# Mücâdele Sûresi, 21. Âyet (58:21)

> كَتَبَ ٱللَّهُ لَأَغْلِبَنَّ أَنَا۠ وَرُسُلِىٓ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِىٌّ عَزِيزٌ

*Keteba(A)llâhu leaġlibenne enâ ve rusulî(c) inna(A)llâhe kaviyyun ‘azîz(un)*

**Meal (Diyanet):** Allah, "Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz" diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/58/21

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mücadele Suresi 21. ayet, Allah'ın peygamberlerine zafer vaadini ve kendi kudretini vurgulamaktadır. Ayet, ilahi iradenin kesinliğini ve Allah'ın mutlak gücünü 'yazma', 'üstün gelme', 'kuvvetli' ve 'güçlü' kavramları üzerinden ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"كَتَبَ","root":"ك ت ب","rootLatin":"k-t-b","meaning":"Allah'ın bir şeyi kesin ve değişmez bir şekilde takdir etmesi, hükmetmesi ve ilahi iradesini bildirmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ketebe' kelimesinin asıl anlamının 'harfleri bir araya getirmek' olduğunu belirtir. Ancak Kur'an'da bu kelime, 'farz kılmak, takdir etmek, hükmetmek' anlamlarında da kullanılır. Bu ayette ise Allah'ın peygamberlerine zafer vaadini kesin bir hüküm olarak takdir etmesi ve bunu bildirmesi anlamındadır, yani ilahi bir ferman gibidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ketebe' fiilinin burada 'hükmetti, takdir etti' manasında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'Allah yazdı' ifadesi, Allah'ın bu zaferi kesinleştirdiğini ve bunun gerçekleşeceğini bildirdiğini mecazi olarak anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kitab' ve türevlerinin Kur'an'da ilahi iradenin ve takdirin ifadesi olarak kullanıldığını belirtir. 'Ketebe' fiili, Allah'ın evrensel yasalarını, hükümlerini ve vaatlerini belirlemesi anlamında olup, bu ayette peygamberlere zafer vaadinin ilahi bir 'yazı' ile kesinleştirildiğini gösterir."}]},{"word":"لَأَغْلِبَنَّ","root":"غ ل ب","rootLatin":"ğ-l-b","meaning":"Kesinlikle üstün gelmek, galip gelmek, yenmek ve zafer kazanmak anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ğalebe' fiilinin 'birine karşı üstün gelmek, onu yenmek' manasına geldiğini açıklar. Ayetteki 'le-ağlibenne' ifadesi, Allah'ın ve peygamberlerinin düşmanlarına karşı mutlak ve kesin bir zafer kazanacağını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ğalebe' kelimesinin 'bir şeyi yenmek, ona üstün gelmek' olduğunu belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın kendi iradesiyle ve peygamberleri aracılığıyla hakikatin batıla karşı mutlak galibiyetini ifade eder. Lam-ı te'kid ve nun-u te'kid ile pekiştirilmesi, bu zaferin kaçınılmazlığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ğalebe' kökünün Kur'an'da genellikle 'üstün gelme, yenme, hâkim olma' anlamlarında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'le-ağlibenne' ifadesi, Allah'ın peygamberlerine verdiği zafer vaadinin kesinliğini ve ilahi kudretin tecellisini vurgular."}]},{"word":"قَوِىٌّ","root":"ق و ي","rootLatin":"k-v-y","meaning":"Mutlak güce, kudrete ve sağlamlığa sahip olan, hiçbir şekilde zayıflık göstermeyen anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kuvvet' kelimesinin 'bir şeyin sağlamlığı ve dayanıklılığı' olduğunu belirtir. Allah için kullanıldığında 'Kavî', O'nun mutlak ve sınırsız gücünü, kudretini ifade eder. Bu ayette, Allah'ın peygamberlerine zafer vaadini gerçekleştirebilecek sonsuz güce sahip olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kuvvet'in 'bir şeyi yapmaya muktedir olma' hali olduğunu açıklar. Allah'ın 'Kavî' olması, O'nun her şeye gücünün yettiğini, hiçbir şeyin O'nu aciz bırakamayacağını ve vaatlerini kesinlikle yerine getireceğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Kavî' isminin Allah'ın sıfatlarından olduğunu ve O'nun mutlak kudretini, her şeye gücünün yettiğini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın peygamberlerine verdiği zafer vaadinin, O'nun sınırsız gücü sayesinde kesinlikle gerçekleşeceğinin bir teminatıdır."}]},{"word":"عَزِيزٌ","root":"ع ز ز","rootLatin":"a-z-z","meaning":"Yenilmez, mağlup edilemez, yüce, şerefli ve kudretli olan, her şeye galip gelen anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azîz' kelimesinin asıl anlamının 'nadirlik, zor bulunurluk' olduğunu, buradan da 'güçlü, yenilmez, yüce' manalarına geldiğini ifade eder. Allah için kullanıldığında 'Azîz', O'nun mutlak üstünlüğünü, yenilmezliğini ve her şeye galip gelmesini ifade eder. Bu ayette, Allah'ın vaadini gerçekleştirmede hiçbir engelle karşılaşmayacağını ve O'nun iradesinin her zaman üstün geleceğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'Azîz' isminin Allah'ın sıfatlarından olduğunu ve O'nun 'mağlup edilemez, her şeye galip gelen, yüce ve şerefli' olduğunu belirtir. Ayetteki 'Azîz' kelimesi, Allah'ın peygamberlerine zafer vaadinin, O'nun mutlak kudreti ve yenilmezliği sayesinde kesinlikle gerçekleşeceğini pekiştirir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Azîz' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak gücünü, yenilmezliğini ve üstünlüğünü ifade eden merkezi bir kavram olduğunu belirtir. Bu ayette 'Kavî' ile birlikte kullanılması, Allah'ın hem içsel gücünün (Kavî) hem de dışsal olarak her şeye galip gelme (Azîz) özelliğinin altını çizer, böylece peygamberlere verilen zafer vaadinin kesinliğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","peygamberlik","esma-i-husna","kader"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَتَبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كَتَبَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yazdı"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":3,"surface":"لَأَغْلِبَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"غ-ل-ب","rootLatin":"gh-l-b","lemma":"غَلَبَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tekid Nûnu ile birleştiği için mebnî","gloss":"mutlaka üstün geleceğim"},{"position":4,"surface":"أَنَا۠","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî zamir","gloss":"ben"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"رُسُلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Ma'tûf olduğu için merfû","gloss":"elçilerim"},{"position":5,"surface":"ىٓ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"benim"},{"position":6,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah"},{"position":8,"surface":"قَوِىٌّ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ق-و-ي","rootLatin":"q-w-y","lemma":"قَوِيّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"kuvvetli"},{"position":9,"surface":"عَزِيزٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ز-ز","rootLatin":"ʿ-z-z","lemma":"عَزِيز","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İkinci haber veya sıfat olduğu için merfû","gloss":"güçlü"}]
