# Vâkıa Sûresi, 50. Âyet (56:50)

> لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

*Lemecmû'ûne ilâ mîkâti yevmin ma'lûm(in)*

**Meal (Diyanet):** (49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/50

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Vâkıa Suresi'nin 50. ayeti, kıyamet gününde tüm insanların toplanacağı kesin zamanı ve bu toplanmanın evrenselliğini vurgulamaktadır. Ayet, 'toplanma', 'belirlenmiş zaman' ve 'bilinen gün' kavramları üzerinden ahiret inancının temel bir veçhesini dilbilimsel bir kesinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"لَمَجْمُوعُونَ","root":"ج م ع","rootLatin":"c-m-a","meaning":"Kıyamet gününde, belirli bir vakitte bir araya getirilecek, toplanacak olanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cem' (جمع) kelimesi, dağınık şeyleri bir araya getirmek, toplamak anlamına gelir. Ayetteki 'lemecmûûn' (لَمَجْمُوعُونَ) ifadesi, kıyamet gününde tüm insanların, ister öncekiler ister sonrakiler olsun, bir araya getirileceğini, toplanacağını kesin bir dille ifade eder. Bu, Allah'ın kudretinin bir tecellisi olarak, hiçbir kimsenin bu toplanmadan müstesna olmayacağını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cem' (جمع) fiili, bir araya getirme, toplama eylemini ifade eder. 'Lemecmûûn' (لَمَجْمُوعُونَ) ifadesi, pasif bir yapıda olup, insanların kendi iradeleriyle değil, ilahi bir emirle toplanacaklarını belirtir. Bu, kıyamet gününün kaçınılmazlığını ve Allah'ın hükmünün mutlaklığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'cem'' (جمع) kavramı, genellikle ahiret bağlamında, insanların hesap vermek üzere bir araya getirilmesini ifade eder. 'Lemecmûûn' (لَمَجْمُوعُونَ) ifadesi, bu toplanmanın evrenselliğini ve kesinliğini vurgulayarak, kıyamet gününün merkezi bir olay olduğunu ve tüm insanlığı kapsadığını gösterir."}]},{"word":"مِيقَـٰتِ","root":"و ق ت","rootLatin":"v-k-t","meaning":"Belirlenmiş, tayin edilmiş zaman veya yer; burada kıyamet gününün kesin ve önceden belirlenmiş vakti.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mîkât (ميقات), vakit (وقت) kökünden türemiş olup, bir iş için belirlenmiş zaman veya yer anlamına gelir. Ayetteki 'mîkâti yevmin ma'lûm' (مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ) ifadesi, kıyamet gününün gelişigüzel değil, Allah tarafından önceden tayin edilmiş, kesin bir vakti olduğunu belirtir. Bu, ilahi takdirin ve düzenin bir göstergesidir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mîkât (ميقات), bir şeyin sonu, nihayeti veya belirlenmiş sınırı demektir. Burada 'mîkât' (ميقات) kelimesi, kıyamet gününün, Allah katında belirlenmiş, şaşmaz bir zamanı olduğunu ifade eder. Bu, insanların bu zamanın ne zaman geleceğini bilmemelerine rağmen, onun kesinliğine inanmalarını gerektirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Mîkât (ميقات) kelimesi, Kur'an'da genellikle belirli bir ibadet veya olayın zamanını veya yerini belirtmek için kullanılır. Bu ayette ise, kıyamet gününün evrensel toplanma zamanının Allah tarafından belirlenmiş, kesin ve şaşmaz bir vakti olduğunu vurgular. Bu, ahiret inancının temel bir unsurudur."}]},{"word":"يَوْمٍ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimi; burada kıyamet gününü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Yevm (يوم), güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimidir. Kur'an'da 'yevm' (يوم) kelimesi, genellikle kıyamet günü, hesap günü gibi ahiret olaylarını ifade etmek için kullanılır. Ayetteki 'yevmin ma'lûm' (يَوْمٍ مَّعْلُومٍ) ifadesi, bu günün sıradan bir gün olmadığını, aksine Allah katında bilinen, özel bir gün olduğunu belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Yevm (يوم), mutlak zaman dilimini ifade eder. Ancak Kur'an'da 'yevm' (يوم) kelimesi, belirli bir olayın gerçekleştiği veya gerçekleşeceği önemli bir zaman dilimini belirtmek için kullanılır. Bu ayetteki 'yevm' (يوم), tüm insanların toplanacağı, hesap vereceği kıyamet gününü ifade eder ve bu günün önemini vurgular."}]},{"word":"مَّعْلُومٍ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bilinen, malum olan; burada Allah katında bilinen, tayin edilmiş ve kesin olan bir günü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlm (علم), bir şeyi olduğu gibi idrak etmektir. 'Ma'lûm' (معلوم) ise bilinen, malum olan demektir. Ayetteki 'yevmin ma'lûm' (يَوْمٍ مَّعْلُومٍ) ifadesi, kıyamet gününün zamanının insanlar tarafından bilinmese de, Allah katında kesin olarak bilindiğini ve belirlendiğini vurgular. Bu, Allah'ın ilminin kuşatıcılığını ve takdirinin mutlaklığını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Ma'lûm (معلوم), ilim (علم) kökünden türemiş olup, hakkında bilgi sahibi olunan, bilinen şey anlamına gelir. Bu ayette 'ma'lûm' (معلوم) kelimesi, kıyamet gününün zamanının Allah tarafından kesin olarak bilindiğini ve belirlendiğini ifade eder. Bu, insanların bu günü bilmemelerinin, onun kesinliğine halel getirmeyeceğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ma'lûm' (معلوم) kelimesi, genellikle ilahi bilgi ve takdirle ilişkilendirilir. 'Yevmin ma'lûm' (يَوْمٍ مَّعْلُومٍ) ifadesi, kıyamet gününün zamanının Allah'ın mutlak bilgisi dahilinde olduğunu ve bu bilginin, o günün kesinliğini ve kaçınılmazlığını garanti ettiğini gösterir. Bu, inananlar için bir kesinlik ve güven kaynağıdır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","dirilis","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَمَجْمُوعُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ج-م-ع","rootLatin":"j-m-ʿ","lemma":"مَجْمُوع","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda veya haber olduğu için merfû (cümle bağlamında 'innâ'nın haberi veya 'hum'un haberi)","gloss":"elbette toplanmış olanlar"},{"position":2,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":3,"surface":"مِيقَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ق-ت","rootLatin":"w-q-t","lemma":"مِيقَات","form":"Mif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"vakit, buluşma yeri"},{"position":4,"surface":"يَوْمٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gün"},{"position":5,"surface":"مَّعْلُومٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"مَعْلُوم","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin (يَوْمٍ) sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"belli, bilinen"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Vâkı'a Sûresi** · *56/50*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/47-50*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/50*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/47-50*
