şirk koşmak veya insanlara haksızlık etmek gibi geniş bir yelpazeyi kapsayan günahları işleyenleri ifade eder. Dolayısıyla 'ظَلَمُوا۟', Allah'ın belirlediği doğru yoldan sapan ve haksızlık eden kimselerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulm' kavramının Kur'an'daki temel anlamının 'sınırı aşmak' veya 'bir şeyi yanlış yere koymak' olduğunu belirtir. Bu ayette 'ظَلَمُوا۟' ile kastedilenler, Allah'ın belirlediği ilahi düzene ve adalete aykırı davranarak haddi aşan, böylece kendilerine ve başkalarına zarar veren kişilerdir."}]},{"word":"عَذَابًا","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Acı veren ceza, azap; ayette zulmedenlere dünyada veya ahirette verilecek olan cezayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azab' kelimesini, insanı bir şeyden alıkoyan, ona acı veren şey olarak açıklar. Bu ayetteki 'عَذَابًا' ifadesi, zulmedenlerin işledikleri fiillerin karşılığı olarak karşılaşacakları, onlara elem ve ıstırap verecek olan cezayı belirtir; bu ceza dünyevi musibetler veya ahiretteki büyük azap olabilir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'azab'ın, kişinin iradesi dışında maruz kaldığı, ona acı veren her türlü sıkıntı ve ceza olduğunu belirtir. Ayetteki 'عَذَابًا', zulmedenlerin hak ettikleri ve kaçınılmaz olarak tadacakları, elem verici bir karşılığı ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'azab'ın Kur'an'da genellikle Allah'ın gazabının bir tezahürü olarak, günahkarlara verilen ceza anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'عَذَابًا', zulmedenlerin işledikleri günahlar sebebiyle karşılaşacakları, hem bu dünyada hem de ahiretteki ilahi cezayı vurgular."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bilmek, idrak etmek, haberdar olmak; ayette insanların çoğunun zulmedenlere verilecek olan bu azabın gerçekliğini veya mahiyetini bilmediklerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm'i, bir şeyin hakikatini idrak etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'لَا يَعْلَمُونَ' ifadesi, insanların çoğunun, zulmedenlere vaat edilen azabın kaçınılmazlığını, şiddetini veya mahiyetini tam olarak idrak edemediklerini, bu konuda cahil olduklarını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ilm'in, bir şeyin olduğu gibi kavranması olduğunu belirtir. Bu ayetteki 'لَا يَعْلَمُونَ', insanların çoğunun, zulmedenlere yönelik ilahi azabın sadece ahiretle sınırlı olmadığını, dünyada da farklı şekillerde tecelli edebileceğini veya bu azabın gerçek boyutlarını kavrayamadıklarını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilm'in Kur'an'da sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda derin bir idrak ve kavrayış anlamına geldiğini belirtir. 'لَا يَعْلَمُونَ' ifadesi, insanların çoğunun, zulmün sonuçları ve ilahi adaletin tecellisi hakkında yüzeysel bir bilgiye sahip olsalar bile, bunun derin anlamını ve kaçınılmazlığını tam olarak kavrayamadıklarını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","cehennem","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":2,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"الَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"الَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ظَلَمُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَلَمَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"zulmettiler"},{"position":4,"surface":"عَذَابًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi (muahhar) olduğu için mansûb","gloss":"azap"},{"position":5,"surface":"دُونَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُونَ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"başka"},{"position":6,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bu"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"لَـٰكِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَـٰكِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"fakat"},{"position":8,"surface":"أَكْثَرَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdil","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"أَكْثَر","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Lakinne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"çoğu"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":9,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":10,"surface":"يَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"bilirler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/46-49*
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/46-49*
