# Kamer Sûresi, 45. Âyet (54:45)

> سَيُهْزَمُ ٱلْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ

*Seyuhzemu-lcem'u ve yuvellûne-ddubur(a)*

**Meal (Diyanet):** O topluluk yakında (Bedir'de) bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/54/45

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kamer Suresi 45. ayet, kıyamet öncesi veya Bedir Savaşı gibi belirli bir olaya atıfla, inkarcı topluluğun yenilgiye uğrayacağını ve arkalarını dönüp kaçacağını bildiren güçlü bir tehdit içermektedir. Ayet, 'hezimet' ve 'geri dönme' kavramları üzerinden düşmanın acizliğini ve Müslümanların zaferini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"سَيُهْزَمُ","root":"ه-ز-م","rootLatin":"h-z-m","meaning":"Yenilgiye uğratılacak, dağıtılacak anlamındadır ve gelecekteki bir hezimeti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hezm' kelimesinin bir şeyi kırmak, parçalamak ve yenmek anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'seyühzemu' ifadesi, düşman topluluğun gücünün kırılacağını, dağıtılacağını ve mağlup edileceğini kesin bir dille ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir yenilgi değil, aynı zamanda moral ve psikolojik bir çöküşü de içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hezm' kelimesini 'kırmak' ve 'yenmek' olarak açıklar. Ayetteki 'seyühzemu' ifadesi, Allah'ın vaadi olarak, düşman topluluğun gücünün kırılacağını ve onların yenilgiye uğrayacağını mecazi bir anlatımla vurgular. Bu, onların bir araya gelmiş güçlerinin dağılacağı anlamına gelir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'hezimet' kavramının, sadece askeri bir yenilgiyi değil, aynı zamanda Allah'ın iradesine karşı gelenlerin kaçınılmaz sonunu ifade ettiğini belirtir. 'Seyühzemu' ifadesi, inkarcıların Allah'ın planı karşısında aciz kalacaklarını ve nihayetinde mağlup olacaklarını gösterir, bu da ilahi adaletin tecellisidir."}]},{"word":"ٱلْجَمْعُ","root":"ج-م-ع","rootLatin":"c-m-a","meaning":"Topluluk, bir araya gelmiş kalabalık anlamındadır ve burada düşman ordusunu veya inkarcı grubu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cem'' kelimesinin bir araya gelmiş, toplanmış insanlar topluluğu anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-cem'' ifadesi, düşmanların bir araya gelmiş, organize olmuş gücünü temsil eder. Bu topluluğun yenilgiye uğratılacağı vurgulanarak, onların birliğinin ve gücünün anlamsızlığına işaret edilir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cem'' kelimesinin dağınık şeyleri bir araya getirmek olduğunu ifade eder. 'El-cem'' ise, bir araya gelmiş, toplanmış insan topluluğudur. Ayetteki kullanımı, düşmanların bir araya gelerek oluşturdukları gücün, Allah'ın iradesi karşısında dağılacağını ve yenileceğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'cem'' kavramının Kur'an'da genellikle bir araya gelmiş, toplanmış insan gruplarını ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'el-cem'' ise, özellikle düşman saflarında birleşmiş, Müslümanlara karşı savaşan topluluğu işaret eder. Onların yenilgisi, birliğin dağılması anlamına gelir."}]},{"word":"وَيُوَلُّونَ","root":"و-ل-ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Arka dönmek, yüz çevirmek, kaçmak anlamındadır ve yenilgi sonrası geri çekilmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'tevelli' fiilinin bir şeyden yüz çevirmek, arkasını dönmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yüvellûne' ifadesi, düşmanların yenilgiye uğradıktan sonra savaş meydanından kaçarak arkalarını döneceklerini, yani bozguna uğrayacaklarını açıkça ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'velâ' kökünün 'yakınlık' ve 'yüz çevirme' gibi zıt anlamlara gelebildiğini belirtir. 'Tevelli' ise, bir şeyden yüz çevirmek, arkasını dönmek anlamındadır. Ayetteki 'yüvellûne' ifadesi, düşmanların yenilgi karşısında kaçışını, savaş meydanını terk edişini ve yüzlerini geri çevirişini tasvir eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'tevelli' fiilinin 'bir şeyden dönmek, uzaklaşmak' anlamını taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'yüvellûne' ifadesi, düşmanların yenilgi sonrası savaş alanından kaçışını, arkalarını dönerek geri çekilmelerini ve böylece mağlubiyetlerini kabul etmelerini anlatır."}]},{"word":"ٱلدُّبُرَ","root":"د-ب-ر","rootLatin":"d-b-r","meaning":"Arka, sırt anlamındadır ve burada kaçarken gösterilen sırtı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dübür' kelimesinin bir şeyin arkası, sonu anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ed-dübür' ifadesi, düşmanların kaçarken gösterdikleri sırtlarını ifade eder. Bu, onların savaş meydanından utanç içinde geri çekilişlerini ve yenilgilerini sembolize eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'dübür' kelimesinin bir şeyin arka tarafı olduğunu ve genellikle kaçış veya geri çekilme durumlarında kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'ed-dübür' ifadesi, düşmanların savaşta yenilip kaçarken arkalarını dönmelerini, yani sırtlarını göstererek geri çekilmelerini vurgular. Bu, onların korkaklığını ve mağlubiyetini pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cihad","musrikler","kissa-gecmis-kavimler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"سَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gelecek zaman eki"},{"position":1,"surface":"يُهْزَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-ز-م","rootLatin":"h-z-m","lemma":"هَزَمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"yenilgiye uğratılacak"},{"position":2,"surface":"ٱلْجَمْعُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-م-ع","rootLatin":"j-m-'","lemma":"جَمْع","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nâib-i Fâil olduğu için merfû","gloss":"topluluk"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"يُوَلُّونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"وَلَّى","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû (Nûn'un sübûtu ile)","gloss":"yüz çevirirler/dönerler"},{"position":4,"surface":"ٱلدُّبُرَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ب-ر","rootLatin":"d-b-r","lemma":"دُبُر","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"arka/sırt"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kamer Sûresi** · *54/45*
- **Kamer Sûresi** · *54/45*
- **Kamer Sûresi** · *54/45*
- **Kamer Sûresi** · *54/45*
