# En'âm Sûresi, 20. Âyet (6:20)

> ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَـٰهُمُ ٱلْكِتَـٰبَ يَعْرِفُونَهُۥ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَآءَهُمُ ۘ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

*Elleżîne âteynâhumu-lkitâbe ya'rifûnehu kemâ ya'rifûne ebnâehum(m) elleżîne ḣasirû enfusehum fehum lâ yu/minûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/20

---

## Tefsir

{"topics":["ehli-kitap","peygamberlik","iman","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"الذي","rootLatin":"allaḏī","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"ءَاتَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"ʾ-t-y","lemma":"إِيتَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verdik"},{"position":2,"surface":"هُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onlara"},{"position":3,"surface":"ٱلْكِتَـٰبَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كِتَاب","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Kitabı"},{"position":4,"surface":"يَعْرِفُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ر-ف","rootLatin":"ʿ-r-f","lemma":"عِرْفَان","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"tanırlar"},{"position":4,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onu"},{"position":5,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Masdariye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":6,"surface":"يَعْرِفُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ر-ف","rootLatin":"ʿ-r-f","lemma":"عِرْفَان","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"tanırlar"},{"position":7,"surface":"أَبْنَآءَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ن-و","rootLatin":"b-n-w","lemma":"اِبْن","form":"-","features":{"state":"Nekre","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"çocuklarını"},{"position":7,"surface":"هُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"الذي","rootLatin":"allaḏī","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":9,"surface":"خَسِرُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-س-ر","rootLatin":"ḫ-s-r","lemma":"خَسَارَة","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kaybettiler"},{"position":10,"surface":"أَنفُسَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"state":"Nekre","gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"nefislerini"},{"position":10,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"onların"},{"position":11,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bu yüzden"},{"position":11,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû mahalde mebnî","gloss":"onlar"},{"position":12,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":13,"surface":"يُؤْمِنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-م-ن","rootLatin":"ʾ-m-n","lemma":"إِيمَان","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"inanırlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Ehl-i Kitab'ın Hz. Muhammed'i kendi evlatları gibi tanıdıklarını, ancak bu bilgiye rağmen inkâr ettiklerini ifade eder. Anahtar kavramlar, 'Kitap', 'tanıma', 'kaybetme' ve 'iman etmeme' ekseninde dönerek, bilginin sorumluluğunu ve inkârın sonuçlarını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْكِتَـٰبَ","root":"ك ت ب","rootLatin":"k-t-b","meaning":"Allah tarafından vahyedilmiş ilahi metinleri, özellikle Tevrat ve İncil'i ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kitap (الكتاب), aslen bir şeyi diğerine eklemek, bir araya getirmek anlamına gelir. Kur'an'da ise genellikle Allah'ın vahyettiği metinler için kullanılır. Bu ayette, önceki peygamberlere indirilen ilahi kitapları, yani Tevrat ve İncil'i ifade eder ki, bu kitaplar Hz. Muhammed'in geleceğini müjdelemiştir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kitap (الكتاب), yazılı metin demektir. Şer'i ıstılahta ise Allah'ın peygamberlerine indirdiği vahiylerin bütünüdür. Ayetteki 'kendilerine Kitap verdiklerimiz' ifadesi, Yahudi ve Hristiyanları işaret eder ve onların kendi kutsal metinlerinde Hz. Muhammed'in vasıflarını bulduklarını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kitap (kitāb) Kur'an'da sadece 'yazılı metin' anlamına gelmez, aynı zamanda ilahi bir 'yasa' veya 'hüküm' anlamını da taşır. Bu ayette, Ehl-i Kitab'ın sahip olduğu vahiylerin, Hz. Muhammed'i tanımaları için yeterli delilleri içerdiğini vurgular, dolayısıyla Kitap, bir bilgi kaynağı ve sorumluluk yükleyicidir."