# Hadîd Sûresi, 2. Âyet (57:2)

> لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ ۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

*Lehu mulku-ssemâvâti vel-ard(i)(s) yuhyî ve yumît(u)(s) ve huve ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)*

**Meal (Diyanet):** Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca O'nundur. Diriltir, öldürür. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/57/2

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hadîd Suresi'nin bu ayeti, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini, hayat ve ölüm üzerindeki kudretini ve her şeye gücünün yettiğini vurgulayan temel kavramlar içermektedir. Ayet, Allah'ın yaratıcı ve yönetici vasıflarını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"مُلْكُ","root":"م ل ك","rootLatin":"m-l-k","meaning":"Allah'ın gökler ve yer üzerindeki mutlak egemenliği, hükümranlığı ve mülkiyeti.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mülk (ملك), bir şey üzerinde tam tasarruf ve egemenlik hakkına sahip olmak demektir. Ayetteki 'lehû mülkü' ifadesi, göklerin ve yerin yaratılış ve idaresinin yalnızca Allah'a ait olduğunu, O'nun bu varlıklar üzerindeki mutlak hükümranlığını ve tasarrufunu ifade eder. Bu, Allah'ın her şeyi dilediği gibi yönetme kudretini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Mülk (ملك), bir şey üzerinde hem tasarruf hem de sahip olma yetkisini kapsar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın gökler ve yer üzerindeki hem yaratıcı hem de yönetici gücünü, yani her şeyi kendi iradesiyle var edip idare etme yetkisini vurgular. Bu, O'nun mutlak otoritesini ve kimseye muhtaç olmadığını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'mülk' kavramı, Allah'ın evren üzerindeki mutlak egemenliğini ve hükümranlığını ifade eder. Bu, sadece sahiplik değil, aynı zamanda yaratma, yönetme ve kontrol etme gücünü de içerir. Ayetteki 'lehû mülkü' ifadesi, Allah'ın kozmik düzenin tek ve yegane hakimi olduğunu, başka hiçbir varlığın bu egemenliğe ortak olamayacağını vurgular."}]},{"word":"يُحْىِۦ","root":"ح ي ي","rootLatin":"h-y-y","meaning":"Allah'ın cansız varlıklara hayat vermesi, ölüleri diriltmesi ve varlıkları canlı kılması.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Yuhyî (يُحْيِي), 'hayat verir' demektir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın cansız varlıklara hayat vermesi, ölüleri diriltmesi ve genel olarak varlıkları canlı kılması anlamındadır. Bu, Allah'ın yaratma ve yeniden yaratma gücünün bir tezahürüdür."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayat (حياة) kökünden gelen yuhyî (يُحْيِي), bir şeye hayat bahşetmek, onu canlı kılmak demektir. Kur'an'da bu fiil, hem fiziksel olarak ölüleri diriltmeyi hem de manevi olarak kalpleri ihya etmeyi ifade eder. Bu ayette ise, Allah'ın evrendeki canlılığı var eden ve sürdüren mutlak gücünü, yani ölümden sonra diriltme kudretini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Yuhyî (يُحْيِي) fiili, Kur'an'da Allah'ın hayat verici sıfatını ifade eder. Bu, sadece canlıların yaratılışını değil, aynı zamanda ölü toprağa yağmurla hayat vermeyi ve ahirette ölüleri diriltmeyi de kapsar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın varlıkları yoktan var etme ve yok olduktan sonra tekrar var etme kudretini gösterir."}]},{"word":"وَيُمِيتُ","root":"م و ت","rootLatin":"m-w-t","meaning":"Allah'ın canlı varlıkların hayatına son vermesi, onları öldürmesi.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Yumît (يُمِيتُ), 'öldürür' demektir. Bu fiil, Allah'ın canlı varlıkların hayatına son verme kudretini ifade eder. Ayetteki 'yuhyî ve yumît' ifadesi, Allah'ın hayat ve ölüm üzerindeki mutlak kontrolünü ve tasarrufunu mecazi bir anlatımla ortaya koyar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mevt (موت) kökünden gelen yumît (يُمِيتُ), bir şeyin hayatına son vermek, onu ölü kılmak demektir. Kur'an'da bu fiil, Allah'ın canlılar üzerindeki mutlak kudretini, yani hayatı veren olduğu gibi onu alan da olduğunu gösterir. Bu ayette, Allah'ın evrendeki yaşam döngüsünü yöneten yegane güç olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'yumît' fiili, Allah'ın hayatı sona erdirme gücünü ifade eder ve genellikle 'yuhyî' fiiliyle birlikte kullanılarak Allah'ın hayat ve ölüm üzerindeki mutlak egemenliğini vurgular. Bu ikili ifade, Allah'ın varlıkları yaratma ve yok etme döngüsündeki nihai otoritesini gösterir."}]},{"word":"قَدِيرٌ","root":"ق د ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"Allah'ın her şeye gücünün yetmesi, mutlak kudret sahibi olması.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Kadîr (قدير), her şeye gücü yeten, mutlak kudret sahibi demektir. Bu isim, Allah'ın hiçbir şeyden aciz olmadığını, her şeyi dilediği gibi yapmaya muktedir olduğunu ifade eder. Ayetteki 'alâ külli şey'in kadîr' ifadesi, Allah'ın kudretinin sınırsız ve her şeyi kapsayıcı olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kudret (قدر) kökünden gelen Kadîr (قدير), bir şeyi yapmaya muktedir olmak, gücü yetmek anlamındadır. Allah için kullanıldığında, O'nun gücünün sınırsız olduğunu, hiçbir şeyin O'nu aciz bırakamayacağını ifade eder. Bu ayette, Allah'ın göklerin ve yerin mülküne sahip olması, diriltmesi ve öldürmesi gibi fiillerinin temelinde yatan mutlak kudretini belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kadîr (قدير), Allah'ın sıfatlarından olup, O'nun her şeyi takdir etme ve bu takdirini gerçekleştirme gücüne sahip olduğunu gösterir. Ayetteki 've hüve alâ külli şey'in kadîr' ifadesi, Allah'ın kudretinin evrensel ve mutlak olduğunu, hiçbir varlığın veya olayın O'nun gücünün dışında kalamayacağını kesin bir dille ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","esma-i-husna","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için, ait"},{"position":1,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"O'na"},{"position":2,"surface":"مُلْكُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","lemma":"مُلْك","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"mülkü, hükümranlığı"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاوَات","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"göklerin"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yerin"},{"position":5,"surface":"يُحْىِۦ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"h-y-y","lemma":"أَحْيَا","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"diriltir"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"يُمِيتُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-و-ت","rootLatin":"m-w-t","lemma":"أَمَاتَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki merfû fiile atfedildiği için merfû","gloss":"öldürür"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"O"},{"position":8,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine, hakkında"},{"position":9,"surface":"كُلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"her"},{"position":10,"surface":"شَىْءٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"ş-y-ʾ","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":11,"surface":"قَدِيرٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"قَدِير","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"kadir, gücü yeten"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hadîd Sûresi** · *57/2*
- **Hadîd Sûresi** · *57/2*
- **Hadîd Sûresi** · *57/2*
- **Hadîd Sûresi** · *57/2*
