# Tûr Sûresi, 6. Âyet (52:6)

> وَٱلْبَحْرِ ٱلْمَسْجُورِ

*Velbahri-lmescûr(i)*

**Meal (Diyanet):** (1-7) Tur'a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, "Beyt-i Ma'mur"a, yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/52/6

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Tûr Suresi'nin 6. ayeti, 'kaynayacak deniz' anlamına gelen 'el-bahr el-mescûr' ifadesiyle, kıyamet alametlerinden birine işaret eder. Bu ifade, denizin alışılmadık bir duruma geleceğini, belki de ateşle dolacağını veya taşacağını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"وَٱلْبَحْرِ","root":"ب ح ر","rootLatin":"b-h-r","meaning":"Bu kelime, ayette 'deniz' anlamında kullanılmış olup, kıyamet alameti olarak özel bir duruma işaret eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bahr' kelimesinin geniş ve derin su kütlesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-bahr' ifadesi, bilinen denizleri ifade etmekle birlikte, 'el-mescûr' sıfatıyla birlikte kıyamet gününde yaşanacak olağanüstü bir durumu tasvir eder. (el-Müfredât, s. 119)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'bahr' kelimesinin mecazi olarak da kullanılabileceğini ifade etse de, bu ayetteki kullanımı doğrudan 'deniz' anlamındadır. Ancak 'mescûr' ile nitelenmesi, onun sıradan bir deniz olmaktan çıkıp, ilahi kudretin bir tecellisi olarak farklı bir hal alacağını gösterir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 238)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki kozmolojik unsurların genellikle Allah'ın kudretini ve ahiret gününün dehşetini vurgulamak için kullanıldığını belirtir. 'Bahr' kelimesi de bu bağlamda, kıyamet senaryosunun bir parçası olarak, Allah'ın yaratma ve yok etme gücünü gösteren bir unsur olarak karşımıza çıkar. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 187)"}]},{"word":"ٱلْمَسْجُورِ","root":"س ج ر","rootLatin":"s-j-r","meaning":"Bu kelime, 'kaynamış, tutuşturulmuş, doldurulmuş' anlamlarına gelir ve ayette denizin kıyamet günü alacağı olağanüstü hali ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mescûr' kelimesinin 'müsta'ar' yani 'tutuşturulmuş, alevlendirilmiş' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'el-bahr el-mescûr' ifadesi, denizin kıyamet günü ateşle dolup taşacağını veya kaynar bir hal alacağını ifade eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 437)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'secre' kökünün 'ateşi tutuşturmak, suyu doldurmak' gibi anlamlara geldiğini açıklar. 'El-bahr el-mescûr' ifadesi, denizin ya ateşle doldurulması ya da suyunun kaynar hale getirilmesi şeklinde yorumlanır ki, her iki durumda da kıyametin dehşetini vurgular. (el-Müfredât, s. 230)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'secre' kelimesinin 'doldurmak, taşımak' ve 'ateş yakmak' anlamlarını bir arada barındırdığını ifade eder. Ayetteki 'el-mescûr' sıfatı, denizin suyla dolup taşması veya ateşle tutuşturulması gibi kıyamet alametlerinden birini anlatır. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 3, s. 234)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'secre' kökünün Kur'an'da genellikle ahiret ve kıyamet bağlamında, olağanüstü ve dehşet verici olayları tasvir etmek için kullanıldığını belirtir. 'El-bahr el-mescûr' ifadesi, denizin normal halinden çıkıp, ilahi bir müdahale ile kaynar veya tutuşmuş bir hale geleceğini vurgular. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 312)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tabiat-ayetleri","kiyamet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"ٱلْبَحْرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ح-ر","rootLatin":"b-h-r","lemma":"بَحْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Kasem harfi olan 'vav'dan sonra geldiği için mecrûr","gloss":"deniz"},{"position":2,"surface":"ٱلْمَسْجُورِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"س-ج-ر","rootLatin":"s-j-r","lemma":"مَسْجُور","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin (ٱلْبَحْرِ) sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"kaynayan, tutuşturulmuş"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/5-10*
- **Tûr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/5-10*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *52/1-6*
