# Vâkıa Sûresi, 28. Âyet (56:28)

> فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

*Fî sidrin maḣdûd(in)*

**Meal (Diyanet):** (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/28

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Vâkıa Suresi'nin 28. ayeti, cennet tasvirinin bir parçası olarak, cennet ehlinin içinde bulunacağı nimetleri ve ortamı anlatmaktadır. Bu ayet, özellikle 'sidr' ve 'mahzûd' kelimeleriyle, cennetin dünyevi sıkıntılardan arındırılmış, kusursuz ve konforlu bir mekan olduğunu vurgular.","keyConcepts":[{"word":"سِدْرٍ","root":"س د ر","rootLatin":"s-d-r","meaning":"Cennetteki dikensiz, faydalı ve gölgelik ağaçları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sidr' kelimesinin 'sedir ağacı' anlamına geldiğini belirtir ve Kur'an'da cennet ağaçları bağlamında kullanıldığında, dünyadaki dikenli sedir ağacının aksine, cennetteki sedir ağaçlarının dikensiz ve faydalı olduğunu vurgular. Ayetteki 'sidr' kelimesi, cennetin güzelliklerini ve kusursuzluğunu tasvir etmek için kullanılmıştır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sidr' kelimesini 'ağaç' olarak açıklar ve özellikle cennet bağlamında kullanıldığında, bu ağaçların dünyadaki benzerlerinden farklı olarak daha güzel ve faydalı olduğunu ima eder. Ayetteki 'sidr', cennetin doğal güzelliklerinin bir parçası olarak sunulur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki cennet tasvirlerinde geçen bitki isimlerinin, dünyevi karşılıklarından daha üstün ve sembolik anlamlar taşıdığını belirtir. 'Sidr' kelimesi de bu bağlamda, cennetin vaat ettiği huzur, bereket ve kusursuzluğun bir sembolü olarak ele alınır. Ayetteki kullanımı, cennetin maddi ve manevi zenginliğini pekiştirir."}]},{"word":"مَّخْضُودٍ","root":"خ ض د","rootLatin":"h-d-d","meaning":"Dikenleri giderilmiş, budanmış veya meyveleri kolayca erişilebilir kılınmış anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mahzûd' kelimesini 'dikenleri kesilmiş, giderilmiş' olarak açıklar. Bu, cennetteki sedir ağaçlarının dünyadaki gibi dikenli ve rahatsız edici değil, aksine pürüzsüz ve dokunması kolay olduğunu ifade eder. Ayetteki bu kullanım, cennetin konforunu ve rahatlığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hadde' fiilinin 'kesmek, budamak' anlamına geldiğini ve 'mahzûd' kelimesinin de 'dikenleri budanmış, kesilmiş' veya 'meyveleri toplanmış' anlamlarına geldiğini belirtir. Cennet bağlamında ise, bu kelime, ağaçların dikenlerinden arındırılmış ve meyvelerinin kolayca erişilebilir kılındığını ifade eder. Ayetteki 'mahzûd', cennetin zahmetsiz nimetlerini tasvir eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mahzûd' kelimesinin 'dikenleri koparılmış' veya 'meyveleri toplanmış' anlamlarına geldiğini ve bu durumun cennet ehli için bir kolaylık ve rahatlık sağladığını belirtir. Ayetteki bu ifade, cennetin dünyevi zorluklardan arınmış, tam bir huzur ve erişilebilirlik mekanı olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde, -de","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":2,"surface":"سِدْرٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-د-ر","rootLatin":"s-d-r","lemma":"سِدْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sedir ağacı","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":3,"surface":"مَّخْضُودٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"خ-ض-د","rootLatin":"ḫ-ḍ-d","lemma":"مَخْضُود","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"dikensiz, budanmış","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Fî"},{"position":2,"translit":"sidrin"},{"position":3,"translit":"maḣdûd(in)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/28*
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/27-34*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *56/27-29*
- **Kelime-i Âdemiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *56/27-29*
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/27-28*
- **Saff Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/27-28*
