# Kamer Sûresi, 34. Âyet (54:34)

> إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ ۖ نَّجَّيْنَـٰهُم بِسَحَرٍ

*İnnâ erselnâ ‘aleyhim hâsiben illâ âle lût(in)(s) necceynâhum bisehar(in)*

**Meal (Diyanet):** (34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/54/34

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kamer Suresi 34. ayet, Lut kavminin helakini ve Lut'un ailesinin kurtuluşunu anlatırken, ilahi ceza ve kurtuluşun niteliğini vurgulayan temel kavramlar içermektedir. Ayet, 'hâsıb' ile helak edici gücü, 'âle Lût' ile kurtarılan topluluğu ve 'seher' ile kurtuluşun zamanlamasını dilbilimsel olarak derinleştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"أَرْسَلْنَا","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah'ın bir şeyi göndermesi, burada helak edici bir rüzgarı göndermesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irsâl' (إرسال) kelimesinin, bir şeyi bir yere yönlendirmek, göndermek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'erselnâ' fiili, Allah'ın kudret ve iradesiyle, Lut kavmine yönelik helak edici rüzgarı sevk etmesini ifade eder. Bu, sadece bir gönderme değil, aynı zamanda ilahi bir hükmün icrasıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'risâlet' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle ilahi bir mesajın veya elçinin gönderilmesi bağlamında kullanıldığını belirtir. Ancak burada, 'erselnâ' fiili, ilahi bir cezanın, yani 'hâsıb'ın gönderilmesiyle, Allah'ın mutlak gücünü ve iradesini gösteren bir eylem olarak karşımıza çıkar."}]},{"word":"حَاصِبًا","root":"ح ص ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Taş yağdıran rüzgar veya taşları savuran şiddetli rüzgar anlamında olup, Lut kavminin helak edilmesinde kullanılan ilahi azabı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hâsıb' kelimesini 'taşları savuran rüzgar' olarak açıklar. Bu, sadece bir rüzgar değil, aynı zamanda beraberinde taşlar getiren, yıkıcı ve helak edici bir güçtür. Ayetteki kullanımı, Lut kavmine yönelik ilahi cezanın şiddetini ve niteliğini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hâsıb'ı 'taş yağdıran rüzgar' olarak mecazi bir ifadeyle açıklar. Bu, rüzgarın kendisinin taş olmasından ziyade, rüzgarın etkisiyle taşların yağmur gibi yağmasıdır. Ayetteki bağlamda, bu ifade, Allah'ın azabının dehşetini ve Lut kavminin maruz kaldığı felaketin büyüklüğünü anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hasb' kökünün 'taş atmak' veya 'taşla vurmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Hâsıb' ise bu eylemi gerçekleştiren, yani taşları savuran rüzgardır. Ayetteki 'hâsıb' kelimesi, Lut kavminin üzerine gönderilen azabın somut ve yıkıcı niteliğini açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"ءَالَ لُوطٍ","root":"أ و ل","rootLatin":"a-v-l","meaning":"Lut'un ailesi veya taraftarları anlamına gelir ve helaktan kurtarılan seçkin grubu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'âl' kelimesinin bir kişinin ailesi, yakınları veya takipçileri anlamına geldiğini belirtir. 'Âle Lût' ifadesi, Lut peygamberin iman eden ailesini ve ona tabi olanları kapsar. Ayetteki kullanımı, ilahi kurtuluşun sadece peygamberin şahsına değil, onunla birlikte iman edenlere de şamil olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'âl' kelimesinin 'ehil' (aile) kelimesinden daha özel bir anlam taşıdığını ve genellikle şerefli ve yüce kişilerin ailesi için kullanıldığını ifade eder. 'Âle Lût' ifadesi, Lut'un ailesinin, imanları sebebiyle ilahi azaptan müstesna tutulan, seçkin bir zümre olduğunu vurgular."}]},{"word":"نَّجَّيْنَـٰهُم","root":"ن ج و","rootLatin":"n-j-v","meaning":"Onları kurtardık, felaketten emin kıldık anlamındadır ve Lut'un ailesinin ilahi lütufla azaptan korunmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'necât' kelimesinin 'bir şeyden kurtulmak, selamet bulmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Necceynâhum' fiili, Allah'ın Lut'un ailesini, Lut kavmine isabet eden helaktan koruduğunu, onları tehlikeden uzaklaştırdığını ifade eder. Bu, ilahi bir lütuf ve kurtuluş eylemidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tenciyet' (تنجية) fiilinin, birini bir tehlikeden veya zorluktan kurtarmak, onu emniyete almak anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'necceynâhum' fiili, Lut'un ailesinin, ilahi iradeyle, helak edici azabın dışında tutulduğunu ve güvenliğe çıkarıldığını gösterir."}]},{"word":"بِسَحَرٍ","root":"س ح ر","rootLatin":"s-h-r","meaning":"Seher vakti, yani gecenin sonu ile şafağın başlangıcı arasındaki zaman dilimi olup, kurtuluşun gerçekleştiği özel zamanı belirtir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'seher' kelimesini 'gecenin sonu, şafaktan önceki vakit' olarak tanımlar. Bu vakit, genellikle sükunetin ve ilahi rahmetin tecelli ettiği bir zaman dilimi olarak kabul edilir. Ayetteki 'bisahar' ifadesi, Lut'un ailesinin kurtuluşunun bu özel ve mübarek vakitte gerçekleştiğini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'seher' kelimesinin mecazi olarak 'gecenin sonu' anlamına geldiğini belirtir. Bu, karanlığın dağılmaya başladığı, yeni bir günün müjdecisi olan bir zamandır. Lut'un ailesinin bu vakitte kurtarılması, onların üzerindeki karanlığın kalktığını ve yeni bir başlangıca işaret ettiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'seher' kelimesinin Kur'an'da genellikle dua, istiğfar ve ilahi rahmetin tecelli ettiği bir zaman dilimi olarak geçtiğini belirtir. Lut'un ailesinin 'bisahar' kurtarılması, bu vaktin bereketi ve ilahi lütfun o anki yoğunluğu ile ilişkilendirilir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-diger-peygamberler","kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat","sukur"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":1,"surface":"ـا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"biz"},{"position":2,"surface":"أَرْسَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"إِرْسَال","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gönderdik"},{"position":3,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":3,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"حَاصِبًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ح-ص-ب","rootLatin":"h-s-b","lemma":"حَاصِب","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"taş yağdıran (rüzgar)"},{"position":5,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":6,"surface":"ءَالَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-و-ل","rootLatin":"'-w-l","lemma":"آل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Müstesna olduğu için mansûb","gloss":"aile, taraftarlar"},{"position":7,"surface":"لُوطٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ل-و-ط","rootLatin":"l-w-t","lemma":"لُوط","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Lut"},{"position":8,"surface":"نَّجَّيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ج-و","rootLatin":"n-j-w","lemma":"تَنْجِيَة","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kurtardık"},{"position":8,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":9,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":9,"surface":"سَحَرٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ح-ر","rootLatin":"s-h-r","lemma":"سَحَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"seher vakti"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kamer Sûresi** · *54/34*
- **Kamer Sûresi** · *54/34*
- **Kamer Sûresi** · *54/34*
- **Kamer Sûresi** · *54/34*
