# En'âm Sûresi, 100. Âyet (6:100)

> وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ ٱلْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ ۖ وَخَرَقُوا۟ لَهُۥ بَنِينَ وَبَنَـٰتٍۭ بِغَيْرِ عِلْمٍ ۚ سُبْحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يَصِفُونَ

*Vece'alû li(A)llâhi şurakâe-lcinne veḣalekahum(s) veḣarakû lehu benîne vebenâtin biġayri ‘ilm(in)(c) subhânehu vete'âlâ ‘ammâ yasifûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bir de cinleri Allah'a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah'a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/100

---

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","tevhid","yaratilis","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"جَعَلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kıldılar, yaptılar"},{"position":2,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":3,"surface":"شُرَكَآءَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"ş-r-k","lemma":"شَرِيك","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ortaklar"},{"position":4,"surface":"ٱلْجِنَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جِنّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (veya bedel)","gloss":"cinleri"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"خَلَقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"ḫ-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattı"},{"position":5,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"خَرَقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ر-ق","rootLatin":"ḫ-r-q","lemma":"خَرَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uydurdular"},{"position":7,"surface":"لَهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":7,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"O'na"},{"position":8,"surface":"بَنِينَ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Müzekker Sâlim","root":"ب-ن-ي","rootLatin":"b-n-y","lemma":"اِبْن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"oğullar"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"بَنَـٰتٍۭ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Müennes Sâlim","root":"ب-ن-ي","rootLatin":"b-n-y","lemma":"بِنْت","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf yoluyla mansûb","gloss":"kızlar"},{"position":10,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":10,"surface":"غَيْرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ر","rootLatin":"ğ-y-r","lemma":"غَيْر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dışı, olmaksızın"},{"position":11,"surface":"عِلْمٍ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عِلْم","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bilgi"},{"position":12,"surface":"سُبْحَـٰنَهُۥ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ب-ح","rootLatin":"s-b-ḥ","lemma":"سُبْحَان","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlak olduğu için mansûb","gloss":"münezzehtir"},{"position":12,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"O"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"تَعَـٰلَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ل-و","rootLatin":"'-l-w","lemma":"تَعَالَى","form":"Tefâ'ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yücedir"},{"position":14,"surface":"عَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den"},{"position":14,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":15,"surface":"يَصِفُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ص-ف","rootLatin":"w-ṣ-f","lemma":"وَصَفَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"vasıflandırıyorlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"En'âm Suresi'nin 100. ayeti, müşriklerin Allah'a ortak koşma ve O'na çocuk isnat etme sapkınlıklarını ele almaktadır. Ayet, 'şürekâ', 'halaka' ve 'haraka' gibi anahtar kavramlar üzerinden bu inançların temelsizliğini ve Allah'ın yüceliğini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"شُرَكَآءَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Allah'a ortak koşulan varlıklar, eşler veya benzerler anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şirk (شِرْك), iki veya daha fazla şeyin bir araya gelmesi, ortak olması demektir. Şerîk (شَرِيك) ise ortak olandır. Ayetteki 'şürekâ' (شُرَكَاء) kelimesi, Allah'ın uluhiyetinde ve rububiyetinde O'na eş koşulan, O'nunla birlikte ibadet edilen varlıkları ifade eder. Bu bağlamda cinler, Allah'a ortak koşulan varlıklar olarak zikredilmiştir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Şerîk (شَرِيك) kelimesi, bir işte veya mülkte ortak olanı ifade eder. Ayetteki 'şürekâ' (شُرَكَاء) ise, Allah'a ortak koşulan, O'nunla birlikte ilahlık vasfı atfedilen varlıkları mecazi olarak anlatır. Burada cinlerin Allah'a ortak koşulması, onların Allah ile aynı mertebede tutulması anlamındadır."}]},{"word":"خَلَقَهُمْ","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-k","meaning":"Allah'ın cinleri yoktan var etmesi, yaratması anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Halk (خَلْق), bir şeyi takdir etmek, ölçüyle yapmak ve yoktan var etmek demektir. Ayetteki 'halakahum' (خَلَقَهُمْ) ifadesi, Allah'ın cinleri, hiçbir örneği olmaksızın, kendi kudretiyle yarattığını belirtir. Bu, müşriklerin cinleri Allah'a ortak koşmalarının anlamsızlığını vurgular, zira ortak koştukları varlıklar dahi O'nun yaratıklarıdır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Halk (خَلْق), bir şeyi takdir etmek ve onu yoktan var etmektir. Allah'ın yaratması, bir şeyi örneksiz ve benzersiz bir şekilde meydana getirmesidir. Ayetteki 'halakahum' (خَلَقَهُمْ) ifadesi, cinlerin Allah tarafından yaratıldığını, dolayısıyla yaratılmış bir varlığın yaratıcısına ortak olamayacağını açıkça ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'halk' (خَلْق) kavramı, Allah'ın mutlak yaratıcılığını ve evrendeki her şeyin O'nun eseri olduğunu ifade eder. 