# Vâkıa Sûresi, 17. Âyet (56:17)

> يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ

*Yatûfu ‘aleyhim vildânun muḣalledûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/17

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Vâkıa Suresi'nin 17. ayeti, cennet tasvirinin bir parçası olarak, cennet ehlinin hizmetinde bulunan gençlerin niteliklerini ve görevlerini ele almaktadır. Ayet, bu gençlerin ebedi gençliklerini ve cennet nimetlerini sunuş biçimlerini vurgulayarak, cennetin konfor ve süreklilik vaadini pekiştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"يَطُوفُ","root":"ط و ف","rootLatin":"t-v-f","meaning":"Cennet gençlerinin cennet ehlinin etrafında hizmet için dolaşmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 't-v-f' kökünü bir şeyin etrafında dönmek, dolaşmak olarak açıklar. Ayetteki 'yetûfu' kelimesi, cennet gençlerinin cennet ehlinin hizmetinde sürekli olarak etraflarında dönüp durduklarını, onlara ikramda bulunduklarını ve ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirtir. Bu, hizmetin sürekliliğini ve gençlerin hazırda bekleyişini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yetûfu' fiilini 'dolaşmak, hizmet etmek' anlamında kullanır. Ayetteki bağlamda, cennet gençlerinin cennet ehline içecek ve yiyecek sunmak üzere etraflarında sürekli hareket halinde olmalarını ifade eder. Bu, cennetin konukseverliğini ve hizmetin kesintisizliğini mecazi olarak anlatır."}]},{"word":"وِلْدَٰنٌ","root":"و ل د","rootLatin":"v-l-d","meaning":"Cennet ehlinin hizmetinde bulunan genç yaştaki erkek çocukları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'vildân' kelimesini 'çocuklar, gençler' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, cennet ehlinin hizmetinde bulunan, yaşları genç kalacak olan erkek çocuklarını ifade eder. Bu, cennetin güzelliklerinden biri olarak, hizmetin genç ve dinamik kişiler tarafından sunulacağını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'veled' kelimesinin çoğulu olan 'vildân'ı, doğmuş olan her şeyi kapsayan genel bir terim olarak ele alır, ancak Kur'an'da genellikle genç yaştaki insanları ifade ettiğini belirtir. Bu ayette ise cennetin hizmetkârları olarak tasvir edilen, ebediyen genç kalacak olan erkek çocukları kasteder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'vildân' kavramının cennet tasvirlerinde genellikle hizmetkâr rolünde genç erkekleri ifade ettiğini belirtir. Bu, cennetin dünyevi hiyerarşiden farklı olarak, hizmetin de bir lütuf ve güzellik unsuru olarak sunulduğunu gösterir. 'Vildân' kelimesi, cennetin huzur ve rahatlık ortamını pekiştirir."}]},{"word":"مُّخَلَّدُونَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Cennet gençlerinin ebediyen genç kalacaklarını ve yok olmayacaklarını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'muhalledûn' kelimesini 'ebedi kılınmışlar, sonsuzlaştırılmışlar' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, cennet gençlerinin yaşlanmayacaklarını, ölmeyeceklerini ve ebediyen genç ve dinç kalacaklarını ifade eder. Bu, cennetin süreklilik ve mükemmellik vasfını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'h-l-d' kökünün 'kalıcı olmak, ebedi olmak' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Muhalledûn' ise, cennet gençlerinin yaşlarının ve hallerinin değişmeden, ebediyen aynı gençlikte kalacaklarını ifade eder. Bu, cennetin nimetlerinin ve hizmetkârlarının da kusursuz ve sürekli olacağının bir göstergesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'muhalledûn' kelimesinin Kur'an'da genellikle cennet ehlinin veya cennet hizmetkârlarının ebedi ve kalıcı hallerini ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, cennet gençlerinin sadece genç olmaları değil, aynı zamanda bu gençliklerini sonsuza dek koruyacak olmaları anlamını taşır. Bu, cennetin zaman ve değişimden münezzeh oluşunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَطُوفُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-و-ف","rootLatin":"ṭ-w-f","lemma":"طَافَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"dolaşır"},{"position":2,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":2,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":3,"surface":"وِلْدَٰنٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ل-د","rootLatin":"w-l-d","lemma":"وَلَد","form":"-","features":{"number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fiilin fâili olduğu için merfû","gloss":"gençler"},{"position":4,"surface":"مُّخَلَّدُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"خ-ل-د","rootLatin":"ḫ-l-d","lemma":"مُخَلَّد","form":"Tef'îl","features":{"number":"Cemi","gender":"Müzekker","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin (وِلْدَانٌ) sıfatı olduğu için merfû","gloss":"ölümsüz kılınmışlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Vâkı'a Sûresi** · *56/17*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/15-23*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/17*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/15-23*
