# Teğâbün Sûresi, 4. Âyet (64:4)

> يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ ۚ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

*Ya'lemu mâ fî-ssemâvâti vel-ardi veya'lemu mâ tusirrûne vemâ tu'linûn(e)(c) va(A)llâhu ‘alîmun biżâti-ssudûr(i)*

**Meal (Diyanet):** Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/64/4

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Teğâbün Suresi'nin 4. ayeti, Allah'ın mutlak ilmini vurgulayarak, hem görünen hem de görünmeyen âlemlerdeki her şeyi, insanların gizli ve açık tüm eylemlerini ve kalplerindeki sırları bildiğini ifade eder. Ayet, Allah'ın her şeyi kuşatan ilim sıfatını öne çıkarır.","keyConcepts":[{"word":"يَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın her şeyi kuşatan, mutlak ve ezelî bilgisiyle bilmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim, bir şeyin hakikatini idrak etmektir. Allah için kullanıldığında, O'nun her şeyi kuşatan, ezelî ve ebedî bilgisi kastedilir. Ayetteki 'ya'lemu' fiili, Allah'ın göklerde ve yerde olanları, gizli ve açık her şeyi eksiksiz ve tam olarak bildiğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ilm' kavramı, Allah'ın en temel sıfatlarından biri olarak karşımıza çıkar. İnsan bilgisi sınırlı ve sonradan kazanılmışken, Allah'ın ilmi mutlak, sınırsız ve her şeyi kapsayıcıdır. Bu ayetteki 'ya'lemu' fiili, Allah'ın sadece dışsal olayları değil, aynı zamanda insanların iç dünyasındaki niyet ve düşünceleri de bildiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim, bir şeyin olduğu gibi idrak edilmesidir. Allah'ın ilmi ise, hiçbir şeye bağlı olmayan, kendiliğinden var olan ve her şeyi kuşatan bir sıfattır. Ayetteki tekrar eden 'ya'lemu' fiili, Allah'ın bilgisinin kapsamını ve derinliğini pekiştirerek, hiçbir şeyin O'nun ilminden gizli kalamayacağını gösterir."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-v","meaning":"Yüksek ve yüce olan, gökler âlemi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâvât, 'semâ' kelimesinin çoğuludur ve yüksek, yüce olan her şeyi ifade eder. Kur'an'da genellikle yedi kat gök olarak zikredilir ve Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının tecelligâhı olarak kullanılır. Ayetteki 'fî's-semâvât' ifadesi, Allah'ın bilgisinin sadece yeryüzüyle sınırlı olmadığını, tüm kozmik âlemi kapsadığını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Semâvât, mecazen yüksek ve yüce olan her şeyi ifade eder. Kur'an'da bazen yağmurun geldiği yer, bazen de yıldızların bulunduğu felekler anlamında kullanılır. Bu ayette ise, Allah'ın ilminin genişliğini ve evrensel boyutunu vurgulamak için yeryüzünün karşıtı olarak zikredilmiştir."}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Üzerinde yaşadığımız yeryüzü ve onun tüm unsurları.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Arz, yeryüzü demektir. Kur'an'da genellikle göklerin zıddı olarak kullanılır ve üzerinde canlıların yaşadığı, bitkilerin bittiği mekânı ifade eder. Ayetteki 've'l-ard' ifadesi, Allah'ın bilgisinin gökler kadar yeryüzünü ve üzerindeki her şeyi de kapsadığını, hiçbir şeyin O'nun ilminden hariç tutulmadığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Arz kelimesi, Kur'an'da hem coğrafi anlamda yeryüzünü hem de mecazi olarak dünya hayatını ve onunla ilgili unsurları ifade eder. Bu ayette, 'semâvât' ile birlikte kullanılarak Allah'ın ilminin tüm evreni, yani hem gökleri hem de yeri kuşattığına dikkat çekilir."}]},{"word":"تُسِرُّونَ","root":"س ر ر","rootLatin":"s-r-r","meaning":"İnsanların içlerinde gizledikleri, açığa vurmadıkları düşünce, niyet ve eylemler.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"İsrâr, bir şeyi gizlemek, saklamak demektir. Kalpte saklanan sırlar, niyetler ve düşünceler bu kapsamdadır. Ayetteki 'mâ tusirrûne' ifadesi, Allah'ın sadece dışa vuran eylemleri değil, insanların kalplerinde gizledikleri en mahrem sırları dahi bildiğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sır, gizli tutulan şeydir. 'Esrara' fiili, bir şeyi gizli tutmak, açığa vurmamak anlamına gelir. Bu ayette, Allah'ın ilminin insanların en derin iç dünyalarına kadar nüfuz ettiğini, hiçbir düşünce veya niyetin O'ndan gizli kalamayacağını belirtir."