# Vâkıa Sûresi, 33. Âyet (56:33)

> لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

*Lâ maktû'atin velâ memnû'a(tin)*

**Meal (Diyanet):** (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/33

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Vâkıa Suresi'nin 33. ayeti, cennet nimetlerinin kesintisizliğini ve erişilebilirliğini vurgulamaktadır. 'Makṭūʿah' ve 'mamnūʿah' kelimeleri, bu nimetlerin dünyevi kısıtlamalardan arınmış, sürekli ve engelsiz oluşunu dilbilimsel olarak ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"مَقْطُوعَةٍ","root":"ق ط ع","rootLatin":"k-t-a","meaning":"Kesilmemiş, bitmemiş, tükenmemiş anlamına gelir; cennet meyvelerinin sürekliliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kat'' (قطع) kelimesinin bir şeyi ayırmak, kesmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ makṭūʿah' ifadesi, cennet meyvelerinin mevsimsel veya başka bir sebeple kesintiye uğramayacağını, sürekli olarak bulunacağını vurgular. Bu, dünyadaki meyvelerin aksine, cennet nimetlerinin kesintisiz ve daimi olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'makṭūʿah' kelimesini 'kesilmemiş, bitmemiş' olarak açıklar. Cennet meyvelerinin dünyadaki gibi belirli bir zamanda sona ermeyeceğini, sürekli olarak erişilebilir olacağını ifade eder. Bu, nimetlerin bolluğunu ve devamlılığını mecazi bir anlatımla pekiştirir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'kesintisizlik' kavramının, dünyevi zaman ve mekan sınırlamalarının ötesinde bir varoluşu ifade ettiğini belirtir. 'Lâ makṭūʿah' ifadesi, cennet nimetlerinin dünyadaki gibi geçici ve sonlu olmadığını, aksine ebedi ve kesintisiz bir akış içinde olduğunu vurgular, bu da cennetin temel özelliklerinden biridir."}]},{"word":"مَمْنُوعَةٍ","root":"م ن ع","rootLatin":"m-n-a","meaning":"Engellenmemiş, yasaklanmamış, erişimi kısıtlanmamış anlamına gelir; cennet nimetlerinin serbestçe ulaşılabilirliğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'men'' (منع) kelimesinin bir şeyi engellemek, alıkoymak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ mamnūʿah' ifadesi, cennet ehlinin bu meyvelere ulaşmasının hiçbir şekilde engellenmeyeceğini, yasaklanmayacağını veya kısıtlanmayacağını ifade eder. Bu, dünyadaki gibi erişim kısıtlamalarının cennette olmayacağını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mamnūʿah' kelimesinin 'yasaklanmış, engellenmiş' anlamında olduğunu ve ayetteki olumsuz kullanımıyla cennet nimetlerinin hiçbir zaman yasaklanmayacağını, her zaman serbestçe erişilebilir olacağını vurgular. Bu, cennetin cömertliğini ve nimetlerin bolluğunu pekiştirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'men'' kökünün Kur'an'da genellikle bir şeyi engelleme, alıkoyma veya kısıtlama bağlamında kullanıldığını belirtir. 'Lâ mamnūʿah' ifadesi, cennet nimetlerinin dünyadaki gibi bir bedel karşılığı veya belirli kurallara tabi olarak değil, tamamen serbestçe ve sınırsızca sunulduğunu, hiçbir engelle karşılaşılmayacağını semantik olarak açıklar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"مَقْطُوعَةٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ق-ط-ع","rootLatin":"q-ṭ-ʿ","lemma":"مَقْطُوع","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki harf-i nefyin etkisiyle mecrûr","gloss":"kesilmemiş"},{"position":3,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi + Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"و","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve değil"},{"position":4,"surface":"مَمْنُوعَةٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"م-ن-ع","rootLatin":"m-n-ʿ","lemma":"مَمْنُوع","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mecrûr","gloss":"yasaklanmamış"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Vâkı'a Sûresi** · *56/27-34*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/27-34*
