# Vâkıa Sûresi, 46. Âyet (56:46)

> وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

*Ve kânû yusirrûne ‘alâ-lhinśi-l'azîm(i)*

**Meal (Diyanet):** Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/46

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Vâkıa Suresi 46. ayet, inkarcıların dünya hayatındaki tutumlarını, özellikle de büyük günah işlemekteki ısrarlarını ve bu ısrarın ahiretteki sonuçlarını dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'ısrar etme' ve 'büyük günah' kavramları üzerinden, imansızlığın ve ahlaki yozlaşmanın kökenlerine işaret eder.","keyConcepts":[{"word":"يُصِرُّونَ","root":"ص ر ر","rootLatin":"s-r-r","meaning":"Bir şeye azimle, inatla ve kararlılıkla devam etmek, direnmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'صرر' kökünü, bir şeyi sıkıca bağlamak, düğümlemek ve bir şeye azimle sarılmak olarak açıklar. Ayetteki 'يُصِرُّونَ' kelimesi, inkarcıların büyük günah üzerinde ısrarla durmalarını, ondan vazgeçmemelerini ve bu durumu bir alışkanlık haline getirmelerini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'إصرار' kelimesini, bir şeyi terk etmeye azmettikten sonra ona dönmek veya bir günahı işlemeye devam etmek olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, inkarcıların büyük günahı terk etme niyetinde olmamalarını, aksine onu sürdürmekte kararlı olmalarını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'ısrar' kavramının, genellikle olumsuz bir bağlamda, yani günah ve isyan üzerinde direnmek anlamında kullanıldığını belirtir. Vâkıa 46'daki 'يُصِرُّونَ' kelimesi, bu olumsuz ısrarı, yani büyük günahı işlemekteki inatçı tutumu açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"ٱلْحِنثِ","root":"ح ن ث","rootLatin":"h-n-s̱","meaning":"Yeminini bozmak, günah işlemek, özellikle de büyük günah anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'حِنث' kelimesini, yeminini bozmak ve günah işlemek olarak açıklar. Ayetteki 'الحنث العظيم' ifadesi, inkarcıların işledikleri günahın sadece bir yemin bozmaktan öte, Allah'a karşı işlenmiş büyük bir isyan ve günah olduğunu belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'الحنث' kelimesinin mecazi olarak 'günah' anlamına geldiğini ifade eder. Vâkıa 46'da geçen 'الحنث العظيم', inkarcıların Allah'ın varlığını ve birliğini inkar etme, ahireti yalanlama gibi büyük günahları kastederek, bu günahların büyüklüğünü vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'حِنث' kelimesinin asıl anlamının 'yemini bozmak' olduğunu, ancak Kur'an'da bazen 'günah' anlamında da kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'الحنث العظيم' ifadesi, inkarcıların işledikleri şirkin ve küfrün, Allah'a verdikleri fıtrî sözü bozmakla eşdeğer büyük bir günah olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْعَظِيمِ","root":"ع ظ م","rootLatin":"'-z-m","meaning":"Büyük, yüce, önemli ve şiddetli anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'عظيم' kelimesinin, hem maddi büyüklüğü hem de manevi yüceliği ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'الحنث العظيم' ifadesinde, 'عظيم' kelimesi, işlenen günahın sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da çok büyük ve affedilmesi zor bir günah olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'عظيم' kelimesinin, bir şeyin önemini, şiddetini ve büyüklüğünü pekiştirmek için kullanıldığını ifade eder. Vâkıa 46'daki 'العظيم' kelimesi, inkarcıların işledikleri 'hanth'ın (günahın) sıradan bir günah olmadığını, aksine Allah katında çok büyük bir cürüm olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'عظيم' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın sıfatı olarak yüceliği ifade etmekle birlikte, bazen de bir şeyin olumsuz anlamda büyüklüğünü, şiddetini belirtmek için kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'الحنث العظيم' ifadesi, inkarcıların işledikleri günahın, Allah'ın gazabını celbedecek kadar büyük ve ağır olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","ahiret-mukafat","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":2,"surface":"يُصِرُّونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-ر-ر","rootLatin":"s-r-r","lemma":"أَصَرَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"direnirlerdi"},{"position":3,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":4,"surface":"ٱلْحِنثِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ن-ث","rootLatin":"h-n-th","lemma":"حِنْث","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"günah"},{"position":5,"surface":"ٱلْعَظِيمِ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ع-ظ-م","rootLatin":"'-z-m","lemma":"عَظِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin (ٱلْحِنثِ) sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Vâkı'a Sûresi** · *56/46*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/41-46*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/46*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/41-46*
