# Vâkıa Sûresi, 32. Âyet (56:32)

> وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

*Ve fâkihetin keśîra(tin)*

**Meal (Diyanet):** (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/32

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Vâkıa Suresi'nin 32. ayeti, cennet tasvirinin bir parçası olarak 'bol meyveler' kavramını öne çıkarır. Bu kavram, cennetin nimetlerinin kesintisizliğini ve bolluğunu vurgulayarak, müminlere vaat edilen ebedi mutluluğun maddi boyutunu dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"فَـٰكِهَةٍ","root":"ف ك ه","rootLatin":"f-k-h","meaning":"Cennetteki nimetlerden biri olan, yenen ve keyif veren meyveler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fâkihe (فَاكِهَة), genellikle yiyecek olarak tüketilen ve keyif veren her türlü meyve için kullanılır. Ayetteki kullanımı, cennet ehlinin istifade edeceği, lezzetli ve bol nimetleri ifade eder. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, s. 638)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Fâkihe (فَاكِهَة), Kur'an'da genellikle 'yemiş' veya 'meyve' anlamında geçer. Bu ayetteki bağlamda, cennetin sunduğu maddi güzelliklerin ve lezzetlerin bir parçası olarak zikredilmiştir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 250)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Fâkihe (فَاكِهَة) kavramı, Kur'an'da cennet tasvirlerinde sıkça geçen ve 'nimet' (نعمة) kavramıyla yakından ilişkili olan bir kelimedir. Ayetteki kullanımı, cennetin maddi zenginliğini ve müminlere sunulan keyif verici ödülleri sembolize eder."}]},{"word":"كَثِيرَةٍ","root":"ك ث ر","rootLatin":"k-s-r","meaning":"Miktarı çok olan, bol ve sayısız.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kesîre (كَثِيرَةٍ), 'çokluk' ve 'bolluk' ifade eder. Bu ayette 'fâkihe' (meyve) kelimesinin sıfatı olarak gelerek, cennetteki meyvelerin miktarının sınırsız olduğunu, bitip tükenmeyeceğini vurgular. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 466)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Kesîr (كَثِيرٍ), 'çok' anlamına gelir ve zıt anlamlısı 'kalîl' (az)dir. Ayetteki 'fâkihetin kesîretin' (bol meyveler) ifadesi, cennetin nimetlerinin bolluğunu ve kesintisizliğini pekiştirir, müminlerin hiçbir şeyden mahrum kalmayacağını gösterir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 4, s. 367)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kesîr (كَثِيرٍ) kelimesi, Kur'an'da niceliksel çokluğu ifade etmek için kullanılır. Vâkıa Suresi 32. ayetinde, cennet meyvelerinin 'bol' olması, bu nimetlerin tükenmezliğini ve sürekli erişilebilirliğini vurgulayarak, cennetin bir 'bolluk diyarı' olduğu mesajını verir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/32*
- **Vâkı'a Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/27-34*
