# En'âm Sûresi, 153. Âyet (6:153)

> وَأَنَّ هَـٰذَا صِرَٰطِى مُسْتَقِيمًا فَٱتَّبِعُوهُ ۖ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ ٱلسُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَن سَبِيلِهِۦ ۚ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

*Veenne hâżâ sirâtî mustekîmen fettebi'ûh(u)(s) velâ tettebi'û-ssubule feteferraka bikum ‘an sebîlih(i)(c) żâlikum vassâkum bihi le'allekum tettekûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O'nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/153

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"En'âm Suresi 153. ayet, Allah'ın dosdoğru yoluna uymayı emrederken, farklı yollara sapmanın ayrılığa yol açacağını vurgulamaktadır. Ayet, 'sırat', 'müstakîm', 'ittebe'a', 'sübüle' ve 'tettekûn' gibi temel kavramlar üzerinden tevhid ve istikamet prensiplerini dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"صِرَٰطِى","root":"ص ر ط","rootLatin":"s-r-t","meaning":"Allah'ın belirlediği dosdoğru yol, şeriat ve din.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sırat' kelimesini 'geniş ve açık yol' olarak tanımlar. Ayetteki 'sıratî' ifadesi, Allah'a nispet edilerek O'nun belirlediği, şaşırtmayan ve sapmaktan koruyan özel yolu ifade eder. Bu yol, hakikate ulaştıran tek yoldur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sırat' kelimesinin mecazi olarak 'din' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'sıratî' ifadesi, Allah'ın dini ve şeriatı olarak anlaşılmalıdır; zira bu, insanları doğru hedefe ulaştıran manevi bir yoldur."}]},{"word":"مُسْتَقِيمًا","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Doğruluk, eğrilikten uzaklık, sapmadan dosdoğru olma hali.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'müstakîm' kelimesini 'eğriliği olmayan, dosdoğru' olarak açıklar. Ayette 'sırat' kelimesini niteleyerek, Allah'ın yolunun hiçbir sapma veya eğrilik içermediğini, aksine tam bir doğruluk ve istikamet üzere olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'istikamet' kavramının Kur'an'da 'doğru ve dengeli bir yol izleme' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Sırat-ı müstakîm', hem ahlaki hem de dini açıdan sapmadan, aşırılıklardan uzak, orta yolu temsil eder. Bu, Allah'ın emrettiği yaşam biçimidir."}]},{"word":"فَٱتَّبِعُوهُ","root":"ت ب ع","rootLatin":"t-b-'-a","meaning":"Bir şeye uymak, peşinden gitmek, takip etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ittebe'a' fiilini 'bir şeyin izini takip etmek, peşinden gitmek' olarak tanımlar. Ayetteki 'fettebi'ûhu' emri, müminlerin Allah'ın dosdoğru yolunu bilinçli bir şekilde benimsemeleri, onun ilkelerine göre yaşamaları ve ondan sapmamaları gerektiğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'ittibâ''nın 'bir şeyi örnek alarak ona göre hareket etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki emir, sadece bilgi sahibi olmayı değil, aynı zamanda bu bilgiyi pratiğe dökmeyi ve Allah'ın yolunu hayatın her alanında rehber edinmeyi gerektirir."}]},{"word":"ٱلسُّبُلَ","root":"س ب ل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"Farklı yollar, sapkınlıklar, Allah'ın yolundan saptıran alternatifler.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sübüle' kelimesinin 'yollar' anlamına geldiğini ve burada mecazi olarak 'farklı dinler, mezhepler veya sapkın görüşler'i ifade ettiğini belirtir. Ayetteki yasak, Allah'ın tek olan doğru yolundan başka yollara sapmanın tehlikesine işaret eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sübüle' kelimesinin çoğul olarak kullanılmasının, Allah'ın yolunun tekliğine karşılık, sapkınlıkların ve bid'atların çokluğunu vurguladığını ifade eder. Bu, insanları hakikatten uzaklaştıran her türlü ideoloji ve yaşam biçimini kapsar."}]},{"word":"تَتَّقُونَ","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'tan korkmak, O'nun emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak korunmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'takva' kelimesinin temel anlamının 'bir şeyi korumak, sakınmak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'tettekûn' ifadesi, Allah'ın emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak kendinizi azaptan korumanız, O'nun rızasını kazanmanız anlamına gelir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'takva'nın Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve 'Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmek, O'nun azabından sakınmak ve O'nun hoşnutluğunu kazanmak için çaba göstermek' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'lâallekum tettekûn' ifadesi, Allah'ın bu emirlerinin nihai amacının müminleri takvaya ulaştırmak olduğunu gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/153*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/153*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *153. âyetler*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/153*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/153*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili · *6/153*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 5)** — Abdulkerim Cili · *6/153*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/153*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/153*
