# En'âm Sûresi, 57. Âyet (6:57)

> قُلْ إِنِّى عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَكَذَّبْتُم بِهِۦ ۚ مَا عِندِى مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِۦٓ ۚ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ ۖ يَقُصُّ ٱلْحَقَّ ۖ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْفَـٰصِلِينَ

*Kul innî ‘alâ beyyinetin min rabbî ve keżżebtum bih(i)(c) mâ ‘indî mâ testa'cilûne bih(i)(c) ini-lhukmu illâ li(A)llâh(i)(s) yekussu-lhakk(a)(s) ve huve ḣayru-lfâsilîn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/57

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"En'âm Suresi 57. ayet, peygamberin ilahi vahye dayandığını, hükmün yalnızca Allah'a ait olduğunu ve O'nun hakikati en iyi şekilde açıklayan olduğunu vurgular. Ayet, 'beyyine', 'kezzebtum', 'hükm', 'yakussu' ve 'fâsılîn' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi otoriteyi ve hakikatin tebliğini işler.","keyConcepts":[{"word":"بَيِّنَةٍ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Bu kelime, peygamberin Rabbinden aldığı açık delil, kanıt veya mucizeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'beyyine' kelimesini 'açık delil, hüccet' olarak tanımlar ve Kur'an'da genellikle peygamberlerin getirdiği mucizeler ve ilahi hakikatleri açıklayan kesin kanıtlar için kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise Hz. Muhammed'in (s.a.v.) risaletinin Allah katından gelen açık ve şüphe götürmez bir delile dayandığını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'beyyine'yi 'açık delil ve hüccet' olarak açıklar. Ayetteki 'alâ beyyinetin min Rabbî' ifadesini, 'Rabbimden gelen açık bir delil ve kesin bir kanıt üzereyim' şeklinde yorumlar. Bu, peygamberin tebliğinin sağlam bir temele dayandığını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'beyyine' kavramının Kur'an'da 'açık delil, kanıt, mucize' anlamında kullanıldığını ve genellikle Allah'ın peygamberler aracılığıyla gönderdiği mesajların doğruluğunu ispatlayan somut göstergeler olduğunu belirtir. Bu ayette, peygamberin tebliğinin sadece kendi sözü değil, ilahi bir 'belge' ile desteklendiği vurgulanır."}]},{"word":"كَذَّبْتُم","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Bu fiil, muhatapların peygamberin getirdiği hakikati yalanlamalarını, inkâr etmelerini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kezzebtum' kelimesini 'yalanladınız, inkâr ettiniz' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, peygamberin Rabbinden getirdiği açık delili ve tebliği muhatapların reddetmesini, doğru kabul etmemesini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'kezeb' kökünün 'doğrunun zıddı olan şeyi söylemek' anlamına geldiğini belirtir. 'Kezzebtum bihi' ifadesi, peygamberin getirdiği 'beyyine'yi, yani açık delili ve hakikati yalanlama, onu kabul etmeme eylemini vurgular."}]},{"word":"الْحُكْمُ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Bu kelime, karar verme, hükmetme, yargılama ve mutlak otoriteyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hükm' kelimesini 'bir şeyi sağlamlaştırmak, engellemek, yargılamak ve karar vermek' anlamlarına bağlar. Kur'an'da ise genellikle Allah'ın mutlak otoritesini, kanun koyuculuğunu ve nihai yargı yetkisini ifade eder. Bu ayette 'İni'l-hukmu illâ lillâh' ifadesi, hüküm verme yetkisinin yalnızca Allah'a ait olduğunu kesin bir dille belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hükm'ü 'bir şeyi diğerinden ayırmak, hak ile batılı birbirinden ayırmak' olarak tanımlar. Ayetteki 'hükm'ün Allah'a ait olması, O'nun mutlak adaletle hükmettiğini ve nihai kararın O'nun elinde olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hükm'ün Kur'an'da 'yargı, karar, hikmet, yönetim' gibi geniş anlamlar taşıdığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın evrensel ve nihai karar verici gücünü, O'nun iradesinin üstünlüğünü ve tüm işlerin O'na döndüğünü vurgular."}]},{"word":"يَقُصُّ","root":"ق ص ص","rootLatin":"k-s-s","meaning":"Bu fiil, gerçeği anlatmak, açıklamak, haber vermek veya kıssa etmek anlamlarına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'kassa' fiilinin 'bir şeyi takip etmek, izlemek' ve 'haber vermek, anlatmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yakussu'l-hakka' ifadesi, Allah'ın hakikati, yani doğruyu ve gerçeği en açık ve eksiksiz şekilde anlattığını, açıkladığını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kassa' fiilinin 'bir şeyi adım adım takip etmek, açıklamak' anlamını vurgular. 'Yakussu'l-hakka' ifadesi, Allah'ın hakikati, yani doğruyu ve gerçeği en açık ve eksiksiz şekilde anlattığını, açıkladığını ifade eder."}]},{"word":"الْفَـٰصِلِينَ","root":"ف ص ل","rootLatin":"f-s-l","meaning":"Bu kelime, hak ile batılı ayıranlar, hüküm verenler veya nihai kararı verenler anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fasl' kökünün 'iki şeyi birbirinden ayırmak, kesmek' anlamına geldiğini belirtir. 'Fâsılîn' ise 'ayıranlar, hüküm verenler' demektir. Ayetteki 'hayru'l-fâsılîn' ifadesi, Allah'ın hak ile batılı en iyi şekilde ayıran, en adil hükmü veren olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'fâsılîn' kelimesini 'hüküm verenler, ayırt edenler' olarak açıklar. Allah'ın 'hükmedenlerin en iyisi' olması, O'nun adaletinin ve hikmetinin mükemmelliğini, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde doğru kararı verdiğini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/57*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/57*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
