# Teğâbün Sûresi, 10. Âyet (64:10)

> وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَآ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلنَّارِ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

*Velleżîne keferû ve keżżebû bi-âyâtinâ ulâ-ike ashâbu-nnâri ḣâlidîne fîhâ(s) vebi/se-lmasîr(u)*

**Meal (Diyanet):** İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/64/10

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Teğâbün Suresi'nin 10. ayeti, inkar edenlerin ve Allah'ın ayetlerini yalanlayanların akıbetini ele almaktadır. Ayet, bu kişilerin cehennem ehli olduğunu ve orada ebediyen kalacaklarını vurgulayarak, bu dönüşün ne kadar kötü olduğunu ifade eder. Temel kavramlar, inkar, yalanlama, cehennem ehli olma ve kötü akıbet üzerine odaklanmıştır.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın varlığını, birliğini ve ayetlerini örtmek, inkar etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kökü, bir şeyi örtmek anlamına gelir. Şer'î bağlamda ise, Allah'ın nimetlerini örtmek, yani nankörlük etmek veya Allah'ın varlığını ve birliğini inkar etmek demektir. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, iman edilmesi gereken hakikatleri örtbas eden, yani inkar eden kişileri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu'ya göre 'küfr', Kur'an'da sadece bir inançsızlık durumu değil, aynı zamanda Allah'ın lütuf ve nimetlerine karşı nankörlük etme, O'nun mesajını reddetme ve hakikati bile bile örtme eylemidir. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın ayetlerini reddedenlerin bu 'küfr' halini açıkça ortaya koymaktadır."}]},{"word":"كَذَّبُوا۟","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Allah'ın ayetlerini veya peygamberlerini yalanlamak, doğru olmadığını iddia etmek.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"K-z-b fiili, bir sözün veya haberin hilafına inanmak ve onu yalan olarak nitelendirmektir. Ayetteki 'kezzebû bi-âyâtinâ' ifadesi, Allah'ın gönderdiği delilleri, mucizeleri ve vahyedilmiş sözleri yalan sayanların durumunu anlatır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kezzebe fiili, mübalağa ifade eden tef'îl babından gelerek, yalanlamanın şiddetini ve sürekliliğini gösterir. Bu, sadece bir defalık bir yalanlama değil, aksine ısrarlı ve bilinçli bir reddediş halidir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın ayetlerine karşı gösterilen bu şiddetli ve sürekli yalanlama eylemini vurgular."}]},{"word":"أَصْحَـٰبُ","root":"ص ح ب","rootLatin":"s-h-b","meaning":"Bir şeye veya bir yere sürekli olarak bağlı olanlar, onunla birlikte bulunanlar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sahib kelimesi, bir şeyin arkadaşı, yoldaşı veya ona sahip olan kişi anlamlarına gelir. 'Ashâbu'n-nâr' ifadesi, cehennemin sakinleri, cehennemle ayrılmaz bir bütün haline gelmiş olanlar demektir. Bu, onların cehennemdeki sürekli ikametini ve cehennemin onlara ait olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sahib kelimesi, bir şeyle uzun süreli bir ilişkiyi, beraberliği ve aidiyeti ifade eder. 'Ashâbu'n-nâr' terkibi, cehennemin kendilerine tahsis edildiği, orada sürekli kalacakları ve ondan ayrılmayacakları kişileri belirtir. Bu, onların cehennemle olan kader birliğini vurgular."}]},{"word":"خَـٰلِدِينَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Bir yerde ebediyen kalmak, sonsuzluğa dek orada bulunmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"H-l-d kökü, bir şeyin kalıcı olması, bozulmadan uzun süre devam etmesi anlamına gelir. Kur'an'da 'hâlidîn' kelimesi, ahiret hayatında cennet veya cehennemde ebediyen kalmayı ifade eder. Bu ayette, inkar edenlerin cehennemde sonsuz bir ikamete tabi tutulacaklarını açıkça belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Huld, bir şeyin devamlılığı ve kesintisizliği demektir. 'Hâlidîn fîhâ' ifadesi, cehennemde kalışın geçici olmadığını, aksine sonsuz ve kesintisiz bir ikamet olduğunu vurgular. Bu, cezanın şiddetini ve geri dönüşü olmayan bir akıbet olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْمَصِيرُ","root":"ص ي ر","rootLatin":"s-y-r","meaning":"Dönüş yeri, varış noktası, nihai akıbet.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"S-y-r kökü, bir yerden başka bir yere gitmek, dönüş yapmak anlamına gelir. 'el-Masîr' ise, dönülecek yer, varılacak son durak demektir. Ayetteki 'bi'se'l-masîr' ifadesi, inkar edenlerin ve yalanlayanların dönecekleri yerin, yani cehennemin ne kadar kötü bir akıbet olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Masîr kelimesi, Kur'an'da genellikle ahiretteki nihai varış noktasını ifade eder. Bu, kişinin dünyadaki amellerine göre ulaşacağı son duraktır. Ayetteki kullanımı, inkar ve yalanlama eylemlerinin sonucunda varılacak olan cehennemin, istenmeyen ve kötü bir akıbet olduğunu belirtir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","cehennem","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"كَذَّبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalanladılar"},{"position":4,"surface":"بِـَٔايَـٰتِنَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"hamza-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetlerimizi"},{"position":4,"surface":"نَآ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":5,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"işte onlar"},{"position":6,"surface":"أَصْحَـٰبُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"sahipleri"},{"position":7,"surface":"ٱلنَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ateşin"},{"position":8,"surface":"خَـٰلِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"kh-l-d","lemma":"خَالِد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"ebedi kalıcılar olarak"},{"position":9,"surface":"فِيهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"بِئْسَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî (Zem Fiili)","root":"ب-ء-س","rootLatin":"b-hamza-s","lemma":"بِئْسَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ne kötüdür"},{"position":11,"surface":"ٱلْمَصِيرُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekan","root":"ص-ي-ر","rootLatin":"s-y-r","lemma":"مَصِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"dönüş yeri"}]
