# En'âm Sûresi, 33. Âyet (6:33)

> قَدْ نَعْلَمُ إِنَّهُۥ لَيَحْزُنُكَ ٱلَّذِى يَقُولُونَ ۖ فَإِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلَـٰكِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

*Kad na'lemu innehu leyahzunuke-lleżî yekûlûn(e)(s) fe-innehum lâ yukeżżibûneke velâkinne-zzâlimîne bi-âyâti(A)llâhi yechadûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini inadına inkar ediyorlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/33

---

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","musrikler","peygamberlik","hidayet-dalalet"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"En'âm 33. ayet, Hz. Peygamber'in maruz kaldığı üzüntüyü ve bu üzüntünün kaynağını, inkarcıların gerçek niyetlerini ve Allah'ın ayetlerine karşı takındıkları tavrı dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'üzülmek', 'yalanlamak' ve 'inkar etmek' gibi temel kavramlar üzerinden psikolojik bir durumu ve inançsal bir sapmayı ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"نَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın her şeyi kuşatan, mutlak ve ezelî bilgisine işaret eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim, bir şeyin hakikatini idrak etmektir. Allah Teâlâ'nın ilmi ise, bir şeyi olduğu gibi, yani hakikatiyle bilmesidir. Ayetteki 'na'lemu' ifadesi, Allah'ın Peygamber'in üzüntüsünü ve inkarcıların iç yüzünü tam ve eksiksiz bir şekilde bildiğini vurgular. (el-Müfredât, s. 580)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim, bir şeyi olduğu gibi kavramaktır. Allah'ın ilmi, yaratılmışların ilmine benzemez; O'nun ilmi, zamandan ve mekandan münezzeh, kuşatıcı ve ezelîdir. Bu ayetteki kullanım, Allah'ın Peygamber'in hislerini ve muhataplarının gerçek niyetlerini tam olarak bildiğini ifade eder. (el-Külliyyât, s. 147)"}]},{"word":"لَيَحْزُنُكَ","root":"ح ز ن","rootLatin":"h-z-n","meaning":"Peygamber'in, inkarcıların sözleri karşısında hissettiği derin üzüntü ve kederi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüzün, nefsin hoşlanmadığı bir şeyin meydana gelmesi veya sevdiği bir şeyin elden gitmesi sebebiyle duyduğu kederdir. Ayetteki 'leyahzunuke' ifadesi, müşriklerin yalanlamaları ve iftiraları karşısında Peygamber'in yaşadığı içsel sıkıntıyı ve üzüntüyü dile getirir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 165)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüzün, bir musibet veya hoş olmayan bir durum karşısında kalpte oluşan sıkıntı ve kederdir. Bu ayette, Peygamber'in tebliğine karşı gösterilen olumsuz tepkilerin onda meydana getirdiği ruhsal durumu anlatır. (el-Müfredât, s. 238)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hüzün (huzn), Kur'an'da genellikle bir kayıp, başarısızlık veya olumsuz bir durum karşısında hissedilen derin üzüntüyü ifade eder. Bu ayette, Peygamber'in tebliğ görevinde karşılaştığı direnç ve inkârın yol açtığı psikolojik durumu yansıtır. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 205)"}]},{"word":"يُكَذِّبُونَكَ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"İnkarcıların, Peygamber'i şahsen yalancı olarak görmediklerini, ancak getirdiği mesajı reddettiklerini belirtir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Tekzîb, bir sözü veya haberi yalan saymaktır. Ancak bu ayetteki 'lâ yukezzibûneke' ifadesi, onların Peygamber'in şahsiyetine değil, getirdiği mesaja karşı çıktıklarını, yani kalben onun doğru söylediğini bildikleri halde inkar ettiklerini ima eder. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 1, s. 200)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Kezb, gerçeğin aksini söylemektir. Ancak Kur'an'da bazen 'tekzîb', bir şeyi kabul etmemek, reddetmek anlamında da kullanılır. Bu ayetteki 'lâ yukezzibûneke', onların Peygamber'in doğruluğuna inanmadıkları anlamına gelmez, aksine onun getirdiği ayetleri ve daveti reddettikleri anlamına gelir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 4, s. 364)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Tekzîb kavramı, Kur'an'da sadece 'yalan söylemek' değil, aynı zamanda 'bir şeyi yalanlamak, reddetmek, kabul etmemek' anlamlarında da kullanılır. Bu ayetteki kullanım, inkarcıların Peygamber'in şahsî dürüstlüğünü değil, tebliğ ettiği ilahi mesajı reddetme tavrını vurgular. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 187)"}]},{"word":"الظَّالِمِينَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Allah'ın ayetlerini bile bile inkar ederek kendilerine ve başkalarına haksızlık edenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulüm, bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak ve haksızlık etmektir. Kur'an'da zulüm, şirkten başlayarak her türlü günahı ve haksızlığı kapsar. Bu ayetteki 'zalimler', Allah'ın ayetlerinin doğruluğunu bildikleri halde onları inkar ederek en büyük zulmü işleyenlerdir. (el-Müfredât, s. 513)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Zulüm, bir şeyi yerinden saptırmak, hakkı çiğnemek ve adaletten ayrılmaktır. Allah'ın ayetlerini inkar etmek, hem Allah'ın hakkına tecavüz hem de kendi nefislerine karşı işledikleri bir zulümdür. Ayetteki 'zalimler', bu bilinçli inkârı gerçekleştirenlerdir. (el-Külliyyât, s. 583)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Zulüm (zulm), Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve genellikle 'haksızlık etmek, haddi aşmak, bir şeyi yanlış yere koymak' anlamlarına gelir. En büyük zulüm ise Allah'a şirk koşmak ve O'nun ayetlerini inkar etmektir. Bu ayetteki 'zalimler', hakikati bildikleri halde onu reddederek bu büyük zulmü işleyenlerdir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 220)"}]},{"word":"بِـَٔايَـٰتِ","root":"أ ي ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren delilleri, mucizeleri ve Kur'an ayetlerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âyet, açık bir alamet, işaret veya delil demektir. Kur'an'da