# Mümtehine Sûresi, 13. Âyet (60:13)

> يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا۟ مِنَ ٱلْـَٔاخِرَةِ كَمَا يَئِسَ ٱلْكُفَّارُ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْقُبُورِ

*Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tetevellev kavmen ġadiba(A)llâhu ‘aleyhim kad ye-isû mine-l-âḣirati kemâ ye-ise-lkuffâru min ashâbi-lkubûr(i)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği, kabirlerdeki kafirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu dost edinmeyin.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/60/13

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mümtehine Suresi 13. ayet, müminlere Allah'ın gazabına uğramış bir kavmi dost edinmemeleri emrini verirken, bu kavmin ahiretten ümidini kesmiş olmasını vurgular. Ayet, 'tevelli' (dost edinme), 'gadab' (gazap) ve 'yeis' (ümitsizlik) gibi temel kavramlar üzerinden inanç ve aidiyet ilişkilerini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"تَتَوَلَّوْا۟","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Bu ayette 'dost edinmek', 'yardımcı ve destekçi kılmak' anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vely (ولى) kelimesi, iki şey arasında aracı olmaksızın yakınlık bulunmasıdır. Tevellî (تولّي) ise, bir şeyi dost edinmek, ona yönelmek ve işlerini ona havale etmek anlamına gelir. Ayetteki 'lâ tetevellav' ifadesi, müminlerin Allah'ın gazabına uğramış kimselere dostluk ve yakınlık göstermemeleri, onları kendilerine veli edinmemeleri gerektiğini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Tevellî (تولّي) burada 'dost edinmek' ve 'yardımcı kılmak' manasındadır. Ayet, müminlerin, Allah'ın gazabına uğramış olanları kendilerine veli (dost/yardımcı) edinmelerini yasaklamaktadır. Bu, onlara güvenmemek ve onlarla ittifak kurmamak anlamına gelir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Vely (ولى) kelimesi, bir şeye yakın olmak, ona sahip çıkmak ve işlerini üstlenmek anlamlarını içerir. Tevellî (تولّي) ise, bir kimseyi kendine dost ve yardımcı edinmek, ona tabi olmak demektir. Ayetteki yasak, müminlerin inanç ve değerler açısından kendilerinden uzak olanlarla derin bir bağ kurmaktan kaçınmaları gerektiğini vurgular."}]},{"word":"غَضِبَ","root":"غ ض ب","rootLatin":"ğ-d-b","meaning":"Allah'ın bir kavme 'gazap etmesi', onlara karşı hoşnutsuzluğunu ve cezasını hak ettiklerini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Gadab (غضب), Allah'tan geldiğinde, O'nun bir kavme azap etmesi ve onlara karşı hoşnutsuzluğunu göstermesidir. Ayetteki 'gadıbe' ifadesi, Allah'ın bu kavme karşı duyduğu öfkeyi ve onlara vereceği cezayı simgeler, bu da onların dost edinilmeye layık olmadıklarını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Gadab (غضب), kalpteki kanın intikam alma isteğiyle kaynamasıdır. Allah hakkında kullanıldığında ise, O'nun bir kuluna azap etme iradesi ve ondan razı olmaması anlamına gelir. Ayetteki 'gadıbe' kelimesi, bu kavmin Allah'ın rızasını kaybetmiş ve cezayı hak etmiş olduğunu açıkça belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'gadab' (gazap) kavramı, genellikle Allah'ın bir topluluğa veya kişiye karşı duyduğu hoşnutsuzluğu ve bunun sonucunda gelecek olan cezayı ifade eder. Bu, ilahi adaletin bir tezahürüdür. Ayetteki 'Allah'ın gazabına uğramış' ifadesi, bu kavmin ilahi lütuftan mahrum kaldığını ve müminler için bir uyarı niteliği taşıdığını gösterir."}]},{"word":"يَئِسُوا۟","root":"ي أ س","rootLatin":"y-'-s","meaning":"Bu ayette 'ümitsizliğe düşmek', 'bir şeyden tamamen umudunu kesmek' anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Yeis (يأس), bir şeyden umudunu tamamen kesmek, artık ona ulaşma imkanının kalmadığına inanmaktır. Ayetteki 'yeisû minel-âhireti' ifadesi, bu kavmin ahiret hayatına dair hiçbir beklentisi kalmadığını, onun gerçekliğine inanmadıklarını veya oradaki kurtuluşlarından tamamen ümitlerini kestiklerini belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Yeis (يأس) kelimesi, bir şeyin gerçekleşmesinden veya elde edilmesinden tamamen vazgeçmek, ümidi kesmek demektir. Ayetteki 'kâfirlerin kabir ehlinden ümitlerini kestikleri gibi' benzetmesi, bu kavmin ahiret konusunda aynı derecede kesin bir ümitsizliğe kapıldığını, yani ahiretin varlığına veya orada kendileri için bir kurtuluş olduğuna inanmadıklarını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Yeis (يأس) kavramı Kur'an'da genellikle Allah'ın rahmetinden veya bir kurtuluş imkanından ümit kesme anlamında kullanılır. Bu ayette ise, ahiret hayatının kendisiyle ilgili bir ümitsizlikten bahsedilir. Bu, ya ahiretin varlığına inanmamak ya da orada kendileri için bir kurtuluş olacağına dair tüm beklentilerini yitirmek şeklinde tezahür eder. Bu durum, onların inançsızlıklarının derinliğini gösterir."