# En'âm Sûresi, 164. Âyet (6:164)

> قُلْ أَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْغِى رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَىْءٍ ۚ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلَّا عَلَيْهَا ۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

*Kul eġayra(A)llâhi ebġî rabben vehuve rabbu kulli şey-/(in)(c) velâ teksibu kullu nefsin illâ ‘aleyhâ(c) velâ teziru vâziratun vizra uḣrâ(c) śümme ilâ rabbikum merci'ukum feyunebbi-ukum bimâ kuntum fîhi taḣtelifûn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/164

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"En'âm Suresi 164. ayet, tevhid inancının temelini, bireysel sorumluluğu ve ahiretteki hesaplaşmayı vurgular. Ayet, Allah'tan başkasını rab edinmenin anlamsızlığını, her nefsin kendi amellerinden sorumlu olduğunu ve nihai dönüşün Allah'a olduğunu dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"أَبْغِي","root":"ب غ ي","rootLatin":"b-ğ-y","meaning":"Bu kelime, ayette 'aramak, istemek' anlamında kullanılarak Allah'tan başkasını rab edinme arayışının reddini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'بغى' kökünün asıl anlamının 'bir şeyi aşmak, haddi aşmak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'أَبْغِي' (aramak) fiili, Allah'ın rabliğinden başka bir rab arayışının haddi aşan bir talep olduğunu ima eder. Bu, tevhidin dışına çıkma eğilimini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'بغى' fiilinin Kur'an'da 'talep etmek, istemek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'أَبْغِي رَبًّا' ifadesi, 'başka bir rab talep eder miyim?' şeklinde mecazi bir soruyla, bu talebin imkansızlığını ve yanlışlığını vurgular."}]},{"word":"تَكْسِبُ","root":"ك س ب","rootLatin":"k-s-b","meaning":"Bu kelime, 'kazanmak, elde etmek' anlamında kullanılarak her nefsin kendi amellerinin karşılığını göreceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'كسب' kelimesinin 'bir şeyi elde etmek, kazanmak' anlamına geldiğini ve genellikle kişinin kendi çabasıyla elde ettiği şeyleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلَّا عَلَيْهَا' ifadesi, her nefsin kendi amellerinin sorumluluğunu taşıdığını ve bu amellerin sonucunun sadece kendisine ait olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kesb' kavramının Kur'an'da bireysel sorumluluğu ve amellerin karşılığını bulmasını ifade eden merkezi bir kavram olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, kişinin iradi eylemlerinin sonuçlarının başkasına değil, doğrudan kendisine ait olacağı ilkesini pekiştirir."}]},{"word":"تَزِرُ","root":"و ز ر","rootLatin":"v-z-r","meaning":"Bu kelime, 'yük taşımak, günah yüklenmek' anlamında kullanılarak kimsenin başkasının günahını yüklenmeyeceğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'وزر' kelimesinin 'ağır yük, günah' anlamına geldiğini ve 'تزر' fiilinin de bu yükü taşımak, yüklenmek manasına geldiğini açıklar. Ayetteki 'وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ' ifadesi, ahiretteki bireysel sorumluluğun kesinliğini ve kimsenin başkasının günahından sorumlu tutulmayacağını net bir şekilde ortaya koyar."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'وزر' kelimesinin hem maddi yük hem de manevi yük (günah) anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'vâzire' (yüklenen) ve 'vizr' (yük) kelimelerinin bir arada kullanılması, günah yükünün sadece onu işleyene ait olduğunu ve başkasına devredilemeyeceğini vurgular."}]},{"word":"مَّرْجِعُكُمْ","root":"ر ج ع","rootLatin":"r-c-ʿ","meaning":"Bu kelime, 'dönüş yeri, varış noktası' anlamında kullanılarak tüm insanların nihai olarak Allah'a döneceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'رجع' kökünün 'geri dönmek, bir yere varmak' anlamına geldiğini belirtir. 'مرجع' ise dönüş yeri veya zamanı demektir. Ayetteki 'ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ' ifadesi, ölümden sonraki diriliş ve hesap için tüm varlıkların Allah'a döneceği hakikatini kesin bir dille ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'rücu'' kavramının Kur'an'da genellikle ahiret dönüşünü ve Allah'a hesap vermek üzere toplanmayı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'merci'' kelimesi, bu nihai dönüşün kaçınılmazlığını ve herkesin Allah'ın huzuruna çıkacağını vurgular."}]},{"word":"فَيُنَبِّئُكُم","root":"ن ب أ","rootLatin":"n-b-ʾ","meaning":"Bu kelime, 'haber vermek, bildirmek' anlamında kullanılarak Allah'ın ahirette insanlara ihtilaf ettikleri konuları bildireceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'نبأ' kökünün 'önemli haber, büyük haber' anlamına geldiğini ve 'enbâ' fiilinin de bu tür haberleri bildirmek olduğunu açıklar. Ayetteki 'فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ' ifadesi, Allah'ın ahirette, insanların dünyada üzerinde anlaşamadıkları, ihtilaf ettikleri hakikatleri onlara açıklayacağını ve böylece adaleti tesis edeceğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'نبأ' kelimesinin 'bilgi vermek, haber ulaştırmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın nihai yargı gününde, insanların dünyadaki inanç ve amellerindeki farklılıkların ve ihtilafların gerçek yüzünü ortaya koyacağını ve böylece her şeyin açıklığa kavuşacağını ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *6/164*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/164*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk · *6/164*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmet Avni Konuk · *6/164*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/164*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/164*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *6/164*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *6/164*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *6/164*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *6/164*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmet Avni Konuk · *6/164*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/164*