}]},{"word":"يَعْرِفُونَهُۥ","root":"ع ر ف","rootLatin":"a-r-f","meaning":"Bir şeyi veya kişiyi tam olarak, şüpheye yer bırakmayacak şekilde bilmek ve tanımak anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ma'rife (معرفة), bir şeyi idrak etmek, bilmek demektir. Ayetteki 'çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar' ifadesi, bilginin kesinliğini ve şüphesizliğini vurgular. Ehl-i Kitab'ın Hz. Muhammed'in vasıflarını kendi kitaplarından o kadar iyi bildiklerini, sanki onu bizzat görmüş gibi tanıdıklarını anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Arife (عرف), bir şeyi düşünerek veya duyularla idrak etmektir. Bilgi (علم) ile farkı, bilginin genel olması, tanımanın (ma'rife) ise daha özel ve belirli bir şeye yönelik olmasıdır. Burada, Ehl-i Kitab'ın Hz. Muhammed'in peygamberliğini, kendi çocuklarını tanıdıkları gibi, tüm detaylarıyla ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde bildiklerini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'arefe' fiili, genellikle bir şeyi tecrübe yoluyla veya delillerle kesin olarak bilme anlamında kullanılır. Bu ayette, Ehl-i Kitab'ın Hz. Muhammed'in peygamberlik alametlerini kendi kutsal metinlerinden öğrendikleri ve bu bilginin onlar için şüphe götürmez bir gerçek olduğu vurgulanır."}]},{"word":"خَسِرُوٓا۟","root":"خ س ر","rootLatin":"h-s-r","meaning":"Kaybetmek, zarara uğramak, hüsrana düşmek; özellikle ahiret saadetini kaybetmek anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hasara uğramak (خسر), bir şeyin eksilmesi, azalmasıdır. Ayetteki 'kendilerine yazık ettiler' ifadesi, Ehl-i Kitab'ın Hz. Muhammed'i tanımalarına rağmen iman etmeyerek kendilerini büyük bir zarara soktuklarını, ahiretlerini kaybettiklerini mecazi olarak anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüsran (خسران), sermayenin azalması veya tamamen yok olmasıdır. Kur'an'da genellikle dünya ve ahiret saadetini kaybetme, iman etmeyerek ebedi azaba duçar olma anlamında kullanılır. Bu ayette, Ehl-i Kitab'ın hakikati bilmelerine rağmen inkâr etmeleriyle kendilerini ebedi bir zarara soktukları ifade edilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hüsran (khusrān), Kur'an'da sadece maddi bir kayıp değil, aynı zamanda manevi ve ruhsal bir kayıp, özellikle de ahiret kurtuluşunu kaybetme anlamını taşır. Bu ayette, Ehl-i Kitab'ın peygamberi tanımalarına rağmen iman etmeyerek kendi 'nefislerini' (anfusahum) hüsrana uğrattıkları, yani kendi ruhsal geleceklerini tehlikeye attıkları vurgulanır."}]},{"word":"يُؤْمِنُونَ","root":"ء م ن","rootLatin":"'-m-n","meaning":"Allah'a, peygamberlerine ve vahyettiklerine kalben tasdik edip inanmak, güvenmek ve teslim olmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"İman (إيمان), tasdik etmek ve güvenmektir. Ayetteki 'onlar inanmazlar' ifadesi, Ehl-i Kitab'ın Hz. Muhammed'in peygamberliğini ve getirdiği dini, kalben tasdik etmediklerini, dolayısıyla ona teslim olmadıklarını belirtir. Bu, sadece bilgi eksikliği değil, bilginin inkârıdır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (إيمان), kalple tasdik, dille ikrar ve azalarla amel etmektir. Aslı 'emn' (güven) kökünden gelir. İnanan kişi, Allah'a ve peygamberine güvenir, kendini ona teslim eder. Ayetteki olumsuzluk, Ehl-i Kitab'ın bu güven ve teslimiyetten yoksun olduğunu, dolayısıyla hakikati bilmelerine rağmen iman etmediklerini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İman (īmān) Kur'an'da sadece entelektüel bir kabul değil, aynı zamanda tam bir teslimiyet ve güven eylemidir. Bu ayette, Ehl-i Kitab'ın Hz. Muhammed'i 'tanımalarına' rağmen 'iman etmemeleri', bilginin tek başına yeterli olmadığını, asıl olanın kalbi tasdik ve teslimiyet olduğunu vurgular. Onlar, bildikleri gerçeğe karşı direnerek iman etmeyi reddetmişlerdir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **En'âm Sûresi** · *6/20*
- **En'âm Sûresi** · *6/20*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
