# Kamer Sûresi, 7. Âyet (54:7)

> خُشَّعًا أَبْصَـٰرُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ

*Ḣuşşe'an ebsâruhum yaḣrucûne mine-l-ecdâśi ke-ennehum cerâdun munteşir(un)*

**Meal (Diyanet):** (6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/54/7

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kamer Suresi'nin 7. ayeti, kıyamet günündeki diriliş sahnesini tasvir ederken, insanların kabirlerinden çıkışını ve bu esnadaki hallerini güçlü metaforlarla anlatmaktadır. Ayet, özellikle 'huşû', 'hurûc' ve 'cerâd' kavramları üzerinden ahiret gününün dehşetini ve kaçınılmazlığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"خُشَّعًا","root":"خ ش ع","rootLatin":"h-ş-a","meaning":"Gözlerin zelil, boynu bükük ve alçak gönüllü bir şekilde bakması halidir, burada korku ve dehşetle donuklaşmış bakışları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'huşû''yu bedenin ve sesin alçalması, gözlerin donuklaşması olarak tanımlar. Ayetteki 'huşşa'an ebsâruhum' ifadesi, kıyamet gününde insanların dehşet ve korkudan dolayı gözlerinin yere eğik, donuk ve zelil bir halde olmasını anlatır. Bu durum, ilahi azamet karşısındaki acziyeti ve teslimiyeti gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'huşû'' kelimesinin burada 'zelil ve boynu bükük' anlamında kullanıldığını belirtir. Gözlerin huşû içinde olması, onların korku ve dehşetten dolayı bakışlarını kaldıramaması, donuklaşması ve bir nevi teslimiyet halini ifade eder. Bu, dirilişin şiddeti karşısında insanların düştüğü çaresizliği vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'huşû'' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'a karşı duyulan derin saygı, tevazu ve boyun eğmeyi ifade ettiğini belirtir. Ancak bu ayetteki bağlamda, kıyamet gününün dehşeti karşısında insanların yaşadığı korku ve çaresizlikten kaynaklanan bir tür 'boyun eğme' ve 'donuklaşma' hali olarak yorumlanabilir. Gözlerin huşû içinde olması, dışa vurulan bir içsel korkunun işaretidir."}]},{"word":"يَخْرُجُونَ","root":"خ ر ج","rootLatin":"h-r-c","meaning":"Kabirlerden dışarı çıkmak, dirilip ortaya çıkmak fiilidir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hurûc' kelimesinin genel olarak bir yerden dışarı çıkma anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayette ise 'kabirlerden çıkma' (hurûc mine'l-ecdâs) özel bir anlam kazanır ve kıyamet günündeki dirilişi, yeniden hayat bulmayı ve hesap vermek üzere toplanmayı ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hurûc' fiilinin burada 'ba's' (diriliş) ve 'neşr' (yayılma) anlamlarını içerdiğini vurgular. Kabirlerden çıkış, sadece fiziksel bir hareket değil, aynı zamanda ölülerin yeniden canlandırılması ve mahşer yerine doğru yönelmesi sürecini anlatır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hurûc' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ancak bu ayetteki 'ecdâs' (kabirler) ile birlikte kullanıldığında, ölümden sonraki dirilişin ve yeniden yaratılışın kaçınılmazlığını ifade ettiğini belirtir. Bu, ilahi kudretin bir tecellisidir."}]},{"word":"ٱلْأَجْدَاثِ","root":"ج د ث","rootLatin":"c-d-s","meaning":"Ölülerin gömüldüğü yerler, kabirler anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cedes' kelimesini 'kabir' olarak açıklar. Ayetteki 'el-ecdâs' (çoğul) ifadesi, tüm kabirlerden, yani ölmüş tüm insanların diriltileceği gerçeğini vurgular. Bu, kıyamet gününün evrensel bir olay olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ecdâs' kelimesinin 'kabirler' anlamına geldiğini ve Kur'an'da bu bağlamda kullanıldığını belirtir. Bu kelimenin seçimi, dirilişin somut bir yerden, yani insanların gömüldüğü topraktan gerçekleşeceğini açıkça ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'cedes' kelimesinin 'kabir' ve 'mezar' anlamlarına geldiğini ve 'ecdâs'ın bunun çoğulu olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, kıyamet gününde ölülerin kabirlerinden kalkarak mahşer yerine doğru yönelişini tasvir eder."}]},{"word":"جَرَادٌ","root":"ج ر د","rootLatin":"c-r-d","meaning":"Çekirge, burada çokluk, dağınıklık ve düzensiz bir yayılışı ifade eden bir benzetme olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cerâd' kelimesinin 'çekirge' anlamına geldiğini ve bu ayetteki benzetmenin, insanların kabirlerinden çıkışındaki çokluğu, dağınıklığı ve her yöne yayılışını tasvir etmek için kullanıldığını belirtir. Çekirge sürüsü gibi yayılma, kontrolsüz bir kalabalığı ve şaşkınlığı ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'cerâd' benzetmesinin, insanların kabirlerinden çıktıklarında duydukları şaşkınlık ve korkuyla her yöne dağılmalarını, tıpkı çekirge sürüsünün bir anda her yeri kaplaması gibi bir durumu anlattığını ifade eder. Bu, kıyamet gününün dehşetini ve insanların o anki çaresizliğini vurgular."},{"author":"A. Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'cerâd' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir felaket veya çokluk sembolü olarak kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'cerâdün münteşir' (yayılmış çekirgeler) ifadesi, dirilişin aniden ve büyük bir kalabalıkla gerçekleşeceğini, insanların şaşkınlık içinde her yöne dağılacağını güçlü bir şekilde tasvir eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","kiyamet","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"خُشَّعًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ش-ع","rootLatin":"ḫ-ş-ʿ","lemma":"خَاشِع","form":"Fu''al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"dalgın dalgın"},{"position":2,"surface":"أَبْصَـٰرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-ṣ-r","lemma":"بَصَر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i fâilin fâili olduğu için merfû","gloss":"gözleri"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":3,"surface":"يَخْرُجُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ر-ج","rootLatin":"ḫ-r-c","lemma":"خَرَجَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"çıkarlar"},{"position":4,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"den, dan"},{"position":5,"surface":"ٱلْأَجْدَاثِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-د-ث","rootLatin":"c-d-s̱","lemma":"جَدَث","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kabirlerden"},{"position":6,"surface":"كَأَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَأَنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sanki"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Kâenne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"جَرَادٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ر-د","rootLatin":"c-r-d","lemma":"جَرَاد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâenne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"çekirge"},{"position":8,"surface":"مُّنتَشِرٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ش-ر","rootLatin":"n-ş-r","lemma":"مُنْتَشِر","form":"İnfial","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"yayılmış"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/7*
- **Kamer Sûresi** · *54/7*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/7*
- **Kamer Sûresi** · *54/7*
- **Kamer Sûresi** · *54/7*
- **Kamer Sûresi** · *54/7*
- **Kamer Sûresi** · *54/7*
- **Kamer Sûresi** · *54/7*
- **Kamer Sûresi** · *54/7*
- **Kamer Sûresi** · *54/7*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/7*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *54/7*
