# Kamer Sûresi, 48. Âyet (54:48)

> يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ

*Yevme yushabûne fî-nnâri ‘alâ vucûhihim żûkû messe sekar(a)*

**Meal (Diyanet):** Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/54/48

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kamer Suresi 48. ayet, kıyamet gününde inkarcıların cehenneme sürüklenişini ve orada tadacakları azabı tasvir etmektedir. Ayet, 'sürüklenme', 'yüzler', 'tatma' ve 'cehennem' gibi kavramlar üzerinden şiddetli bir azap sahnesi çizmektedir.","keyConcepts":[{"word":"يُسْحَبُونَ","root":"س ح ب","rootLatin":"s-h-b","meaning":"Ateşe yüzüstü sürüklenmeleri, çekilmeleri anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'سحب' (sahb) kelimesini bir şeyi çekmek, sürüklemek olarak tanımlar. Ayetteki 'يُسْحَبُونَ' (yüs-habûne) ifadesi, irade dışı ve zorla sürüklenmeyi, aşağılayıcı bir şekilde ateşe atılmayı ifade eder. Bu, cehennem ehlinin acizliğini ve azabın şiddetini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, bu tür ifadeleri mecazi bir anlatım olarak değerlendirir. 'Sürüklenme' fiili, burada cehennem ehlinin çaresizliğini ve azabın kaçınılmazlığını pekiştiren bir tasvirdir. Onların kendi iradeleriyle değil, zorla ve aşağılanarak ateşe götürüldüklerini gösterir."}]},{"word":"وُجُوهِهِمْ","root":"و ج ه","rootLatin":"v-c-h","meaning":"Yüzleri üzerine, yüzüstü anlamındadır; bu, azabın şiddetini ve aşağılayıcılığını vurgular.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'وجه' (vech) kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını belirtir. Burada 'على وجوههم' (alâ vucûhihim) ifadesi, yüzüstü sürüklenmeyi, yani en şerefli uzuv olan yüzün yere sürtülerek aşağılanmasını ifade eder. Bu, azabın sadece fiziksel değil, aynı zamanda onur kırıcı yönünü de gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'وجه' kelimesinin bir şeyin ön tarafı, başlangıcı ve şerefli kısmı olduğunu belirtir. Ayetteki 'yüzüstü' ifadesi, azabın en şiddetli ve aşağılayıcı biçimde gerçekleştiğini, kişinin en değerli kısmının dahi bu azaptan nasibini aldığını vurgular."}]},{"word":"ذُوقُوا۟","root":"ذ و ق","rootLatin":"z-v-k","meaning":"Azabı tadın, deneyimleyin anlamındadır; bu, azabın doğrudan ve kişisel olarak hissedileceğini belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ذوق' (zevk) kelimesinin bir şeyi dil ile tatmak anlamına geldiğini, ancak mecazi olarak bir şeyi deneyimlemek, tecrübe etmek için de kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ذوقوا' (zûkû) emri, cehennem azabının sadece görülmekle kalmayıp, bizzat hissedilerek, tüm şiddetiyle yaşanacağını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zevk' kavramının Kur'an'da hem olumlu hem de olumsuz deneyimler için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, cehennem azabının acı verici ve kaçınılmaz bir deneyim olduğunu vurgular. 'Tatma' fiili, azabın yoğunluğunu ve kişisel olarak yaşanacağını güçlü bir şekilde ifade eder."}]},{"word":"مَسَّ","root":"م س س","rootLatin":"m-s-s","meaning":"Dokunuş, temas anlamındadır; burada cehennemin azabının doğrudan ve yakıcı temasını ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'مس' (mess) kelimesini bir şeye dokunmak, temas etmek olarak açıklar. Ayetteki 'مس سقر' (messi sakar) ifadesi, cehennemin yakıcı dokunuşunu, yani azabın doğrudan ve fiziksel temasını vurgular. Bu, azabın soyut bir kavram olmayıp, somut ve acı veren bir gerçeklik olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'mess' kelimesinin Kur'an'da genellikle olumsuz bir temas, bir musibet veya azabın dokunuşu için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, 'Sakar'ın (cehennemin) yakıcı ve acı veren temasını ifade eder. Bu, azabın kaçınılmazlığını ve şiddetini pekiştirir."}]},{"word":"سَقَرَ","root":"س ق ر","rootLatin":"s-k-r","meaning":"Cehennemin isimlerinden biridir; şiddetli azap ve yakıcılıkla ilişkilendirilir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'سقر' (Sakar) kelimesinin cehennemin isimlerinden biri olduğunu ve şiddetli yakıcılık, kavuruculuk anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, cehennemin korkunç ve yakıcı doğasını vurgulayarak, azabın niteliğini açıklar."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'Sakar'ın cehennemin katmanlarından veya isimlerinden biri olduğunu ve özellikle yakıcı, kavurucu ateşi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'مس سقر' ifadesi, bu özel cehennemin dokunuşunun ne kadar şiddetli ve acı verici olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","dirilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"يُسْحَبُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ح-ب","rootLatin":"s-ḥ-b","lemma":"سَحَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"sürülürler"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"ٱلنَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ateş"},{"position":5,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":6,"surface":"وُجُوهِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ج-ه","rootLatin":"w-j-h","lemma":"وَجْه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yüzler"},{"position":6,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"ذُوقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiil","root":"ذ-و-ق","rootLatin":"dh-w-q","lemma":"ذَاقَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"tadın"},{"position":8,"surface":"مَسَّ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"م-س-س","rootLatin":"m-s-s","lemma":"مَسّ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"dokunuşunu"},{"position":9,"surface":"سَقَرَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"س-ق-ر","rootLatin":"s-q-r","lemma":"سَقَر","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile mecrûr)","gloss":"Sekar (cehennem)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kamer Sûresi** · *54/47-48*
- **Kamer Sûresi** · *54/47-48*
- **Kamer Sûresi** · *54/48*
- **Kamer Sûresi** · *54/48*
- **Kamer Sûresi** · *54/48*
- **Kamer Sûresi** · *54/48*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/47-48*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/47-48*
