# Vâkıa Sûresi, 93. Âyet (56:93)

> فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

*Fenuzulun min hamîm(in)*

**Meal (Diyanet):** (92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/93

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Vâkıa Suresi'nin 93. ayeti, ahiret azabının bir tasvirini sunarak, 'nüzül' ve 'hamîm' kavramları üzerinden cehennem ehlinin karşılaşacağı acı verici ikramı dilbilimsel bir derinlikle ifade etmektedir. Ayet, bu iki anahtar kelime aracılığıyla hem maddi hem de manevi bir azap tablosu çizmektedir.","keyConcepts":[{"word":"فَنُزُلٌ","root":"ن ز ل","rootLatin":"n-z-l","meaning":"Bu bağlamda, cehennem ehli için hazırlanan, ikram veya konukluk olarak sunulan azap türüdür.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nüzül' kelimesinin aslen misafir için hazırlanan yiyecek ve içecek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı ise, cehennem ehli için hazırlanan azabın, dünyadaki misafirperverliğin tam tersi bir 'ikram' olarak sunulması suretiyle, alaycı ve aşağılayıcı bir üslup taşıdığını vurgular. Bu, azabın kaçınılmazlığını ve 'hak edilmiş' bir karşılık olduğunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nüzül' kelimesini 'misafir ağırlama' veya 'misafire sunulan ilk ikram' olarak açıklar. Ayetteki 'kaynar sudan konukluk' ifadesi, bu kelimenin mecazi kullanımına işaret eder; zira burada bir ikramdan ziyade bir azap söz konusudur. Bu mecaz, cehennem ehlinin durumunun vahametini ve onlara sunulanın aslında bir 'ağırlama' değil, bir 'ceza' olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nüzül' gibi kelimelerin Kur'an'daki kullanımının, dünyevi kavramların ahirete uyarlanmasıyla yeni bir semantik alan kazandığını belirtir. Bu ayette 'nüzül', dünyadaki olumlu çağrışımının aksine, ahiretteki azabın bir parçası olarak, ilahi adaletin tecellisi ve günahkarların hak ettiği karşılık olarak sunulan 'ikram'ın ironik bir biçimi olarak karşımıza çıkar."}]},{"word":"حَمِيمٍ","root":"ح م م","rootLatin":"h-m-m","meaning":"Bu ayette, cehennemde günahkarlara içirilecek olan son derece kaynar ve yakıcı suyu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hamîm' kelimesini 'şiddetli sıcak su' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, cehennem azabının bir parçası olarak, içildiğinde bağırsakları parçalayan, yakıcı ve acı verici bir sıvıya işaret eder. Bu, sadece susuzluğu gidermeyen, aksine azabı artıran bir 'içecek'tir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hamîm' kelimesinin 'şiddetli sıcaklık' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle cehennem ehlinin içeceği veya yıkanacağı su için kullanıldığını belirtir. Vâkıa 93'teki 'hamîm', 'nüzül' ile birlikte kullanılarak, cehennemdeki 'ikram'ın ne denli korkunç ve acı verici olduğunu vurgular; bu, dünyadaki sıcak suyun çok ötesinde, yakıcı bir azaptır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hamîm' kelimesinin kökenindeki 'şiddetli sıcaklık' ve 'yakınlık' anlamlarına dikkat çeker. Ayetteki 'hamîm', cehennem ehlinin kaçamayacağı, onlara 'yakın' olan ve onları çepeçevre kuşatan bir azap unsuru olarak tasvir edilir. Bu, sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir tür kuşatıcı ve boğucu bir sıcaklıktır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hamîm' kelimesinin Kur'an'daki semantik alanını incelerken, bu kelimenin sadece fiziksel bir sıcaklığı değil, aynı zamanda azabın şiddetini ve acı vericiliğini de ifade ettiğini belirtir. Vâkıa 93'te 'hamîm', 'nüzül' ile birleşerek, cehennemdeki 'ikram'ın, dünyevi beklentilerin tamamen tersine, en şiddetli azap biçimlerinden biri olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o zaman/böylece"},{"position":1,"surface":"نُزُلٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ن-ز-ل","rootLatin":"n-z-l","lemma":"نُزُل","form":"Fu'ul","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (haberi mahzuf)","gloss":"konukluk/ağırlama"},{"position":2,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den/-dan"},{"position":3,"surface":"حَمِيمٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-م-م","rootLatin":"ḥ-m-m","lemma":"حَمِيم","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kaynar su"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/74-96*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/88-94*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/88-94*
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/74-96*