}]},{"word":"تُعْلِنُونَ","root":"ع ل ن","rootLatin":"a-l-n","meaning":"İnsanların açığa vurdukları, herkesin bildiği söz ve eylemler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İ'lân, bir şeyi açığa çıkarmak, duyurmak demektir. Gizli olanın zıddıdır. Ayetteki 'mâ tu'linûne' ifadesi, Allah'ın insanların aleni olarak yaptıkları ve söyledikleri her şeyi de bildiğini, O'nun ilminin hem gizliyi hem de açığı kuşattığını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"İ'lân, bir şeyi izhar etmek, ortaya koymaktır. Gizli olanın aksine, herkesin görebileceği veya duyabileceği şekilde yapılan eylemleri ve söylenen sözleri kapsar. Bu ayette, 'tusirrûne' ile birlikte kullanılarak Allah'ın ilminin hiçbir şeyi dışarıda bırakmadığı, her şeyi eksiksiz bildiği vurgulanır."}]},{"word":"ٱلصُّدُورِ","root":"ص د ر","rootLatin":"s-d-r","meaning":"Kalpler, gönüller; insanların iç dünyasındaki niyetler, düşünceler ve duygular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sadr, göğüs demektir. Kur'an'da mecazi olarak kalbin, yani insanın iç dünyasının, niyetlerinin ve sırlarının merkezi olarak kullanılır. Ayetteki 'bi-zâti's-sudûr' ifadesi, Allah'ın sadece dışsal eylemleri değil, kalplerde gizli olan en derin düşünceleri ve niyetleri de bildiğini kesin bir dille ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'sadr' ve 'kalb' kavramları genellikle birbirinin yerine veya birbirini tamamlayıcı olarak kullanılır. 'Sadr', genellikle içsel düşüncelerin, niyetlerin ve duyguların kaynağı olarak tasvir edilir. Bu ayette, Allah'ın 'kalplerde olanı' bilmesi, O'nun ilminin insan psikolojisinin en derin katmanlarına kadar uzandığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sadr, kalbin bulunduğu yerdir ve mecazen kalbin kendisi, yani insanın düşünce ve niyetlerinin kaynağı olarak kullanılır. 'Zâtü's-sudûr' ifadesi, kalplerin özünde, derinliklerinde bulunan şeyleri, yani gizli niyetleri ve sırları ifade eder. Allah'ın bunu bilmesi, O'nun ilminin mutlak ve sınırsız olduğunu kanıtlar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["gayb","tevhid","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bilir"},{"position":2,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"olanları"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"Cem'-i Müennes Sâlim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gökler"},{"position":5,"surface":"وَٱلْأَرْضِ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"'-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yer"},{"position":6,"surface":"وَيَعْلَمُ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"يَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bilir"},{"position":7,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"şeyleri"},{"position":8,"surface":"تُسِرُّونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ر-ر","rootLatin":"s-r-r","lemma":"أَسَرَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"gizlersiniz"},{"position":9,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Önceki ism-i mevsûle atfedildiği için mahallen mansûb","gloss":"şeyleri"},{"position":10,"surface":"تُعْلِنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-ن","rootLatin":"'-l-n","lemma":"أَعْلَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"açığa vurursunuz"},{"position":11,"surface":"وَٱللَّهُ","pos":"harf","posDetail":"İstînâf Vâvı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"'-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":12,"surface":"عَلِيمٌۢ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"bilendir"},{"position":13,"surface":"بِذَاتِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":13,"surface":"ذَاتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ذ-و-ت","rootLatin":"dh-w-t","lemma":"ذَات","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sahip olan"},{"position":14,"surface":"ٱلصُّدُورِ","pos":"isim","posDetail":"Cem'-i Teksir","root":"ص-د-ر","rootLatin":"s-d-r","lemma":"صَدْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"göğüsler/kalpler"}]
