# Rahmân Sûresi, 76. Âyet (55:76)

> مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ

*Mutteki-îne ‘alâ rafrafin ḣudrin ve'abkariyyin hisân(in)*

**Meal (Diyanet):** Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/55/76

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Rahmân Suresi 76. ayet, cennet ehlinin konforlu ve estetik ortamını tasvir etmektedir. Ayet, 'yaslanma', 'yeşil yastıklar' ve 'harikulade döşekler' gibi kavramlarla cennetin maddi güzelliklerini ve huzurunu vurgular.","keyConcepts":[{"word":"مُتَّكِـِٔينَ","root":"و ك أ","rootLatin":"v-k-e","meaning":"Cennet ehlinin rahat bir şekilde dayanarak oturdukları veya uzandıkları durumu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vekâ (وكأ) kökünden türeyen 'mütteki' (متكئ), bir şeye dayanarak oturan veya uzanan kişiyi ifade eder. Ayetteki kullanımı, cennet ehlinin tam bir huzur ve rahatlık içinde, hiçbir endişe taşımadan dinlenmelerini anlatır. Bu, dünyadaki yorgunluk ve meşakkatten uzak, ebedi bir istirahat halidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Müttekiîn kelimesi, Arapların 'dayanmak, yaslanmak' anlamında kullandığı bir ifadedir. Cennet tasvirinde bu kelimenin kullanılması, cennet ehlinin rahat ve konforlu bir konumda olduğunu, herhangi bir zahmet çekmeden keyif sürdüğünü mecazi olarak anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'müttekiîn' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, sadece fiziksel bir duruşu değil, aynı zamanda bir 'huzur' ve 'güven' durumunu da ifade ettiğini belirtir. Cennet bağlamında bu, Allah'ın lütfuyla elde edilen tam bir içsel ve dışsal rahatlığı simgeler."}]},{"word":"رَفْرَفٍ","root":"ر ف ر ف","rootLatin":"r-f-r-f","meaning":"Cennetteki yeşil, yumuşak ve geniş yastıkları veya döşekleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Refref, 'ince ve yumuşak kumaş' veya 'yastık' anlamına gelir. Ayetteki 'refrefin hudr' (yeşil refrefler) ifadesi, cennetin güzelliğini ve konforunu pekiştiren, göz alıcı ve rahatlatıcı döşekleri veya yastıkları anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Refref, 'bir şeyin kenarı, eteği' anlamına geldiği gibi, 'yumuşak ve geniş yatak veya yastık' anlamında da kullanılır. Cennet bağlamında, bu kelime, cennet ehlinin üzerinde yaslandığı, son derece rahat ve estetik döşekleri ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Refref kelimesi, 'bahçelerin kenarlarında biten yeşillikler' veya 'ince ve yumuşak kumaşlar' olarak açıklanır. Ayetteki kullanımı, cennetin doğal güzellikleriyle uyumlu, gözü ve gönlü okşayan, konforlu oturma yerlerini tasvir eder."}]},{"word":"خُضْرٍ","root":"خ ض ر","rootLatin":"h-d-r","meaning":"Refrefin rengini belirterek, cennetin canlılığını, tazeliğini ve ferahlığını vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hudr (خضر), 'yeşil' anlamına gelir. Kur'an'da yeşil renk, genellikle cennetin ve bereketin sembolü olarak kullanılır. Ayetteki 'refrefin hudr' ifadesi, cennetin yastıklarının veya döşeklerinin yeşil renkte olduğunu, bunun da cennetin genel atmosferindeki canlılık ve tazelikle uyumlu olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hudr kelimesi, 'tazelik, canlılık ve bereket' anlamlarını çağrıştırır. Cennet tasvirlerinde yeşil rengin sıkça kullanılması, cennetin sürekli yenilenen, solmayan ve göz kamaştıran güzelliklerini ifade eder. Bu, aynı zamanda cennet ehlinin ruhsal ve fiziksel huzurunu da yansıtır."}]},{"word":"عَبْقَرِىٍّ","root":"ع ب ق ر","rootLatin":"a-b-q-r","meaning":"Cennetteki döşeklerin veya halıların olağanüstü güzellikte, değerli ve işlemeli olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Abkariyy, 'nadide, eşsiz, harikulade' anlamına gelir. Araplar, bir şeyin güzelliğini ve kalitesini ifade etmek için bu kelimeyi kullanırlardı. Ayetteki kullanımı, cennet döşeklerinin dünyadaki benzerlerinden çok daha üstün, sanat eseri niteliğinde olduğunu belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Abkariyy, 'işlemeli, değerli ve güzel halı veya döşek' demektir. Bu kelime, aynı zamanda 'bir şeyin en iyisi ve en güzeli' anlamında da kullanılır. Cennet bağlamında, bu döşeklerin sadece konforlu değil, aynı zamanda estetik açıdan da mükemmel olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Abkariyy kelimesi, 'bir şeyin en üstün ve en mükemmel hali' için kullanılır. Özellikle halı ve döşekler için kullanıldığında, bunların dokuma ve işçilik açısından eşsiz olduğunu ifade eder. Cennet tasvirinde, bu kelime, cennetin maddi nimetlerinin sıradanlığın ötesinde, hayranlık uyandıran bir güzellikte olduğunu anlatır."}]},{"word":"حِسَانٍ","root":"ح س ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"Abkariyy döşeklerinin güzelliğini ve çekiciliğini pekiştirir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hasan (حسن) kelimesi, 'güzel, iyi, hoş' anlamlarına gelir. Ayetteki 'abkariyyin hisan' ifadesi, cennet döşeklerinin sadece değerli ve işlemeli olmakla kalmayıp, aynı zamanda göz alıcı bir güzelliğe sahip olduğunu vurgular. Bu, cennetin estetik mükemmelliğini tamamlar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hasan kelimesi, 'güzellik ve iyilik' kavramlarını kapsar. Cennet bağlamında, bu kelime, döşeklerin sadece maddi olarak değil, aynı zamanda ruhsal olarak da hoşnutluk veren bir güzelliğe sahip olduğunu ifade eder. Cennet ehlinin göz zevkine hitap eden, iç açıcı bir niteliği vardır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/76*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/76*
- **Er-Rahmân** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/76*
- **Sâd Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *55/76*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *55/27-78*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *55/27-78*
