# Vâkıa Sûresi, 90. Âyet (56:90)

> وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

*Ve emmâ in kâne min ashâbi-lyemîn(i)*

**Meal (Diyanet):** (90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/90

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde insanların amellerine göre alacakları karşılığı tasvir eden Vâkıa Suresi'nin bir parçasıdır. Özellikle 'sağ taraf ehli' kavramı üzerinden, cennetliklerin durumunu ve kimliklerini dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"كَانَ","root":"ك و ن","rootLatin":"k-v-n","meaning":"Bu kelime, 'olmak, var olmak' anlamında olup, burada bir durumun veya aidiyetin gerçekleşmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kâne' fiilinin hem zamanın sürekliliğini hem de bir şeyin varlığını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'in kâne' ifadesi, 'eğer olursa' anlamında şart edatıyla birlikte kullanılarak, sağ taraf ehlinden olma durumunun gerçekleşme ihtimalini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kâne'nin Arapçada 'vuku bulmak, meydana gelmek' anlamında kullanıldığını ve bazen de 'sâra' (oldu) anlamında nakıs fiil olarak geldiğini ifade eder. Burada, kişinin 'ashâbü'l-yemîn' zümresine dahil olma durumunun gerçekleşmesini anlatır."}]},{"word":"أَصْحَـٰبِ","root":"ص ح ب","rootLatin":"s-h-b","meaning":"Bu kelime, 'sahip olanlar, yoldaşlar, arkadaşlar' anlamına gelir ve burada belirli bir zümreye aidiyeti ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ashâb' kelimesinin 'bir şeye sahip olanlar, bir şeyle birlikte bulunanlar' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ashâbü'l-yemîn' ifadesi, sağ tarafın özelliklerini taşıyan ve o tarafa mensup olan kimseleri ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sahib' kelimesinin 'bir şeye sürekli olarak eşlik eden, onunla birlikte bulunan' kişi için kullanıldığını açıklar. 'Ashâbü'l-yemîn' tabiri, cennetliklerin, amel defterleri sağdan verilenlerin, bu vasfı sürekli taşıyan ve bu zümreye ait olan kişiler olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ashâb' kelimesinin Kur'an'da belirli bir gruba, zümreye veya özelliğe mensup olanları ifade etmek için kullanıldığını belirtir. 'Ashâbü'l-yemîn' kavramı, Kur'an'ın eskatolojik tasvirlerinde önemli bir yer tutar ve kurtuluşa erenleri simgeler."}]},{"word":"ٱلْيَمِينِ","root":"ي م ن","rootLatin":"y-m-n","meaning":"Bu kelime, 'sağ taraf, bereket, uğur' anlamlarına gelir ve burada kurtuluş, mutluluk ve cennet ehli olmayı sembolize eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yemîn' kelimesinin mecazi olarak 'kuvvet, bereket ve uğur' anlamlarına geldiğini belirtir. Kur'an'da 'ashâbü'l-yemîn' ifadesi, amel defterleri sağdan verilen ve cennete giden bahtiyar kimseleri ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yemîn'in hem 'sağ el' hem de 'bereket, uğur' anlamlarına geldiğini açıklar. Kur'an'da 'ashâbü'l-yemîn' tabiri, hayırlı ve mübarek olan, kurtuluşa eren kimseleri ifade etmek için kullanılır ve bu ayette de bu anlamı taşır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'yemîn' kelimesinin Kur'an'daki kullanımlarının sadece yön belirtmekle kalmayıp, aynı zamanda 'uğur, bereket, güç ve kurtuluş' gibi pozitif çağrışımlara sahip olduğunu vurgular. 'Ashâbü'l-yemîn' kavramı, bu olumlu anlamların birleşimiyle cennetlikleri ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hesap-mizan","ahiret-mukafat","cennet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَمَّآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ama"},{"position":2,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"eğer"},{"position":3,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idi"},{"position":4,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den"},{"position":5,"surface":"أَصْحَـٰبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"Ef'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sahipleri"},{"position":6,"surface":"ٱلْيَمِينِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-م-ن","rootLatin":"y-m-n","lemma":"يَمِين","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sağ"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/74-96*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/90*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/88-94*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/90*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/88-94*
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/74-96*