'Halakahum' (خَلَقَهُمْ) ifadesi, cinlerin de diğer tüm varlıklar gibi Allah'ın yaratmasıyla var olduğunu, dolayısıyla onların ilahlık vasfına sahip olamayacağını vurgular. Bu, müşriklerin inanç sistemindeki temel çelişkiyi gösterir."}]},{"word":"وَخَرَقُوا۟","root":"خ ر ق","rootLatin":"h-r-k","meaning":"Allah'a asılsız yere, uydurma ve yalan bir şekilde oğullar ve kızlar isnat etmeleri anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Harak (خَرْق), bir şeyi yırtmak, delmek veya asılsız bir iddiada bulunmak anlamlarına gelir. Ayetteki 'harakû' (خَرَقُوا) fiili, müşriklerin Allah'a oğullar ve kızlar isnat etmelerinin, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan, uydurma ve yalan bir iddia olduğunu mecazi olarak ifade eder. Sanki onlar, bu iddialarıyla gerçeği yırtıp parçalamışlardır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Harak (خَرْق), bir şeyi kasten ve haksız yere yapmak, bozmak veya uydurmak demektir. Ayetteki 'harakû' (خَرَقُوا) fiili, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etmelerinin, hiçbir delile dayanmayan, tamamen kendi zanlarına ve uydurmalarına dayalı bir iftira olduğunu belirtir. Bu, onların Allah hakkında bilmeden konuşmalarını ve büyük bir hata işlemelerini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Harak (خَرْق), bir şeyi delmek, yırtmak ve bir şeyi asılsız yere iddia etmek anlamlarına gelir. Ayetteki 'harakû' (خَرَقُوا) fiili, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etmelerinin, hakikati delip geçerek, tamamen temelsiz ve uydurma bir iddia olduğunu vurgular. Bu, onların Allah'ın yüceliğine ve birliğine karşı işledikleri büyük bir cürettir."}]},{"word":"بِغَيْرِ عِلْمٍ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Hiçbir bilgiye, delile veya kanıta dayanmaksızın, tamamen cehaletle hareket etmeleri anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlm (عِلْم), bir şeyi olduğu gibi idrak etmek, kavramak ve kesin bilgiye sahip olmaktır. Ayetteki 'biğayri ilmin' (بِغَيْرِ عِلْمٍ) ifadesi, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etmelerinin, hiçbir bilgiye, delile veya akli dayanağa sahip olmaksızın, tamamen cehalet ve zan üzerine kurulu olduğunu vurgular. Bu, onların iddialarının batıl olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlm (عِلْم), bir şeyin hakikatini idrak etmektir. 'Biğayri ilmin' (بِغَيْرِ عِلْمٍ) ifadesi, bir şeyin bilgisizce, delilsiz ve kanıtsız bir şekilde yapıldığını veya söylendiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etmelerinin, hiçbir ilahi vahye veya akli delile dayanmadığını, tamamen kendi uydurmaları olduğunu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'ilm' (عِلْم) kavramı, genellikle doğru ve kesin bilgiyi ifade ederken, 'biğayri ilmin' (بِغَيْرِ عِلْمٍ) ifadesi, bir eylemin veya iddianın bilgisizlik, zan veya cehalet üzerine kurulu olduğunu gösterir. Bu ayette, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etmelerinin, ilahi gerçeklikten uzak, tamamen temelsiz bir iddia olduğunu vurgular."}]},{"word":"سُبْحَـٰنَهُۥ","root":"س ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Allah'ın her türlü noksanlıktan, eksiklikten ve müşriklerin O'na isnat ettiği her türlü vasıftan münezzeh ve yüce olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sübhan (سُبْحَان), Allah'ı her türlü noksanlıktan tenzih etmek, O'nu yüceltmek demektir. Ayetteki 'Sübhanehû' (سُبْحَانَهُ) ifadesi, Allah'ın, müşriklerin O'na isnat ettiği çocuk edinme gibi tüm eksikliklerden ve yanlış vasıflandırmalardan mutlak anlamda uzak ve yüce olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın kemal sıfatlarının bir ifadesidir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sübhan (سُبْحَان), Allah'ı her türlü kusurdan, eksiklikten ve şerikten tenzih etmektir. 'Sübhanehû' (سُبْحَانَهُ) ifadesi, Allah'ın, müşriklerin O'na yakıştırdığı oğullar ve kızlar edinme gibi vasıflardan tamamen arınmış olduğunu, O'nun bu tür beşeri özelliklerden münezzeh olduğunu kesin bir dille belirtir."}]},{"word":"وَتَعَـٰلَىٰ","root":"ع ل و","rootLatin":"a-l-v","meaning":"Allah'ın, müşriklerin O'na yakıştırdığı vasıflardan çok daha yüce, üstün ve aşkın olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ta'âlâ (تَعَالَى), yücelmek, üstün olmak ve aşkın olmak demektir. Ayetteki 've te'âlâ' (وَتَعَالَى) ifadesi, Allah'ın, müşriklerin O'na isnat ettiği her türlü noksan ve yanlış vasıftan çok daha yüce, aşkın ve üstün olduğunu vurgular. Bu, O'nun mutlak kemalini ve yaratılmışlara benzemezliğini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ta'âlâ (تَعَالَى) fiili, Allah'ın zatının ve sıfatlarının, yaratılmışların tasavvur edebileceği her türlü eksiklikten ve benzerlikten münezzeh olduğunu ifade eder. Ayetteki 've te'âlâ' (وَتَعَالَى) ifadesi, müşriklerin Allah'a çocuk isnat etmeleri gibi yanlış vasıflandırmaların, O'nun yüce makamına asla yakışmadığını ve O'nun bu tür düşüncelerden çok daha üstün olduğunu belirtir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/100*
- **En'âm Sûresi** · *6/100*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/100*
- **En'âm Sûresi** · *6/100*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
