# En'âm Sûresi, 89. Âyet (6:89)

> أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَـٰهُمُ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ ۚ فَإِن يَكْفُرْ بِهَا هَـٰٓؤُلَآءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَّيْسُوا۟ بِهَا بِكَـٰفِرِينَ

*Ulâ-ike-lleżîne âteynâhumu-lkitâbe velhukme ve-nnubuvve(te)(c) fe-in yekfur bihâ hâulâ-i fekad vekkelnâ bihâ kavmen leysû bihâ bikâfirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkar ederlerse, biz onları inkar etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/6/89

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"En'âm Suresi'nin 89. ayeti, Allah'ın peygamberlere verdiği ilahi lütufları ve bu lütuflara karşı gösterilen inkârcılığın sonuçlarını ele almaktadır. Ayet, 'kitap', 'hüküm' ve 'nübüvvet' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi rehberliğin önemini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْكِتَـٰبَ","root":"ك ت ب","rootLatin":"k-t-b","meaning":"Allah tarafından peygamberlere vahyedilen ilahi metinleri, kutsal yazıları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'kitab' kelimesinin asıl anlamının 'harfleri bir araya getirmek' olduğunu belirtir. Kur'an'da ise bu kelime, Allah'ın peygamberlerine vahyettiği, hükümler ve bilgiler içeren ilahi metinler için kullanılır. Bu ayette de peygamberlere verilen ilahi rehberliği ve şeriatı temsil eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kitab' kavramının Kur'an'da sadece yazılı bir metin olmanın ötesinde, ilahi bir 'yasa' ve 'rehberlik' anlamı taşıdığını vurgular. Peygamberlere verilen 'kitab', Allah'ın iradesinin somutlaşmış hali olarak, insanlığa doğru yolu gösteren temel bir kaynaktır."}]},{"word":"وَٱلْحُكْمَ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Doğru ile yanlışı ayırma yeteneği, hikmet, adaletle hükmetme ve peygamberlik görevinin bir parçası olan yargılama gücünü ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hükm' kelimesinin Kur'an'da 'hikmet' ve 'peygamberlik' anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette, peygamberlere verilen 'hükm', onların sadece ilahi mesajı tebliğ etmekle kalmayıp, aynı zamanda insanlar arasında adaletle hükmetme ve doğru kararlar verme yeteneğine sahip olduklarını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hükm' kelimesinin 'bir şeyi sağlamlaştırmak, engellemek' kökünden geldiğini ve 'hikmet, ilim, adaletle hükmetme' gibi anlamlara geldiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, peygamberlere verilen 'hükm', onların ilahi bilgiye dayalı olarak doğru kararlar verme ve toplumu yönetme yetkisini ifade eder."}]},{"word":"وَٱلنُّبُوَّةَ","root":"ن ب أ","rootLatin":"n-b-'-","meaning":"Allah'tan vahiy alma ve insanlara tebliğ etme görevi olan peygamberlik makamını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'nübüvvet' kelimesinin 'haber vermek' anlamındaki 'nebe'' kökünden geldiğini belirtir. Peygamberler, Allah'tan haber alan ve bu haberleri insanlara ileten kişilerdir. Ayetteki 'nübüvvet', peygamberlere verilen ilahi elçilik ve vahiy alma makamını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'nübüvvet'i, Allah'tan vahiy alarak insanlara doğru yolu gösterme ve onları uyarma görevi olarak tanımlar. Bu ayette, 'nübüvvet', Allah'ın seçtiği kullarına bahşettiği, insanlık için rehberlik ve kurtuluş kaynağı olan özel bir makamdır."}]},{"word":"يَكْفُرْ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkar etmek, nankörlük etmek, gerçeği örtmek anlamlarına gelir ve burada ilahi mesajı ve peygamberliği reddetmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'küfr' kelimesinin asıl anlamının 'örtmek' olduğunu belirtir. Bu bağlamda, 'yekfür' kelimesi, Allah'ın ayetlerini, peygamberliğini ve ilahi lütuflarını bilerek ve isteyerek örtbas etmek, yani inkar etmek anlamına gelir. Ayette, bu inkarın sonuçlarına işaret edilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'küfr' kavramının Kur'an'da sadece inanmamak değil, aynı zamanda gerçeği gizlemek, nankörlük etmek ve ilahi nimetleri reddetmek anlamlarını da içerdiğini ifade eder. Ayetteki 'yekfür', peygamberlere verilen ilahi lütuflara karşı gösterilen bilinçli bir reddedişi ve nankörlüğü ifade eder."}]},{"word":"وَكَّلْنَا","root":"و ك ل","rootLatin":"w-k-l","meaning":"Bir işi birine havale etmek, birini vekil kılmak, birine güvenmek ve yetki vermek anlamlarına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'vekil' kelimesinin 'birine güvenip işini ona bırakmak' anlamından geldiğini belirtir. Ayetteki 'vekkelnâ', Allah'ın, inkar edenlerin yerine, ilahi mesajı kabul edecek ve ona sahip çıkacak başka bir topluluğu görevlendirmesi, onlara bu emaneti tevdi etmesi anlamına gelir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tevkîl' fiilinin 'birine bir işi havale etmek, onu o işe vekil tayin etmek' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu ayette, Allah'ın, peygamberliğin ve ilahi kitabın emanetini, onu inkar edenlerden alıp, ona iman edecek ve sahip çıkacak bir topluluğa vermesi kastedilir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/89*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *6/89*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
- **Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *En’am 6-129*
