# En'âm Sûresi, 123. Âyet (6:123)

> وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا فِى كُلِّ قَرْيَةٍ أَكَـٰبِرَ مُجْرِمِيهَا لِيَمْكُرُوا۟ فِيهَا ۖ وَمَا يَمْكُرُونَ إِلَّا بِأَنفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

*Vekeżâlike ce'alnâ fî kulli karyetin ekâbira mucrimîhâ liyemkurû fîhâ(s) vemâ yemkurûne illâ bi-enfusihim vemâ yeş'urûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/123

---

## Tefsir

{"topics":["musrikler","seytan-vesvese","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"كَذَٰلِكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":2,"surface":"جَعَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kıldık"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"كُلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"her"},{"position":5,"surface":"قَرْيَةٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ر-ي","rootLatin":"q-r-y","lemma":"قَرْيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kasaba"},{"position":6,"surface":"أَكَـٰبِرَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl Cemi","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"أَكْبَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"büyükleri, ileri gelenleri"},{"position":7,"surface":"مُجْرِمِي","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi","root":"ج-ر-م","rootLatin":"j-r-m","lemma":"مُجْرِم","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"suçluları"},{"position":7,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"onun"},{"position":8,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Ta'lil)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":8,"surface":"يَمْكُرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-ك-ر","rootLatin":"m-k-r","lemma":"مَكَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Harf-i cer (Lâm-ı Ta'lil) ile mansûb olduğu için mansûb","gloss":"hile yapsınlar"},{"position":9,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mebnî","gloss":"onda"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":11,"surface":"يَمْكُرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-ك-ر","rootLatin":"m-k-r","lemma":"مَكَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"hile yaparlar"},{"position":12,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisna","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"İstisna harfi olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":13,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":13,"surface":"أَنفُسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"nefisleri"},{"position":13,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"onların"},{"position":14,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":14,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":15,"surface":"يَشْعُرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ع-ر","rootLatin":"ş-'-r","lemma":"شَعَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"farkına varmazlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"En'âm Suresi 123. ayet, kasabalardaki ileri gelenlerin hilekarlıklarını ve bu hilelerin aslında kendilerine döndüğünü vurgular. Ayet, 'ceale' fiiliyle ilahi takdiri, 'ekâbir' ile toplumsal hiyerarşiyi, 'mücrimîn' ile suçluluğu, 'mekr' ile hilekarlığı ve 'şe'ara' ile idrak eksikliğini ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"جَعَلْنَا","root":"ج ع ل","rootLatin":"c-a-l","meaning":"Allah'ın bir şeyi belirli bir duruma getirmesi, kılması veya tayin etmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ceale' fiilinin bir şeyi bir halden başka bir hale dönüştürmek veya bir şeyi yaratmak anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'cealnâ' ifadesi, Allah'ın kasabaların ileri gelenlerini (ekâbir) hile yapan suçlular (mücrimîn) olarak tayin etmesini, onların bu vasfı kazanmalarına izin vermesini veya bu durumu yaratmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ceale' fiilinin Kur'an'da bazen 'saymak, addetmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu bağlamda, Allah'ın o ileri gelenleri hile yapan suçlular olarak 'kabul etmesi' veya 'nitelendirmesi' anlamı da düşünülebilir, ancak daha çok 'kılmak, yaratmak' anlamı öne çıkar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ceale' fiilinin Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, 'yaratma, kılma, tayin etme, dönüştürme' gibi anlamları içerdiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın toplumsal bir gerçeği (ileri gelenlerin suçluluğunu) bir düzenin parçası olarak ortaya koymasını ifade eder."