# Vâkıa Sûresi, 96. Âyet (56:96)

> فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

*Fesebbih bismi rabbike-l'azîm(i)*

**Meal (Diyanet):** Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/56/96

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın azametini vurgulayarak O'nu tesbih etme emrini içermektedir. Temel kavramlar, tesbihin mahiyetini, Rabbin yüceliğini ve ismin önemini dilbilimsel ve semantik açıdan ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَسَبِّحْ","root":"س ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, O'nu yüceltmek ve şanını anmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tesbih' kelimesinin kök anlamının 'hızla gitmek' olduğunu belirtir. Allah'ı tesbih etmek ise, O'nu noksan sıfatlardan uzak tutarak, O'nun yüceliğini ve kemalini süratle ve sürekli olarak anmak, O'nun şanına yakışmayan her şeyden tenzih etmektir. Ayetteki 'fesebbih' emri, bu tenzih ve yüceltme eyleminin sürekliliğini ve gerekliliğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'tesbih'in mecazi olarak 'Allah'ı yüceltmek ve O'nu noksan sıfatlardan tenzih etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, müminlere Rablerinin azametini idrak ederek O'nu her türlü eksiklikten arındırma ve övgüyle anma görevini yükler."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'tesbih' kavramının Kur'an'daki temel anlamının 'Allah'ı yüceltmek ve O'nun aşkınlığını ifade etmek' olduğunu vurgular. Bu, sadece sözlü bir eylem değil, aynı zamanda Allah'ın mutlak kudretini ve kemalini kalben tasdik etmeyi ve O'na karşı duyulan saygıyı ifade etmeyi içerir. Ayetteki emir, bu derin dinî ve ahlakî tutumun bir gereğidir."}]},{"word":"بِٱسْمِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Allah'ın zatına delalet eden ve O'nun sıfatlarını ifade eden kelime veya lafız.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ism' kelimesinin 'semâ' (yükseklik) kökünden geldiğini ve bir şeyin mahiyetini veya niteliğini gösteren lafız olduğunu belirtir. 'Bi-ismi Rabbike' ifadesi, tesbihin doğrudan Allah'ın zatına değil, O'nun isimleri aracılığıyla yapıldığını, yani O'nun sıfatları ve tecellileri üzerinden O'nun yüceliğinin idrak edildiğini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ism'in bir şeyi diğerlerinden ayıran ve ona delalet eden lafız olduğunu açıklar. Ayetteki 'bi-ismi Rabbike' ifadesi, tesbihin Allah'ın isimleri ve sıfatları vasıtasıyla gerçekleştirilmesinin önemini vurgular; zira Allah'ın azameti ve yüceliği en iyi O'nun isimleri aracılığıyla kavranabilir."}]},{"word":"رَبِّكَ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Terbiye eden, yetiştiren, sahip olan, idare eden ve hükmeden yüce varlık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Rab' kelimesinin 'terbiye etmek, yetiştirmek, sahip olmak, idare etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Allah için kullanıldığında, O'nun yaratma, rızık verme, yönetme ve her şeyi kemale erdirme sıfatlarını kapsar. Ayetteki 'Rabbin' ifadesi, tesbihin, kendisini terbiye eden, koruyan ve nimetlendiren Yaratıcı'ya yönelik olması gerektiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Rab' kelimesinin 'sahip, malik, efendi, terbiye edici' gibi geniş anlamlara sahip olduğunu ifade eder. Kur'an'da Allah için kullanıldığında, O'nun mutlak egemenliğini, yaratıcılığını ve tüm varlıklar üzerindeki hükümranlığını ifade eder. Ayetteki 'Rabbin' kelimesi, tesbihin muhatabının, tüm bu sıfatlara sahip olan yüce varlık olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'Rab' kavramının Kur'an'da 'yaratma, rızıklandırma, yönetme ve terbiye etme' gibi temel işlevleri içeren bir anlam alanına sahip olduğunu belirtir. Bu ayette 'Rabbin' ifadesi, tesbihin, insanın varoluşsal bağımlılığını ve minnettarlığını ifade ettiği, kendisini var eden ve yaşatan kudrete yönelik bir eylem olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْعَظِيمِ","root":"ع ظ م","rootLatin":"a-z-m","meaning":"Büyüklük, yücelik ve azamet sahibi olan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azîm' kelimesinin 'büyük, yüce, şerefli' anlamlarına geldiğini ve Allah için kullanıldığında O'nun zatının, sıfatlarının ve fiillerinin büyüklüğünü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-Azîm' sıfatı, tesbihin, büyüklüğü ve yüceliği akılların idrak edemeyeceği kadar sonsuz olan bir Rabbe yönelik olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'azîm'in 'büyüklük ve yücelik' anlamlarını taşıdığını ve Allah'a nispet edildiğinde O'nun mutlak kudretini, ilmini ve hikmetini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'Rabbinin el-Azîm' sıfatıyla nitelenmesi, tesbihin, O'nun bu eşsiz azameti karşısında duyulan hayranlık ve saygının bir ifadesi olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'azîm' kelimesinin 'büyük ve yüce' anlamlarını taşıdığını ve Allah'ın sıfatı olarak kullanıldığında O'nun şanının ve kudretinin büyüklüğünü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-Azîm' sıfatı, müminlere tesbih ederken Rablerinin sınırsız büyüklüğünü ve yüceliğini daima hatırlamaları gerektiğini telkin eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["zikir","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"öyleyse"},{"position":1,"surface":"سَبِّحْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"س-ب-ح","rootLatin":"s-b-h","lemma":"تَسْبِيح","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için meczûm","gloss":"tesbih et"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"ٱسْمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"اِسْم","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"adıyla"},{"position":3,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbinin"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî mahallen mecrûr","gloss":"senin"},{"position":4,"surface":"ٱلْعَظِيمِ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ع-ظ-م","rootLatin":"'-z-m","lemma":"عَظِيم","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin (رَبِّكَ) sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"çok büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/96*
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/74-96*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/96*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/96*
- **Vâkı'a Sûresi** · *56/96*
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *56/74-96*
