# Rahmân Sûresi, 39. Âyet (55:39)

> فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ

*Feyevme-iżin lâ yus-elu ‘an żenbihi insun velâ cân(nun)*

**Meal (Diyanet):** İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/55/39

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Rahmân Suresi 39. ayet, kıyamet gününde sorgulamanın mahiyetini ele almaktadır. Ayet, o günahkârların günahlarından sorgulanmayacağını, zira durumlarının açıkça belli olacağını ifade eder. Bu durum, sorgulamanın mahiyetinin dünyadaki gibi bir bilgi edinme değil, bir tasdik ve ikrar niteliğinde olacağına işaret eder.","keyConcepts":[{"word":"يُسْـَٔلُ","root":"سأل","rootLatin":"s-e-l","meaning":"Kıyamet gününde, günahkârların günahlarından sorgulanması, yani onlara günahlarının sorulmaması, durumlarının zaten açıkça belli olması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'se'ele' fiilinin hem bilgi edinmek için soru sormak hem de bir şey talep etmek anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'lâ yüs'elü' ifadesi, günahkârların günahlarının zaten bilindiği ve ispatlandığı için onlara bilgi edinme amaçlı bir soru sorulmayacağı, aksine durumlarının apaçık ortaya konulacağı anlamına gelir. Bu, dünyadaki sorgulamadan farklı bir mahiyettedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, bu tür ayetlerdeki 'sorgulanmama' ifadesini mecazi olarak yorumlar. Ona göre, günahkârların günahları o kadar aşikâr olacaktır ki, onlara ayrıca bir soru sormaya gerek kalmayacaktır. Bu, onların durumlarının zaten bilindiği ve delillerin açık olduğu anlamına gelir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'sorgulama' (su'âl) kavramının, ahiret bağlamında genellikle hesap verme ve sorumlulukla ilişkili olduğunu belirtir. Bu ayetteki olumsuzlama, yani 'sorgulanmama' durumu, günahkârların günahlarının o kadar belirgin olacağını ve delillerin o kadar açık olacağını gösterir ki, onlara ayrıca bir kanıt arayışı içinde soru sorulmasına gerek kalmayacaktır. Bu, ilahi bilginin mutlaklığını ve yargının kesinliğini vurgular."}]},{"word":"ذَنۢبِهِۦٓ","root":"ذنب","rootLatin":"z-n-b","meaning":"Kişinin yaptığı hata, kusur veya günah; özellikle Allah'ın emirlerine karşı gelme durumu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zenb' kelimesinin aslen bir şeyin arkasından gelen kısım anlamına geldiğini ve mecazi olarak bir fiilin kötü sonucunu ifade ettiğini belirtir. Kur'an'da ise genellikle Allah'a karşı işlenen günah, hata ve isyan anlamında kullanılır. Bu ayetteki 'zenbihî' ifadesi, kıyamet gününde insanların işledikleri günahların, yani Allah'ın koyduğu sınırları aşmalarının kastedildiğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zenb' kelimesinin, bir fiilin kötü akıbeti ve cezayı gerektiren her türlü eylem için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, 'zenbihî' ile kastedilen, insanların dünyada işledikleri ve ahirette karşılığını görecekleri her türlü isyan ve itaatsizliktir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zenb' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'a karşı işlenen ahlaki ve dini ihlalleri ifade ettiğini belirtir. Bu, sadece bireysel hataları değil, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki düzeni bozan eylemleri de kapsar. Ayetteki 'zenbihî' ifadesi, kıyamet gününde insanların bu tür ihlallerinin apaçık ortaya konulacağını ve bu nedenle ayrıca bir sorgulamaya gerek kalmayacağını vurgular."}]},{"word":"إِنسٌ","root":"أنس","rootLatin":"e-n-s","meaning":"İnsan türü, beşeriyet.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ins' kelimesinin 'üns' (alışma, yakınlık) kökünden geldiğini ve insanın diğer varlıklarla ünsiyet kurabilen, sosyal bir varlık olmasından dolayı bu ismi aldığını belirtir. Ayetteki 'ins' ifadesi, kıyamet gününde sorgulanmayacak olan varlıkların başında insan türünün geldiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ins' kelimesinin, akıl ve irade sahibi, sorumluluk yüklenmiş varlıkları ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'ins'in zikredilmesi, kıyamet gününde hesap verme sorumluluğunun temel muhataplarından birinin insan olduğunu, ancak bu özel bağlamda sorgulamanın mahiyetinin farklı olacağını gösterir."}]},{"word":"جَآنٌّ","root":"جنن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Cinler, gözle görülmeyen varlıklar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cinn' kelimesinin 'cenn' (örtmek, gizlemek) kökünden geldiğini ve cinlerin gözlerden gizli olmaları nedeniyle bu ismi aldıklarını açıklar. 'Cânn' ise cin kelimesinin tekili veya bir türünü ifade eder. Ayette 'ins' ile birlikte 'cânn'ın zikredilmesi, kıyamet gününde hesap verme sorumluluğunun sadece insanlara değil, cinlere de ait olduğunu, ancak bu özel ayetteki sorgulamanın mahiyetinin her iki varlık türü için de aynı olacağını gösterir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cânn' kelimesinin Kur'an'da hem cinlerin atası hem de genel olarak cin türü için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'cânn' ifadesi, insanlarla birlikte cinlerin de kıyamet gününde günahlarından dolayı sorgulanmayacağını, zira durumlarının açıkça belli olacağını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hesap-mizan","kiyamet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":1,"surface":"يَوْمَئِذٍ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"o gün"},{"position":2,"surface":"لَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":3,"surface":"يُسْـَٔلُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ء-ل","rootLatin":"s-'-l","lemma":"سَأَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"sorulur"},{"position":4,"surface":"عَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"hakkında"},{"position":5,"surface":"ذَنۢبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ذ-ن-ب","rootLatin":"dh-n-b","lemma":"ذَنْب","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"suçu"},{"position":5,"surface":"هِۦٓ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":6,"surface":"إِنسٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ن-س","rootLatin":"'-n-s","lemma":"إِنْس","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Nâib-i fâil olduğu için merfû","gloss":"insan"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"جَآنٌّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَانّ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"cin"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/39*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/39*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/27-78*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/27-78*