}]},{"word":"أَكَـٰبِرَ","root":"ك ب ر","rootLatin":"k-b-r","meaning":"Bir topluluğun ileri gelenleri, büyükleri, liderleri veya nüfuzlu kişileri anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ekâbir' kelimesinin 'kebîr' kelimesinin çoğulu olduğunu ve bir kavmin veya topluluğun yaşça, makamca veya nüfuzca büyük olanlarını ifade ettiğini belirtir. Ayette, kasabaların yönetiminde veya sosyal yapısında söz sahibi olan, etkili kişileri kasteder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kebîr' kelimesinin hem cisimler için büyüklüğü hem de şeref, makam ve yaşça üstünlüğü ifade ettiğini açıklar. 'Ekâbir' ise bu niteliklere sahip olan, toplumda saygın veya güçlü addedilen kimselerdir. Ayetteki bağlamda, bu kişiler genellikle güçlerini kötüye kullananlardır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'kebîr' ve türevlerinin genellikle Allah'ın büyüklüğünü ifade etmekle birlikte, insanlara atfedildiğinde toplumsal hiyerarşideki üstünlüğü veya gücü simgelediğini belirtir. 'Ekâbir' burada, kasabaların sosyal ve siyasi elitini temsil eder ki bunlar genellikle peygamberlere karşı çıkanlardır."}]},{"word":"مُجْرِمِيهَا","root":"ج ر م","rootLatin":"c-r-m","meaning":"Suç işleyenler, günahkarlar, kötü fiillerde bulunanlar anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'cerm' kökünün 'kesmek, ayırmak' anlamından türediğini ve 'icrâm'ın ise 'günah işlemek, suç işlemek' anlamına geldiğini belirtir. 'Mücrim' ise bu fiili işleyen kişidir. Ayette, kasabaların ileri gelenlerinin hilekarlık yaparak suç işleyen kişiler olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cerm' kelimesinin aslen 'meyve toplamak' anlamına geldiğini, ancak mecazi olarak 'kazanmak, elde etmek' ve özellikle de 'kötülük kazanmak, günah işlemek' anlamında kullanıldığını ifade eder. 'Mücrimîn' bu bağlamda, kasıtlı olarak kötülük yapan, hile ve desise peşinde koşan kişilerdir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'cerm' kökünün 'günah, suç' anlamını taşıdığını ve 'mücrim'in ise 'günahkar, suçlu' olduğunu belirtir. Ayetteki 'mücrimîhâ' ifadesi, o kasabanın ileri gelenlerinin aynı zamanda suçlu vasfını taşıdığını, yani hilekarlıklarının bir suç olduğunu açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"لِيَمْكُرُوا۟","root":"م ك ر","rootLatin":"m-k-r","meaning":"Hile yapmak, tuzak kurmak, gizlice plan yapmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mekr' kelimesinin 'hile, aldatma, gizlice kötülük yapma' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'li-yemkurû' ifadesi, ileri gelenlerin bu hileleri kasıtlı olarak, belirli bir amaç (genellikle peygamberlere veya hakka karşı) doğrultusunda yaptıklarını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mekr' kelimesini 'birini fark ettirmeden kötü bir duruma düşürmek' olarak tanımlar. Bu, hem övülen (Allah'ın mekr'i) hem de yerilen (insanların mekr'i) bir fiil olabilir. Ayetteki bağlamda, ileri gelenlerin hileleri yerilen türdendir ve başkalarına zarar verme amacı güder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'mekr'in 'gizlice ve kurnazca bir plan yapmak' olduğunu ve genellikle kötü niyetle yapıldığını ifade eder. Ayetteki 'li-yemkurû' ifadesi, bu ileri gelenlerin kasabada fesat çıkarmak, insanları aldatmak ve kendi çıkarları doğrultusunda gizli planlar yapmak için bu vasfı kullandıklarını belirtir."}]},{"word":"يَشْعُرُونَ","root":"ش ع ر","rootLatin":"ş-a-r","meaning":"Farkına varmak, idrak etmek, hissetmek, bilincinde olmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'şe'ara' fiilinin 'bilmek, idrak etmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'mâ yeş'urûn' ifadesi, hile yapanların, yaptıkları hilelerin aslında kendilerine zarar verdiğini, kendilerini helake sürüklediğini fark edemediklerini, bu konuda bir idrak eksikliği yaşadıklarını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şe'ara' kelimesinin 'kıl' anlamına gelen 'şa'r'dan türediğini ve en ince şeyi bile hissetmek, idrak etmek anlamında kullanıldığını açıklar. 'Mâ yeş'urûn' ifadesi, onların bu ince gerçeği, yani hilelerinin kendilerine döneceğini kavrayamadıklarını, basiretlerinin kapalı olduğunu ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'şe'ara' fiilinin 'bir şeyi hissetmek, algılamak' anlamında kullanıldığını ve genellikle 'bilinçli bir farkındalık' durumunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki olumsuz kullanımı, bu kişilerin kendi eylemlerinin sonuçları hakkında yeterli bir bilinç ve farkındalığa sahip olmadıklarını gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **En'âm Sûresi** · *6/123*
- **En'âm Sûresi** · *6/123*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