hem evrendeki yaratılış delilleri hem de peygamberlere verilen mucizeler ve Kur'an'ın kendi ayetleri için kullanılır. Bu ayetteki 'âyâtillâh', Allah'ın birliğini ve Peygamber'in doğruluğunu gösteren kesin delilleri ifade eder. (el-Müfredât, s. 89)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Âyet, bir şeyin varlığına delalet eden açık bir alamettir. Allah'ın ayetleri, hem kevni (evrensel) hem de tenzili (Kur'anî) delilleri kapsar. Zalimlerin inkar ettiği 'âyâtillâh', onların doğruluğuna şüphe duymadıkları halde reddettikleri ilahi mesajlardır. (Umdetü'l-Huffâz, c. 1, s. 132)"}]},{"word":"يَجْحَدُونَ","root":"ج ح د","rootLatin":"c-h-d","meaning":"Hakikati bildikleri halde, onu bile bile inkar etme, reddetme ve gizleme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cuhûd, bir şeyi bildiği halde inkar etmektir. Bu, sadece bilmemekten kaynaklanan inkar değildir, aksine hakikati bilmesine rağmen onu reddetme ve gizleme tavrıdır. Ayetteki 'yechâdûne', müşriklerin Peygamber'in doğruluğunu ve ayetlerin ilahi menşeini bildikleri halde, kibir ve inatları yüzünden bunu açıkça reddettiklerini gösterir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 178)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Cuhûd, kalben tasdik ettiği halde dille inkar etmektir. Bu, sadece bir şeyi reddetmek değil, aynı zamanda o şeyin doğruluğunu bilmesine rağmen onu gizlemektir. Zalimlerin 'yechâdûne' fiili, onların Allah'ın ayetlerinin hakikatini içten bildikleri halde, dışarıdan inkar etme tavırlarını açıklar. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 115)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cuhûd (cahd), Kur'an'da 'bilerek inkar etmek, hakikati gizlemek' anlamında kullanılır. Bu, basit bir bilgisizlikten kaynaklanan inkar değil, aksine hakikatin farkında olunmasına rağmen onu reddetme eylemidir. Ayetteki 'yechâdûne', inkarcıların Allah'ın ayetlerinin doğruluğunu içten bildikleri halde, bunu dışa vurmaktan kaçınmalarını ve inkar etmelerini ifade eder. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 165)"}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Kad"},{"position":2,"translit":" na'lemu"},{"position":3,"translit":" innehu"},{"position":4,"translit":" leyahzunuke"},{"position":5,"translit":"lleżî"},{"position":6,"translit":" yekûlûn(e)(s)"},{"position":7,"translit":" fe-innehum"},{"position":8,"translit":" lâ"},{"position":9,"translit":" yukeżżibûneke"},{"position":10,"translit":" velâkinne"},{"position":11,"translit":"zzâlimîne"},{"position":12,"translit":" bi-âyâti"},{"position":13,"translit":"(A)llâhi"},{"position":14,"translit":" yechadûn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkik","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Tahkîk edatı"},{"position":2,"surface":"نَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"biliyoruz","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":3,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"doğrusu","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nâsih harf"},{"position":3,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb mahallen","gloss":"o","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":4,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid (Lâm-ı İbtida)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":4,"surface":"يَحْزُنُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ز-ن","rootLatin":"ḥ-z-n","lemma":"حَزَنَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"üzüyor","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":4,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen","gloss":"seni","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû mahallen","gloss":"o şey ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Fâil"},{"position":6,"surface":"يَقُولُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"söylüyorlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":7,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":7,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"doğrusu","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nâsih harf"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb mahallen","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":8,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":9,"surface":"يُكَذِّبُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-ḏ-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"yalanlamıyorlar","irabMarker":"nûn ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":9,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen","gloss":"seni","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":10,"surface":"وَلَـٰكِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstidrak ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَـٰكِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"fakat","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":11,"surface":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"ẓ-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Lakinne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"zalimler","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":12,"surface":"بِـ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِـ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":12,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ي-ي","rootLatin":"ʾ-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetleri","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":13,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":14,"surface":"يَجْحَدُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ح-د","rootLatin":"j-ḥ-d","lemma":"جَحَدَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"inkar ediyorlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/33*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/33*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