}]},{"word":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","root":"أ خ ر","rootLatin":"'-h-r","meaning":"Bu ayette 'ahiret', dünya hayatından sonraki ebedi hayatı, hesap ve ceza/mükafat yurdunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âhiret (الآخرة), dünya hayatının zıddı olarak, sonraki hayatı ifade eder. Kur'an'da genellikle hesap, ceza ve mükafatın verileceği ebedi yurt anlamında kullanılır. Ayetteki 'minel-âhireti' ifadesi, bu kavmin ahiret hayatına dair inançlarını veya oradaki kurtuluş umutlarını tamamen yitirmiş olduklarını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Âhiret (الآخرة), dünya hayatından sonraki ikinci hayat demektir. Bu, kıyamet, yeniden diriliş, hesap ve cennet/cehennem gibi unsurları kapsar. Ayetteki 'ahiretten ümit kesmek', bu temel inanç esaslarına dair bir inkârı veya onlardan tamamen yüz çevirmeyi ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'âhiret' kavramı, dünya hayatının geçiciliğine karşılık, gerçek ve kalıcı olan ebedi hayatı temsil eder. Bu, Kur'an'ın temel dünya görüşünün merkezindedir. Ayetteki 'ahiretten ümit kesmek', bu merkezi inançtan sapmayı ve dolayısıyla Allah'ın gazabına uğramanın önemli bir nedenini oluşturur."}]},{"word":"ٱلْكُفَّارُ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Bu ayette 'kâfirler', Allah'ın birliğini, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr eden kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Küfr (كفر), bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Dini terim olarak ise, Allah'ın nimetlerini inkâr etmek, O'nun varlığını ve birliğini reddetmek, peygamberleri ve ahiret gününü yalanlamak demektir. Ayetteki 'el-küffâru' ifadesi, ahiretten ümit kesenlerin, inançsızlıkları nedeniyle bu duruma düştüklerini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Küfr (كفر), nimeti örtmek, yani nankörlük etmek veya Allah'ın varlığını ve birliğini inkâr etmektir. Ayetteki 'kâfirler', ahiret inancını reddeden ve dolayısıyla oradan hiçbir beklentisi olmayan kimseler olarak tanımlanır. Bu, onların dünya hayatına aşırı bağlılıklarını ve ahireti önemsememelerini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'küfr' (inkâr), sadece bir inançsızlık durumu değil, aynı zamanda Allah'ın ayetlerine karşı bir körlük ve nankörlük halidir. Kâfirler, genellikle ahiret hayatını inkâr eden veya ona karşı kayıtsız kalan kişilerdir. Ayetteki 'kâfirlerin kabir ehlinden ümitlerini kestikleri gibi' benzetmesi, ahiretten ümit kesmenin, kâfirlerin temel özelliklerinden biri olduğunu ve bu kavmin de aynı inkârcı zihniyete sahip olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["iman","kufur-sirk","ahiret-mukafat","dunya-ahiret-dengesi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا أَيُّهَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nehiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"yapmayın"},{"position":5,"surface":"تَتَوَلَّوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"تَوَلَّى","form":"Tefea'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy harfi (لَا) ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"dost edinmeyin"},{"position":6,"surface":"قَوْمًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir kavmi"},{"position":7,"surface":"غَضِبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"غ-ض-ب","rootLatin":"gh-d-b","lemma":"غَضِبَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gazap etti"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":9,"surface":"عَلَيْهِمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":9,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":10,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Tahkik Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tahkik harfi olduğu için mebnî","gloss":"gerçekten"},{"position":11,"surface":"يَئِسُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ي-ء-س","rootLatin":"y-'-s","lemma":"يَئِسَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ümitsizliğe düştüler"},{"position":12,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":13,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"a-kh-r","lemma":"آخِرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ahiretten"},{"position":14,"surface":"كَمَا","pos":"harf","posDetail":"Teşbih Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَمَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Teşbih harfi olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":15,"surface":"يَئِسَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ي-ء-س","rootLatin":"y-'-s","lemma":"يَئِسَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ümitsizliğe düştü"},{"position":16,"surface":"ٱلْكُفَّارُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَافِر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"kâfirler"},{"position":17,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":18,"surface":"أَصْحَـٰبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sahipleri"},{"position":19,"surface":"ٱلْقُبُورِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ب-ر","rootLatin":"q-b-r","lemma":"قَبْر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kabirlerin"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mümtehine Sûresi** · *60/13*
- **Mümtehine Sûresi** · *60/13*
- **Mümtehine Sûresi** · *60/13*
- **Mümtehine Sûresi** · *60/13*
