# Kamer Sûresi, 15. Âyet (54:15)

> وَلَقَد تَّرَكْنَـٰهَآ ءَايَةً فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

*Ve lekad teraknâhâ âyeten fehel min muddekir(in)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/54/15

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kamer Suresi 15. ayet, Nuh Tufanı sonrası geminin bir ibret olarak bırakıldığını ve bundan ders çıkarmanın önemini vurgular. Ayet, geçmiş olayların geleceğe yönelik bir uyarı ve hatırlatma işlevi gördüğünü dilbilimsel olarak 'tereknâhâ', 'âyeten' ve 'müdddekir' kelimeleriyle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"تَّرَكْنَـٰهَآ","root":"ت ر ك","rootLatin":"T-R-K","meaning":"Biz onu (gemiyi) bıraktık, terk ettik, geride bıraktık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'terk' kelimesini bir şeyi bulunduğu hal üzere bırakmak, ondan yüz çevirmek veya onu geride bırakmak olarak açıklar. Ayetteki 'tereknâhâ' ifadesi, geminin fiziksel olarak bırakılmasının yanı sıra, onun bir ibret ve delil olarak zihinlerde ve tarihte kalıcı kılınması anlamını taşır. Allah'ın gemiyi bir nişane olarak varlığını sürdürmesine izin vermesi demektir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'tereknâhâ' ifadesini 'onu ibret kıldık' veya 'onu bir delil olarak bıraktık' şeklinde mecazi bir anlamla açıklar. Geminin kendisi değil, onun varlığının ve hikayesinin bir ibret vesilesi olarak kalması kastedilir. Bu, geçmiş bir olayın gelecekteki nesiller için bir uyarı ve hatırlatma işlevi görmesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'terk' fiilinin Kur'an'daki kullanımlarının genellikle bir şeyi geride bırakma, vazgeçme veya bir durumu olduğu gibi bırakma anlamlarını içerdiğini belirtir. Bu ayette ise, geminin fiziksel olarak bırakılmasının ötesinde, onun bir 'ayet' olarak, yani bir delil ve ibret olarak varlığını sürdürmesi anlamını güçlendirir."}]},{"word":"ءَايَةً","root":"أ ي ي","rootLatin":"E-Y-Y","meaning":"Bir ibret, delil, işaret veya mucize olarak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ayet' kelimesini, bir şeyin varlığına delalet eden açık bir işaret veya alamet olarak tanımlar. Bu ayetteki 'âyeten' ifadesi, Nuh'un gemisinin sadece bir gemi olmaktan öte, Allah'ın kudretini, azabını ve kurtuluşunu gösteren somut bir delil, bir ibret vesilesi olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'ayet' kavramının sadece bir işaret veya delil olmanın ötesinde, Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren kozmik ve tarihi fenomenleri kapsayan geniş bir anlama sahip olduğunu belirtir. Nuh'un gemisi de, geçmişte yaşanmış büyük bir olayın somut bir 'ayeti' olarak, insanlara Allah'ın mesajını iletme işlevi görür."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ayet' kelimesini 'alamet' ve 'nişane' olarak açıklar. Kamer 15'teki 'âyeten' ifadesi, geminin tufan sonrası kalıntılarının veya hikayesinin, Allah'ın gücünü ve Nuh'u kurtardığını gösteren açık bir alamet olduğunu belirtir. Bu, geçmişten ders çıkarılması gereken bir delildir."}]},{"word":"مُّدَّكِرٍ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"Z-K-R","meaning":"Öğüt alan, düşünen, ibret çıkaran kimse.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zikr' kökünden türeyen 'müdddekir' kelimesini, bir şeyi hatırlayan, düşünen ve ondan ders çıkaran kişi olarak açıklar. 'İddikâr' (تذكّر), unutulan bir şeyi hatırlamak veya bir şeyi düşünerek idrak etmek anlamına gelir. Ayetteki 'müdddekir', geminin bir 'ayet' olarak bırakılmasından sonra, bu ayetten ders çıkaracak, öğüt alacak kimselerin olup olmadığını sorgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'zikr' kavramının hem hafızada tutma hem de bir şeyi düşünerek idrak etme anlamlarını içerdiğini belirtir. 'Müdddekir' ise, bu idrak etme ve ders çıkarma eylemini gerçekleştiren kişidir. Ayetteki kullanımı, sadece hatırlamakla kalmayıp, bu hatırlanan şeyden bir sonuç çıkarıp hayatına yansıtma eylemini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'müdddekir' kelimesinin aslında 'mütezdekir' (متذكر) olduğunu ve 'tezkir' (تذكير) babından geldiğini, 'te' harfinin 'dal'a dönüşerek 'müdddekir' şeklini aldığını dilbilgisel olarak açıklar. Bu, kelimenin anlamını 'öğüt alan, düşünen, ibret çıkaran' olarak pekiştirir ve aktif bir zihinsel süreci ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zikr' kavramının Kur'an'da sadece hatırlama değil, aynı zamanda Allah'ın ayetleri üzerinde derinlemesine düşünme ve onlardan ders çıkarma anlamını taşıdığını belirtir. 'Müdddekir' bu bağlamda, Allah'ın gönderdiği işaretleri ve geçmiş kavimlerin akıbetlerini gözlemleyerek doğru yolu bulan, uyanık ve bilinçli insanı ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-nuh","tabiat-ayetleri","kissa-gecmis-kavimler","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":1,"surface":"قَد","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkik","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gerçekten"},{"position":2,"surface":"تَّرَكْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ر-ك","rootLatin":"t-r-k","lemma":"تَرَكَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bıraktık"},{"position":2,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"},{"position":3,"surface":"ءَايَةً","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"bir ibret olarak"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":4,"surface":"هَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَلْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"mı?"},{"position":5,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"den"},{"position":6,"surface":"مُّدَّكِرٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"مُدَّكِر","form":"İfti'âl","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için lafzen mecrûr","gloss":"öğüt alan"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kamer Sûresi** · *54/15*
- **Kamer Sûresi** · *54/15*
- **Kamer Sûresi** · *54/15*
- **Kamer Sûresi** · *54/15*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/15*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/15*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/15*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/15*
