# Kamer Sûresi, 31. Âyet (54:31)

> إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ

*İnnâ erselnâ ‘aleyhim sayhaten vâhideten fekânû keheşîmi-lmuhtazir(i)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/54/31

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kamer Suresi 31. ayet, helak edilen kavimlerin akıbetini tasvir ederken, ilahi bir cezanın şiddetini ve yıkıcılığını 'sayha' (çığlık) ve 'heşîm' (kurumuş ot) kavramları üzerinden vurgulamaktadır. Ayet, ilahi kudretin tek bir emriyle büyük bir yıkımın nasıl gerçekleşebileceğini dilbilimsel olarak güçlü bir şekilde ifade etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"أَرْسَلْنَا","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah'ın bir şeyi göndermesi, sevk etmesi veya bir elçi vasıtasıyla iletmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irsal' kelimesinin bir şeyi serbest bırakmak, göndermek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'erselnâ' ifadesi, Allah'ın helak edici bir çığlığı doğrudan veya melekler aracılığıyla göndermesini ifade eder ki bu, ilahi bir emrin kesinliğini ve gücünü gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'irsal'in bir şeyi serbest bırakmak, salıvermek ve göndermek olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kudretinin bir tecellisi olarak, helak edici bir azabın doğrudan ve etkili bir şekilde gönderildiğini vurgular."}]},{"word":"صَيْحَةً","root":"ص ي ح","rootLatin":"s-y-h","meaning":"Şiddetli bir ses, çığlık veya feryat anlamına gelir ve ayette ilahi bir azap biçimini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sayha'yı şiddetli bir ses, bir feryat olarak açıklar. Bu ayetteki 'sayhaten vâhideh' (tek bir çığlık) ifadesi, helak edilen kavimlerin yok oluşunun ani ve kesin olduğunu, tek bir sesle gerçekleştiğini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sayha'nın mecazi olarak helak edici bir azabı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'sayhaten vâhideh' ifadesi, Allah'ın emriyle gelen bu azabın tek bir anda, geri dönülmez bir şekilde gerçekleştiğini ve büyük bir yıkıma yol açtığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sayha'nın yüksek sesle bağırmak olduğunu ve Kur'an'da helak edici azap için kullanıldığını ifade eder. Kamer 31'deki 'sayha', ilahi bir cezanın şiddetini ve ani etkisini gösteren, yok edici bir ses dalgasıdır."}]},{"word":"وَٰحِدَةً","root":"و ح د","rootLatin":"v-h-d","meaning":"Tek, biricik anlamına gelir ve 'sayha' kelimesini niteleyerek azabın tek bir seferde ve kesin olarak gerçekleştiğini vurgular.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'vâhide' kelimesinin sayısal olarak 'bir' anlamına geldiğini ve nitelediği kelimeye tekillik ve kesinlik kattığını belirtir. Ayette 'sayhaten vâhideh' olarak kullanılması, helak edici çığlığın tek bir seferde, ani ve geri dönülmez bir şekilde gerçekleştiğini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'vâhid' kelimesinin bir şeyin tekliğini ve eşsizliğini ifade ettiğini belirtir. Kamer 31'deki 'vâhideh' kelimesi, Allah'ın azabının tek bir emirle, başka bir şeye ihtiyaç duymadan, anında ve kesin bir şekilde gerçekleştiğini vurgular."}]},{"word":"هَشِيمِ","root":"ه ش م","rootLatin":"h-ş-m","meaning":"Kurumuş, ufalanmış, dağılmış ot veya bitki kalıntıları anlamına gelir ve helak olanların durumunu tasvir eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'heşîm' kelimesini kurumuş, ufalanmış ot olarak açıklar. Ayetteki 'keheşîmi' ifadesi, helak olanların, şiddetli çığlık sonrası paramparça olup, değersiz ve dağılmış bir hale geldiğini mecazi olarak anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'heşm'in bir şeyi kırmak, ufalamak anlamına geldiğini ve 'heşîm'in de kırılmış, ufalanmış kuru ot olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, ilahi azapla yok olanların, tıpkı kurumuş ot gibi kolayca dağılıp yok olduğunu, hiçbir güçlerinin kalmadığını tasvir eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki helak tasvirlerinde kullanılan bu tür kelimelerin, ilahi gücün mutlaklığını ve insanın acizliğini vurguladığını belirtir. 'Heşîm' kelimesi, helak olanların tamamen yok oluşunu, varlıklarının en ufak bir izinin bile kalmadığını sembolize eder."}]},{"word":"الْمُحْتَظِرِ","root":"ح ظ ر","rootLatin":"h-z-r","meaning":"Ağıl yapan, ağıl sahibi veya ağıl için ot toplayan kişi anlamına gelir ve 'heşîm'in bağlamını güçlendirir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'muhtazır' kelimesini 'ağıl yapan kişi' veya 'ağıl sahibi' olarak açıklar. Ayetteki 'keheşîmi'l-muhtazır' ifadesi, ağıl sahibinin hayvanları için topladığı ve sonra kuruyup dağılan otlara benzetilerek, helak olanların değersizliğini ve kolayca yok oluşunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'muhtazır'ın ağıl yapan veya ağıl için ot toplayan kişi olduğunu belirtir. Bu benzetme, helak olanların, ağıl sahibinin topladığı ve sonra kuruyup dağılan otlar gibi, hiçbir işe yaramaz ve paramparça bir hale geldiğini mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hazr' kökünün bir şeyi kuşatmak, engellemek anlamına geldiğini ve 'muhtazır'ın da hayvanları için ağıl yapan kişi olduğunu belirtir. Ayetteki 'heşîmi'l-muhtazır' ifadesi, ağıl sahibinin topladığı ve sonra kuruyup dağılan otlar gibi, helak olanların da tamamen yok olduğunu ve hiçbir iz bırakmadığını anlatır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":1,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"biz"},{"position":2,"surface":"أَرْسَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"إِرْسَال","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gönderdik"},{"position":3,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":3,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"صَيْحَةًۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ص-ي-ح","rootLatin":"s-y-h","lemma":"صَيْحَة","form":"Fa'le","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir çığlık"},{"position":5,"surface":"وَٰحِدَةًۭ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"و-ح-د","rootLatin":"w-h-d","lemma":"وَاحِد","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"tek, bir"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":6,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldular"},{"position":7,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Teşbih)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":7,"surface":"هَشِيمِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ه-ش-م","rootLatin":"h-ş-m","lemma":"هَشِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kurumuş ot"},{"position":8,"surface":"ٱلْمُحْتَظِرِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ح-ظ-ر","rootLatin":"h-z-r","lemma":"مُحْتَظِر","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ağılcı, ağıl yapan"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kamer Sûresi** · *54/31*
- **Kamer Sûresi** · *54/31*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *Kamer, 54/31*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *Kamer, 54/31*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *Kamer, 54/31*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *Kamer, 54/31*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Kamer 54/31*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Kamer 54/31*
- **Kamer Sûresi** · *54/31*
- **Kamer Sûresi** · *54/31*
- **Kamer Sûresi** · *54/31*
- **Kamer Sûresi** · *54/31*
