# Rahmân Sûresi, 46. Âyet (55:46)

> وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

*Velimen ḣâfe makâme rabbihi cennetân(i)*

**Meal (Diyanet):** Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/55/46

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Rahmân Suresi 46. ayet, Allah'ın azametine saygı duyan ve O'nun huzurunda hesap vereceği bilinciyle hareket edenlere vaat edilen mükafatı, yani iki cenneti ele almaktadır. Ayet, 'korku' ve 'makam' kavramları üzerinden ilahi huzurda duruşun önemini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"خَافَ","root":"خ و ف","rootLatin":"h-v-f","meaning":"Allah'ın azametinden ve huzurunda hesap vermekten duyulan saygılı korku.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'havf' kelimesini, istenmeyen bir şeyin meydana gelme ihtimalinden dolayı duyulan endişe olarak tanımlar. Ayetteki 'خَافَ' (hâfe) fiili, sadece bir korku değil, aynı zamanda Allah'ın azametine ve O'nun huzurunda duruşun ciddiyetine yönelik bir saygı ve huşu anlamı taşır. Bu, günahlardan sakınmaya sevk eden bir korkudur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'havf' kavramının sadece bir tehlikeden kaçınma değil, aynı zamanda Allah'ın kudreti ve adaleti karşısında duyulan derin bir saygı ve sorumluluk bilinci olduğunu belirtir. Ayetteki 'خَافَ' ifadesi, müminin Allah'ın makamına karşı duyduğu bu derin saygıyı ve O'nun huzurunda hesap verme bilincini ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'havf' kelimesini, kalbin bir şeyden ürkmesi ve çekinmesi olarak açıklar. Ayetteki bağlamda bu, Allah'ın azabından veya O'nun rızasını kaybetmekten duyulan bir çekinme olup, kişiyi salih amellere yöneltir ve günahlardan uzaklaştırır."}]},{"word":"مَقَامَ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Allah'ın huzurunda duruş, O'nun azameti ve hükümranlığı karşısındaki konum.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'makam' kelimesini 'kıyâm' (durmak) kökünden türemiş olarak açıklar ve ayetteki 'مَقَامَ رَبِّهِۦ' ifadesini, Allah'ın huzurunda durma, O'nun hükmüne muhatap olma ve hesap verme durumu olarak yorumlar. Bu, kıyamet günündeki duruşu veya dünya hayatında Allah'ın emirlerine riayet etme bilincini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'makam' kelimesinin 'kıyâm' (durmak) fiilinden türediğini ve durulan yeri veya duruş şeklini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'مَقَامَ رَبِّهِۦ' ifadesi, Allah'ın azameti karşısında duruşu, O'nun hükümranlığını ve kudretini idrak etmeyi ve bu idrakle hareket etmeyi simgeler."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'makam' kelimesini mecazi olarak 'Allah'ın azameti ve kudreti' olarak yorumlar. 'Rabbine karşı durmaktan korkan' ifadesi, Allah'ın yüceliğini ve O'nun huzurunda hesap verme sorumluluğunu idrak etmekten kaynaklanan bir saygı ve çekinme anlamı taşır."}]},{"word":"رَبِّهِۦ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Terbiye eden, sahip olan, yöneten ve hükmeden Allah.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Rab' kelimesinin asıl anlamının 'terbiye etmek, bir şeyi kademe kademe olgunluğa ulaştırmak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'رَبِّهِۦ' ifadesi, Allah'ın yaratıcı, terbiye edici, sahip ve yönetici sıfatlarını kapsar. Bu, müminin kendisini yaratan, rızıklandıran ve yönlendiren Rabbine karşı duyduğu sorumluluğu ve saygıyı vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Rab' kelimesinin 'malik, seyyid, müdebbir, mürebbi' gibi anlamlara geldiğini ifade eder. Ayetteki 'رَبِّهِۦ' kelimesi, kişinin üzerinde tam bir otoriteye sahip olan, onu terbiye eden ve işlerini idare eden Allah'a karşı duyduğu saygıyı ve O'nun hükmüne boyun eğme bilincini ifade eder."}]},{"word":"جَنَّتَانِ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Allah'ın vaat ettiği, ağaçlarla örtülü, gizli ve güzel bahçelerden oluşan iki cennet.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cennet' kelimesinin 'örtmek, gizlemek' anlamındaki 'cenn' kökünden geldiğini ve ağaçların sık dallarıyla yerin örtülmesinden dolayı bu ismin verildiğini belirtir. Ayetteki 'جَنَّتَانِ' (cennetân) ifadesi, Allah'ın takva sahiplerine vaat ettiği, dünya gözünden gizli, eşsiz güzelliklere sahip iki ayrı cenneti ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cennet' kelimesinin asıl anlamının 'örtülü yer' olduğunu ve ağaçların sık dallarıyla toprağı örttüğü bahçeler için kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'جَنَّتَانِ' ifadesi, Allah'ın lütfuyla, O'nun azametinden korkanlara verilecek olan, dünyevi tasavvurların ötesinde, iki katlı veya iki farklı türde cenneti işaret eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'cennet' kelimesinin kökenindeki 'gizlilik' anlamının, cennetin güzelliklerinin ve nimetlerinin dünya gözünden gizli olmasına işaret ettiğini belirtir. 'جَنَّتَانِ' ifadesi, bu gizli ve eşsiz güzelliklere sahip bahçelerin iki adet olduğunu vurgulayarak, mükafatın büyüklüğünü ve çeşitliliğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","takva","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"مَنْ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallen","gloss":"kimseye"},{"position":2,"surface":"خَافَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-و-ف","rootLatin":"ḫ-w-f","lemma":"خَافَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"korktu"},{"position":3,"surface":"مَقَامَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar Mîmî","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"مَقَام","form":"Mücerred","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"durmaktan"},{"position":4,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbinin"},{"position":4,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"onun"},{"position":5,"surface":"جَنَّتَانِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Tesniye","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"iki cennet"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/46-47*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/46 - 47*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/46*
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/46*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/46*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/46*
- **Zâriyât Sûresi** · *55/46*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/46 - 47*
- **Sâffât Sûresi** · *55/46*
- **Ankebût Sûresi** · *55/46*
- **Tevbe Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/46*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/46-47*
