# En'âm Sûresi, 81. Âyet (6:81)

> وَكَيْفَ أَخَافُ مَآ أَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ أَنَّكُمْ أَشْرَكْتُم بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ عَلَيْكُمْ سُلْطَـٰنًا ۚ فَأَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ أَحَقُّ بِٱلْأَمْنِ ۖ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

*Vekeyfe eḣâfu mâ eşraktum velâ teḣâfûne ennekum eşraktum bi(A)llâhi mâ lem yunezzil bihi ‘aleykum sultânâ(en)(c) feeyyu-lferîkayni ehakku bil-emn(i)(s) in kuntum ta'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Allah'ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/81

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, şirk koşmanın mantıksızlığını ve Allah'a ortak koşanların korkusuzluğunu eleştiren bir sorgulama içermektedir. Anahtar kavramlar, korku, şirk ve güvenlik temaları etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"أَخَافُ","root":"خ و ف","rootLatin":"h-v-f","meaning":"Korkmak, endişe duymak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'havf' kelimesini, bir şeyin olumsuz sonucunu beklemekten kaynaklanan bir ruh hali olarak tanımlar. Ayetteki 'nasıl korkarım' ifadesi, müminlerin Allah'tan başkasından korkmaması gerektiğini vurgular, zira korkulacak tek varlık Allah'tır ve O'na ortak koşanlar asıl korkuyu hak edenlerdir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'havf'ı, bir şeyin şerrinden veya zararından sakınma hali olarak açıklar. Ayetteki kullanım, Hz. İbrahim'in (a.s.) müşriklere karşı, onların ilahlarından korkmamasını, aksine onların Allah'a ortak koşmaktan korkmaları gerektiğini ifade eden retorik bir sorudur."}]},{"word":"أَشْرَكْتُمْ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Ortak koşmak, şirk koşmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'şirk'i, Allah'a başkasını ortak kılmak, O'nunla birlikte başka ilahlar edinmek olarak açıklar. Ayetteki 'ma eşraktüm' ifadesi, müşriklerin Allah'a ortak koştukları varlıkları ifade eder ve bu eylemin delilsiz ve temelsiz olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şirk'i, iki şeyden birini diğerine ortak kılmak veya bir şeyi ikiye bölmek anlamında kullanır. Dini bağlamda ise, Allah'a ortak koşmak, O'nun uluhiyetinde veya rububiyetinde başkasını O'na denk tutmaktır. Ayetteki kullanım, müşriklerin Allah'a ortak koşma eyleminin batıllığını ve delilsizliğini ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'şirk' kavramını Kur'an'ın merkezi kavramlarından biri olarak ele alır ve tevhidin zıddı olduğunu belirtir. Şirk, Allah'ın mutlak birliğini ve tekliğini reddetmek, O'nunla birlikte başka varlıklara tapınmak veya onları O'na denk tutmaktır. Ayetteki 'eşraktüm' fiili, müşriklerin bu temel günahını işaret eder."}]},{"word":"سُلْطَـٰنًا","root":"س ل ط","rootLatin":"s-l-ṭ","meaning":"Delil, hüccet, güç, yetki.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sultân' kelimesini 'hüccet' (delil) anlamında kullanır. Ayetteki 'ma lem yünazzil bihi aleyküm sultânen' ifadesi, Allah'ın, ortak koşulan varlıklar hakkında hiçbir delil veya yetki indirmediğini, dolayısıyla bu ortak koşmanın temelsiz olduğunu belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sultân'ı, bir şeyi yapmaya veya bir şey üzerinde hükmetmeye güç veren şey olarak tanımlar. Bu, hem maddi gücü hem de delil ve hüccet gibi manevi gücü kapsar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın ortak koşulan varlıklar için hiçbir delil veya yetki vermediği vurgulanır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sultân'ın Kur'an'da genellikle 'hüccet' ve 'burhan' (açık delil) anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki ifade, müşriklerin şirkleri için Allah katından hiçbir geçerli delile sahip olmadıklarını açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"الْفَرِيقَيْنِ","root":"ف ر ق","rootLatin":"f-r-q","meaning":"İki taraf, iki grup.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'fırk' kelimesini, bir şeyi ayırmak, bölmek anlamında kullanır. 'Ferîk' ise ayrılmış bir grup veya topluluktur. Ayetteki 'el-ferîkayn' ifadesi, müminler ve müşrikler olmak üzere iki zıt grubu temsil eder ve aralarındaki temel farkı vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'fark' kökünden türeyen 'ferîk' kelimesini, bir topluluğun bir kısmı veya bir grup olarak açıklar. Ayetteki 'el-ferîkayn' ifadesi, Hz. İbrahim'in (a.s.) kendisi ile müşrikler arasındaki karşılaştırmayı yaparak, hangi tarafın güvenliğe daha layık olduğunu sorgulamasını ifade eder."}]},{"word":"الْأَمْنِ","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Güvenlik, emniyet, korkusuzluk.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emn' kelimesini, korkunun zıddı olarak, kalbin sakinleşmesi ve korkudan uzaklaşması hali olarak tanımlar. Ayetteki 'ehakku bi'l-emni' ifadesi, Allah'a iman edenlerin ve O'na şirk koşmayanların, gerçek güvenliğe ve emniyete daha layık olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'emn' kavramının Kur'an'da hem dünyevi hem de uhrevi güvenlik ve huzuru ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanım, Allah'a ortak koşmayanların, hem dünyada hem de ahirette korkudan emin olacaklarını, müşriklerin ise bu emniyetten mahrum kalacaklarını ima eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/81*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/81*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
