# En'âm Sûresi, 117. Âyet (6:117)

> إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِۦ ۖ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

*İnne rabbeke huve a'lemu men yadillu ‘an sebîlih(i)(s) vehuve a'lemu bilmuhtedîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir ve yine O, doğru yolu bulanları en iyi bilendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/117

---

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","ilim-hikmet","tevhid"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":2,"surface":"رَبَّكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Rabbin"},{"position":2,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":3,"surface":"هُوَ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"O"},{"position":4,"surface":"أَعْلَمُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"أَعْلَم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Huve'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"daha iyi bilen"},{"position":5,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için mahallen mansûb (temyiz)","gloss":"kim"},{"position":6,"surface":"يَضِلُّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"ضَلَّ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"sapar"},{"position":7,"surface":"عَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":8,"surface":"سَبِيلِهِۦ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yolu"},{"position":8,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":9,"surface":"وَهُوَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"هُوَ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"O"},{"position":10,"surface":"أَعْلَمُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"أَعْلَم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Huve'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"daha iyi bilen"},{"position":11,"surface":"بِٱلْمُهْتَدِينَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-i"},{"position":11,"surface":"ٱلْمُهْتَدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"مُهْتَدِي","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"doğru yolda olanlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"En'âm Suresi 117. ayet, Allah'ın ilminin kuşatıcılığını ve O'nun doğru yoldan sapanları ve hidayete erenleri en iyi bilen olduğunu vurgular. Ayet, 'bilmek', 'sapmak' ve 'hidayete ermek' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi adaleti ve rehberliği ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"رَبَّكَ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Ayette, evreni ve insanı yaratan, terbiye eden, sahip çıkan ve yöneten yüce varlık olan Allah'ı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rabb kelimesi, terbiye etmek, bir şeyi aşama aşama kemale erdirmek anlamlarına gelir. Allah için kullanıldığında, yaratma, rızık verme, terbiye etme ve sahip olma gibi tüm ilahi sıfatları kapsar. Ayetteki 'Rabbin' ifadesi, Allah'ın kulları üzerindeki mutlak otoritesini ve onları en iyi tanıyan olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Rab, hem malik (sahip) hem de müdebbir (işleri çekip çeviren) demektir. Allah'a nispet edildiğinde, O'nun her şeyin sahibi ve yöneticisi olduğu, her şeyi terbiye edip kemale erdirdiği anlamını taşır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kullarının durumunu, kimin saptığını ve kimin doğru yolda olduğunu en iyi bilen olduğunu ifade eder."}]},{"word":"أَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Ayette, Allah'ın her şeyi en iyi ve eksiksiz bir şekilde bildiğini, ilminin mutlak ve kuşatıcı olduğunu ifade eden üstünlük sıfatıdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Alim kelimesi, bilmek fiilinden türemiştir. 'A'lemu' ise 'en iyi bilen' anlamına gelir. Ayette, Allah'ın kullarının hallerini, onların sapmalarını ve hidayetlerini diğer tüm varlıklardan daha iyi bildiğini belirtir, bu da O'nun ilminin sınırsızlığını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"A'lemu, ism-i tafdîl olup, ilimde en üstün olanı ifade eder. Allah için kullanıldığında, O'nun ilminin her şeyi kuşattığını, gizli ve açık hiçbir şeyin O'na gizli kalmadığını anlatır. Ayetteki bağlamda, Allah'ın kullarının yolundan sapma ve hidayet durumlarını tam olarak idrak ettiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ilm' kavramı, Allah'ın mutlak ve her şeyi kuşatan bilgisi olarak merkezi bir yer tutar. 'A'lemu' formu, bu bilginin insan bilgisinden niteliksel olarak farklı ve üstün olduğunu gösterir. Ayette, Allah'ın insanların kaderini ve seçimlerini en ince ayrıntısına kadar bildiği fikrini pekiştirir."}]},{"word":"يَضِلُّ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Ayette, doğru yoldan sapmak, şaşırmak, hakikatten uzaklaşmak ve doğru yolu bulamamak anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dalle fiili, yolunu kaybetmek, şaşırmak demektir. Kur'an'da genellikle hidayetin zıttı olarak kullanılır. Ayetteki 'men yedıllu an sebîlihi' ifadesi, Allah'ın belirlediği doğru yoldan ayrılan, şaşıran ve sapkınlığa düşen kişileri ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dalâl, doğru yoldan sapmak, hedefi şaşırmak demektir. Hem bilerek yapılan sapmayı hem de bilmeyerek yapılan hatayı kapsayabilir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın, kendi yolundan bilinçli veya bilinçsiz olarak ayrılanları tam olarak bildiğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Dalâl kavramı, Kur'an'da genellikle hidayetin karşıtı olarak yer alır ve hem inançta sapmayı hem de ameldeki yanlışı ifade eder. Ayette, Allah'ın, kimin doğru yoldan ayrıldığını ve bu sapmanın niteliğini en iyi bilen olduğunu belirtir."}]},{"word":"سَبِيلِهِۦ","root":"س ب ل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"Ayette, Allah'ın belirlediği doğru yol, din, şeriat ve hidayet yolu anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sebîl, yol demektir. Kur'an'da 'sebîlullah' veya 'sebîlihi' şeklinde kullanıldığında, Allah'ın emrettiği, razı olduğu, insanları doğruya ve kurtuluşa götüren yolu ifade eder. Ayetteki 'yolundan sapanlar' ifadesi, Allah'ın dininden ve şeriatından uzaklaşanları kasteder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sebîl, geniş ve açık yol anlamına gelir. Kur'an'da mecazi olarak din, şeriat, yöntem ve tutum anlamlarında kullanılır. Ayetteki 'sebîlihi', Allah'ın insanlara gösterdiği, peygamberler aracılığıyla bildirdiği hak yolu ifade eder ve bu yoldan sapmanın ciddiyetini vurgular."}]},{"word":"بِٱلْمُهْتَدِينَ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Ayette, doğru yolu bulanlar, hidayete erenler, Allah'ın rehberliğine uyanlar ve hakikat üzere olanlar anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet, lütuf ve incelikle doğru yola iletmek demektir. 'Mühtedî' ise hidayete erdirilen veya hidayeti kabul eden kişidir. Ayetteki 'mühtedîn', Allah'ın rehberliğini kabul edip doğru yolda yürüyenleri ifade eder ve Allah'ın onları da en iyi bildiğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hidayet, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi, onları hakikate ulaştırması anlamına gelir. 'Mühtedîn' ise bu ilahi rehberliğe icabet eden, doğru yolu bulan ve bu yolda sebat eden kişilerdir. Ayet, Allah'ın hem sapanları hem de hidayete erenleri tam olarak bildiğini vurgulayarak ilahi adaleti ve bilgiyi pekiştirir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **En'âm Sûresi** · *6/117*
- **En'âm Sûresi** · *6/117*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
