# Kamer Sûresi, 28. Âyet (54:28)

> وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ ۖ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ

*Ve nebbi/hum enne-lmâe kismetun beynehum(s) kullu şirbin muhtedar(un)*

**Meal (Diyanet):** "Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/54/28

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kamer Suresi 28. ayet, Semud kavmine verilen deveyi ve su paylaşımını konu almaktadır. Ayet, suyun adil bir şekilde bölüşülmesi gerektiğini ve her bir tarafın kendi payına düşeni alması gerektiğini vurgulayarak, toplumsal düzen ve hakkaniyet kavramlarına işaret etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"وَنَبِّئْهُمْ","root":"ن ب أ","rootLatin":"n-b-a","meaning":"Onlara haber ver, bildir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nebe'' kelimesinin önemli ve büyük haber anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 've nebbihum' ifadesi, Allah'ın Semud kavmine, suyun deve ile aralarında pay edildiği önemli haberi bildirmelerini emrettiğini gösterir. Bu, sıradan bir duyuru değil, ilahi bir talimatın tebliğidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'nebe''nin 'bilgi' ve 'haber' anlamlarını taşıdığını, ancak 'haber'in 'nebe''den daha genel olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, peygamberin kavmine, Allah'ın emriyle özel bir durumu, yani suyun paylaşımını bildirmesi gerektiğini vurgular."}]},{"word":"ٱلْمَآءَ","root":"م و ه","rootLatin":"m-v-h","meaning":"Su.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mâ'' kelimesinin bilinen anlamıyla su olduğunu belirtir. Ayetteki 'el-mâ'' ifadesi, Semud kavmi için hayati öneme sahip olan suyu ifade eder ve bu suyun paylaşımının ne kadar kritik olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mâ'' kelimesinin canlıların yaşam kaynağı olan sıvıyı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, suyun Semud kavmi ve mucizevi deve arasındaki adil paylaşımı, yaşamın devamlılığı için temel bir gereklilik olarak sunulur."}]},{"word":"قِسْمَةٌۢ","root":"ق س م","rootLatin":"k-s-m","meaning":"Pay, bölüşüm, taksimat.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kısmet' kelimesinin 'taksim' yani bölme, pay etme anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kısmetun beynehum' ifadesi, suyun Semud kavmi ile deve arasında belirli bir düzen ve adaletle paylaştırıldığını, her birinin belirli bir hakkı olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kasm'ın bir şeyi parçalara ayırmak, bölmek olduğunu ve 'kısmet'in de bu bölünen paylardan her birini ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'kısmet' kelimesi, suyun belirli bir sıra ve düzen içinde, adil bir şekilde bölüşüldüğünü, böylece her iki tarafın da hakkının gözetildiğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kısmet' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi taksimat ve adaletle ilişkili olduğunu belirtir. Bu ayetteki 'kısmet', Allah'ın belirlediği bir düzen içinde suyun adil bir şekilde paylaştırılmasını ifade eder, bu da toplumsal düzen ve hakkaniyetin bir göstergesidir."}]},{"word":"شِرْبٍ","root":"ش ر ب","rootLatin":"ş-r-b","meaning":"İçme sırası, içilecek pay.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'şirb' kelimesinin 'içme sırası' veya 'içilecek pay' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kullu şirbin' ifadesi, her bir tarafın (kavim ve deve) belirli bir içme sırasına ve payına sahip olduğunu, bu düzenin bozulmaması gerektiğini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şirb'in hem içme eylemini hem de içilecek suyu veya içme sırasını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'kullu şirbin' ifadesi, suyun paylaşımında belirlenen her bir sıranın veya payın önemini ve buna riayet edilmesi gerektiğini vurgular."}]},{"word":"مُّحْتَضَرٌ","root":"ح ض ر","rootLatin":"h-d-r","meaning":"Hazır bulunması gereken, hazır edilecek.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'muhtadar' kelimesinin 'hazır edilmesi gereken' veya 'hazır bulunması gereken' anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'kullu şirbin muhtadarun' ifadesi, her bir içme sırası veya pay için suyun hazır edilmesi gerektiğini, yani suyun belirlenen zamanda ve miktarda temin edilmesi gerektiğini belirtir. Bu, anlaşmaya uyma ve sorumluluk bilincini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hudûr' kökünün 'bir yerde bulunmak, hazır olmak' anlamlarını taşıdığını belirtir. 'Muhtadar' ise, 'hazır bulundurulması istenen' veya 'hazır bulunması gereken' demektir. Ayetteki kullanımı, suyun belirlenen pay için mutlaka hazır edilmesi gerektiğini, bu konuda bir ihmalin söz konusu olmaması gerektiğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-diger-peygamberler","adalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَنَبِّئْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ن-ب-أ","rootLatin":"n-b-hamza","lemma":"نَبَّأَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, cezm alameti sükûn","gloss":"ve haber ver"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":2,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":3,"surface":"ٱلْمَآءَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-و-ه","rootLatin":"m-w-h","lemma":"مَاء","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Enne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"su"},{"position":4,"surface":"قِسْمَةٌۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ق-س-م","rootLatin":"q-s-m","lemma":"قِسْمَة","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Enne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"paylaşım, kısmet"},{"position":5,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْنَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arasında"},{"position":5,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":6,"surface":"كُلُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"her"},{"position":7,"surface":"شِرْبٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ش-ر-ب","rootLatin":"sh-r-b","lemma":"شِرْب","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"içme sırası"},{"position":8,"surface":"مُّحْتَضَرٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ح-ض-ر","rootLatin":"h-d-r","lemma":"مُحْتَضَر","form":"İfti'âl","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"hazır bulunacak"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kamer Sûresi** · *54/28*
- **Kamer Sûresi** · *54/28*
- **Kamer Sûresi** · *54/28*
- **Kamer Sûresi** · *54/28*
