# Rahmân Sûresi, 37. Âyet (55:37)

> فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ

*Fe-iżâ-nşakkati-ssemâu fekânet verdeten ke-ddihân(i)*

**Meal (Diyanet):** Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/55/37

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Rahmân Suresi'nin 37. ayeti, kıyamet gününde gökyüzünün dönüşümünü tasvir eder. Ayet, göğün yarılması, gül gibi kızarması ve erimiş yağ gibi bir hal alması metaforlarıyla o günün dehşetini ve kozmik değişimini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱنشَقَّتِ","root":"ش ق ق","rootLatin":"ş-k-k","meaning":"Gökyüzünün şiddetli bir şekilde yarılması, parçalanması ve açılması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şakk (شق) kelimesi, bir şeyi boylamasına ikiye ayırmak, parçalamak anlamına gelir. Ayetteki 'inşakkati' (انشقت) ise, göğün kendiliğinden, büyük bir güçle yarılması, açılması ve parçalanması halini ifade eder. Bu, kıyamet alametlerinden biri olarak gök kubbenin bütünlüğünü yitirmesini ve dağılmasını anlatır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İnşikak (انشقاق), bir şeyin ayrılması, yarılması demektir. Burada göğün yarılması, mecazi bir anlatım olup, onun düzeninin bozulmasını ve kıyamet anındaki dehşetli değişimini vurgular. Sanki bir kumaşın yırtılması gibi, gök de bütünlüğünü kaybedecektir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'şakk' kökünden türeyen kelimeler, genellikle bir şeyin ayrılması, bölünmesi ve ortaya çıkması anlamlarında kullanılır. 'İnşakkati' ifadesi, kozmik düzenin bozulmasını, göğün artık bildiğimiz haliyle var olmamasını ve yeni bir varoluşsal duruma geçişi sembolize eder. Bu, Allah'ın kudretinin bir göstergesidir."}]},{"word":"ٱلسَّمَآءُ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-v","meaning":"Yüksekte olan, gök kubbe, evrenin görünen kısmı anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâ (سماء), 'sümuvv' (سمو) kökünden gelir ve yücelik, yükseklik anlamına gelir. Kur'an'da hem görünen gök kubbeyi hem de yedi kat gökleri ifade eder. Bu ayette ise, kıyamet anında fiziksel olarak yarılacak olan, gözle görülen gök tabakasını kasteder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Semâ, her şeyin üstünde olan, yüksekte bulunan demektir. Kur'an'da bazen yağmur, bazen bulut, bazen de evrenin genelini ifade etmek için kullanılır. Burada ise, kozmik düzenin bir parçası olan ve kıyametle birlikte değişime uğrayacak olan gök cisimlerinin ve atmosferin bütününe işaret eder."}]},{"word":"وَرْدَةً","root":"و ر د","rootLatin":"v-r-d","meaning":"Gül renginde, kırmızıya çalan bir renkte olma halini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Verde (وردة), gül demektir. Burada göğün gül gibi kızarması, kıyamet gününde gökyüzünün alacağı rengi tasvir eder. Bu, şiddetli bir kızıllık, kan rengi veya erimiş maden rengi gibi bir durumu ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Verde, gül çiçeği anlamına gelir. Ayetteki benzetme, göğün yarılıp da kızıl bir renk almasını, tıpkı bir gülün açılıp rengini göstermesi gibi bir durumla açıklar. Bu, hem görsel bir tasvir hem de o günün dehşetini ve olağanüstülüğünü vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Verde, gülün rengi olan kırmızıya çalan bir renktir. Göğün 'verde' olması, onun normal mavi rengini kaybedip, kıyametin şiddetiyle kızıl bir renge bürünmesini ifade eder. Bu, aynı zamanda göğün eriyip dağılmasıyla ortaya çıkan bir görüntüdür."}]},{"word":"كَٱلدِّهَانِ","root":"د ه ن","rootLatin":"d-h-n","meaning":"Erimiş yağ, boya veya parlak, akışkan bir madde gibi olma halini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dihân (دهان), erimiş yağ veya boya anlamına gelir. Ayetteki 'ke'd-dihân' ifadesi, göğün yarılıp kızardıktan sonra, erimiş yağ gibi akışkan, parlak ve dağılmış bir hal almasını tasvir eder. Bu, göğün katı ve sabit yapısını kaybedip, adeta bir sıvı gibi eriyip dağılacağını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dihn (دهن), yağ ve boya anlamlarına gelir. 'Dihân' ise, bu maddelerin erimiş veya sürülmüş halidir. Ayetteki benzetme, göğün kıyamet anında erimiş yağ gibi akışkan, parlak ve rengi değişmiş bir hal alacağını, yani katı yapısını yitirip dağılacağını anlatır. Bu, göğün artık eski formunda kalmayacağının bir işaretidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Dihân kelimesi, Kur'an'da genellikle parlak, akışkan ve erimiş maddeleri ifade etmek için kullanılır. Bu ayetteki kullanımı, göğün kıyametle birlikte katı formunu kaybederek, erimiş bir yağ gibi akışkan ve kızıl bir renge bürünmesini, yani kozmik bir çözülmeyi ve dağılmayı sembolize eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o zaman"},{"position":1,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"olduğu zaman"},{"position":2,"surface":"ٱنشَقَّتِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ش-ق-ق","rootLatin":"ş-q-q","lemma":"اِنْشَقَّ","form":"İnfi'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarılırsa"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّمَآءُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fiilin fâili olduğu için merfû","gloss":"gök"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o zaman"},{"position":4,"surface":"كَانَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldu"},{"position":5,"surface":"وَرْدَةًۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ر-د","rootLatin":"w-r-d","lemma":"وَرْدَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"gül gibi"},{"position":6,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"gibi"},{"position":6,"surface":"ٱلدِّهَانِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ه-ن","rootLatin":"d-h-n","lemma":"دِهَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yağ"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/37*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/37*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/27-78*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/37*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/37*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/27-78*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37. ayette*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *37. ayette*
