# Vâkıa Sûresi, 62. Âyet (56:62)

> وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

*Ve lekad ‘alimtumu-nneş-ete-l-ûlâ felevlâ teżekkerûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/62

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, insanın ilk yaratılışını bilmesine rağmen, bu bilgi üzerinden ibret alıp düşünmemesini eleştirmektedir. Anahtar kavramlar, bilmek, ilk yaratılış ve hatırlayıp düşünmek fiilleri etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"عَلِمْتُمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Geçmişte bir şeyi kesin olarak bilmek, idrak etmek ve bu bilgiye sahip olmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' kelimesini bir şeyin hakikatini idrak etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'alimtum' ifadesi, muhatapların ilk yaratılış hakkında zaten bir bilgiye sahip olduklarını, bu bilginin onlara yabancı olmadığını ve bu bilginin kesinliğini vurgular. Bu, sadece duymak değil, aynı zamanda idrak etmek ve kabul etmek anlamına gelir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ilm'i, bir şeyin olduğu gibi idrak edilmesi olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, insanların ilk yaratılışın varlığını ve kudretini bildiklerini, bu bilginin onlarda mevcut olduğunu ve bu bilginin bir delil olarak sunulduğunu gösterir. Bu bilgi, yeniden dirilişin mümkün olduğuna dair bir kanıt niteliğindedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilm'in Kur'an'da sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda bu bilginin getirdiği sorumluluk ve idrak boyutu olduğunu belirtir. Ayetteki 'alimtum' ifadesi, muhatapların bu bilgiye sahip olmalarına rağmen, ondan gerekli dersi çıkarmamalarını eleştiren bir bağlamda kullanılmıştır. Bilgiye sahip olmak, aynı zamanda o bilginin gereğini yerine getirme yükümlülüğünü de beraberinde getirir."}]},{"word":"ٱلنَّشْأَةَ","root":"ن ش أ","rootLatin":"n-ş-e","meaning":"Bir şeyin başlangıcı, ortaya çıkışı, yaratılışı ve varoluşu.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'neş'e' kelimesini 'yaratılış' ve 'ortaya çıkış' olarak açıklar. Ayetteki 'en-neş'etü'l-ûlâ' ifadesi, insanın ilk yaratılışını, yani yoktan var edilişini ve bu yaratılışın mucizevi yönünü vurgular. Bu, Allah'ın kudretinin açık bir delilidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'neş'e' kelimesinin 'ibtidâ' (başlangıç) anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'en-neş'etü'l-ûlâ', insanların ilk kez nasıl yaratıldıklarını, anne karnındaki gelişimlerini ve dünyaya gelişlerini ifade eder. Bu, Allah'ın yaratma gücünün somut bir göstergesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'neş'e'yi bir şeyin başlangıcı ve gelişimi olarak tanımlar. 'En-neş'etü'l-ûlâ' ise, insanın ilk yaratılışını, yani varoluşunun başlangıcını ifade eder. Bu kavram, yeniden dirilişin mümkün olduğunu kanıtlamak için bir argüman olarak sunulur; zira ilk yaratılışı gerçekleştiren, ikinci yaratılışı da gerçekleştirebilir."}]},{"word":"ٱلْأُولَىٰ","root":"أ و ل","rootLatin":"e-v-l","meaning":"Bir şeyin ilk, başlangıç veya öncelikli olanı.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'evvel' kelimesinin 'önce gelen' ve 'başlangıç' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-ûlâ' kelimesi, 'neş'e' kelimesini niteleyerek, yaratılışın ilk aşamasını, yani insanın yoktan var edilişini ve bu sürecin başlangıcını vurgular. Bu, sonraki yaratılışlara kıyasla ilk ve orijinal olanı ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'evvel' kelimesinin zaman ve sıra açısından önceliği ifade ettiğini açıklar. 'En-neş'etü'l-ûlâ' ifadesi, insanın ilk yaratılışının, yani başlangıçtaki varoluşunun, sonraki yaratılışlardan (yeniden diriliş) önce geldiğini ve bu ilk yaratılışın, ikinci yaratılış için bir delil teşkil ettiğini belirtir."}]},{"word":"تَذَكَّرُونَ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Hatırlamak, ibret almak, düşünmek ve zihinde canlandırmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tezekkür' kelimesini, unutulan bir şeyi hatırlamak veya bir şeyi zihinde canlı tutmak olarak tanımlar. Ayetteki 'felâvlâ tezekkerûn' ifadesi, insanların ilk yaratılış bilgisini zaten bildikleri halde, bu bilgiden ibret alıp düşünmemelerini, bu bilgiyi zihinlerinde yeniden canlandırmamalarını ve ondan ders çıkarmamalarını eleştiren bir soru kalıbıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tezekkür'ün sadece hatırlamak değil, aynı zamanda hatırlanan bilgi üzerinde derinlemesine düşünmek ve ondan sonuçlar çıkarmak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanım, insanların ilk yaratılışın mucizevi yönünü ve Allah'ın kudretini hatırlayarak, yeniden dirilişin de mümkün olduğunu idrak etmeleri gerektiğine işaret eder. Bu, bir tür zihinsel uyanış çağrısıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zikr' ve türevlerinin Kur'an'da sadece hatırlama değil, aynı zamanda Allah'ın ayetleri üzerinde tefekkür etme ve bu tefekkürden ahlaki ve dini sonuçlar çıkarma anlamı taşıdığını vurgular. 'Tezekkerûn' ifadesi, muhatapların ilk yaratılış gerçeği karşısında pasif kalmayıp, aktif bir şekilde düşünmeleri, ibret almaları ve bu bilginin kendilerini Allah'a yöneltmesini sağlamaları gerektiğini ima eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["yaratilis","dirilis","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkik","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَقَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"andolsun ki"},{"position":2,"surface":"عَلِمْتُمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bildiniz"},{"position":3,"surface":"ٱلنَّشْأَةَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ن-ش-أ","rootLatin":"n-sh-'","lemma":"نَشْأَة","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yaratmayı"},{"position":4,"surface":"ٱلْأُولَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"أ-و-ل","rootLatin":"'-w-l","lemma":"أُولَى","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"ilk"},{"position":5,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yine de"},{"position":5,"surface":"لَوْلَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahdîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَوْلَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"düşünmez misiniz"},{"position":6,"surface":"تَذَكَّرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"تَذَكَّرَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"düşünüyorsunuz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/62*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/62*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/57-62*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/62*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/62*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/57-62*
