# Mülk Sûresi, 12. Âyet (67:12)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ

*İnne-lleżîne yaḣşevne rabbehum bilġaybi lehum maġfiratun ve ecrun kebîr(un)*

**Meal (Diyanet):** Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/67/12

---

## Tefsir

{"title":"Birleştirilmiş Tefsir — Mülk Suresi 12. Âyet","tefsir":"### ✦ Âyetin Zâhirî Tefsiri\n\nإِنَّ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ — Rablerinden gıyâbında — görmeden — korkanlar, onlar için mağfiret ve büyük bir ecir vardır.\n\nŞimdi bu âyet-i kerîmenin zâhir libâsını çıkarıp, bâtın elbisesini giyelim. Burada kilit kavram بِالْغَيْبِ (bi'l-ğayb) — görmeden, gıyâbında — ifadesidir.\n\nNitekim Kefevî Hazretleri el-Külliyyât'ında خَشْيَة (haşyet) ile خَوْف (havf) arasındaki farkı şöyle açıklar: Havf, herhangi bir korkudur — bazen bilgisizlikten, bazen tehlike hissinden doğar. Haşyet ise ilimden doğan korkudur. Allah'tan haşyet duyan, O'nu tanıdığı için korkar. Bu yüzden Kur'ân 'innema yahşallâhe min ibâdihil-ulemâ' (Fâtır 28) buyurur — Allah'tan ancak âlimler haşyet duyar.\n\n'Bi'l-ğayb' kaydı, bu haşyetin derinliğini gösterir. Görmeden, işitmeden, fiziksel olarak algılamadan — sırf iman ve ma'rifetle korkmak. Bu, îmanın en saf hâlidir.\n\n### ✦ Terzibaba Hazretleri'nin Nazarında\n\nTerzibaba Hazretleri bu âyetin sırrını şöyle beyân buyurmuşlardır: *\"Gayb ile haşyet — işte bu, îmanın özüdür. Görmeden seven, görmeden korkan, görmeden güvenen. Bu dünya imtihanının sırrı budur: görmeden inanmak. Gördükten sonra inanmak iman değil, mecburiyettir. Asıl fazîlet, perdenin bu tarafında, kalp gözüyle görmektir.\"*\n\n### ✦ Şeyh-i Ekber'in İşâreti\n\nŞeyh-i Ekber'in nazarında 'bi'l-ğayb' ifadesi, Hakk'ın zâtının gizliliğine işaret eder. Allah, zâtıyla gaybtadır — ama sıfatlarıyla ve esmâsıyla her yerde zâhirdir. Gayba iman, zâhirin ötesini görmektir — yüzeyin altındaki derinliği, maddenin ardındaki mânâyı idrâk etmektir.\n\n### ✦ Mesnevî'nin Nağmesinden\n\nHz. Mevlânâ'nın gönül dilinden ifade edersek: Gözle görmek kolaydır — güneşi gören güneşi bilir. Ama geceyi gören, güneşi bekleyen, karanlıkta güneşe inanan — işte o âşık, o ârif, o mü'mindir. Gayba iman, gecenin en karanlığında şafağa inanmaktır.\n\n### ✦ Seyr ü Sülûk Mertebesinden\n\nEy tâlib-i hakikat! Haşyetin ilimle birlikte olması, sülûkun olmazsa olmazıdır. Câhilin korkusu evhâmdır — bilmeden, tanımadan korkar. Ârifin haşyeti ise ma'rifettir — bildiği için, tanıdığı için korkar. Sen, ilimle kork — O'nun celâlini bil de haşyet duy, O'nun cemâlini bil de muhabbet duy. Haşyet ile muhabbet, sülûkun iki kanadıdır.\n\n### ✦ Bu Asrın İnsanına\n\nBu asrın 'gördüğüne inanan' pozitivist insanına bu âyetten düşen hisse şudur ki: Hakikatin tamamı gözle görülenlerden ibaret değildir. Yerçekimini göremezsin ama vardır. Sevgiyi göremezsin ama hissedersin. Gayba iman, aklın sınırlarının ötesine geçip kalbin basiretine güvenmektir.\n\nRabbimiz, bize gayba iman nasîb et. Görmeden Seni tanıyan, görmeden Senden haşyet duyan, görmeden Sana güvenen kullarından eyle. Mağfiretine ve büyük ecrîne mazhar kıl.","sources":["Ebu'l-Bekâ el-Kefevî, el-Külliyyât","Râgıb el-İsfehânî, el-Müfredât","Muhyiddin İbn Arabî, Fütûhât-ı Mekkiyye"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Görmedikleri halde Rablerinden haşyet duyanlar, mağfiret ve büyük mükafatla müjdelenirler. Gaybi iman ve haşyet kavramları öne çıkar.","keyConcepts":[{"word":"يَخْشَوْنَ","root":"خ ش ي","rootLatin":"H-Ş-Y","meaning":"Haşyet duymak; ilim ve marifete dayalı, kalbi titreten derin saygı ve korku.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Haşyet, ilme dayalı bir korkudur; salt havf (korku) dan farklıdır. 'İnnemâ yahşallâhe min ibâdihil-ulemâ' (Allah'tan ancak alimler hakkıyla korkar) ayetinde olduğu gibi haşyet, bilgiyle orantılı artan bir tazim ve heybet duygusudur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Haşyet, havf, rehbet ve vecel arasındaki fark: Havf genel korku, rehbet kaçınma korkusu, vecel kalp titreyişi, haşyet ise en üstünüdür — azametin idrakinden doğan derin hürmet ve korku."},{"author":"Hilmi Güngör","work":"Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Haşyet kelimesi Kur'an dilinde korkunun en yüksek mertebesidir. Sebebi bilgisizlik değil, aksine ilahi azamet ve celal hakkındaki derin bilgidir."}]},{"word":"بِالْغَيْبِ","root":"غ ي ب","rootLatin":"G-Y-B","meaning":"Gayb halinde, görmeden; duyu organlarıyla algılanamayan, iman ve kalp gözüyle idrak edilen.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Gayb, duyulardan gizli kalan her şeydir. Allah'a bil-gayb iman, O'nu görmeden, delillerle ve kalp nuruyla tanıyıp inanmaktır. Bu, imanın en değerli mertebesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dini ve Ahlaki Kavramlar","detail":"Gayb kavramı Kur'an'ın epistemolojisinin temel taşıdır. İnsan bilgisinin sınırını çizer ve bu sınırı iman ile aşmayı teklif eder. Bil-gayb haşyet, görünenin ötesine iman edebilmenin delilidir."}]},{"word":"مَغْفِرَةٌ","root":"غ ف ر","rootLatin":"G-F-R","meaning":"Bağışlanma, günahların örtülüp affedilmesi; ilahi merhamet ve setrin tezahürü.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât","detail":"Mağfire, günahı örtüp cezasından korumaktır. Gafr, miğfer (savaş başlığı) ile aynı köktendir; nasıl miğfer başı korursa, mağfire de kulu azaptan korur."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Mağfire ile afv arasındaki fark: Afv günahın silinmesi, mağfire ise günahın örtülüp cezadan korunmasıdır. Mağfire daha kapsamlıdır çünkü hem günahı örter hem kulun şerefini korur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["takva","gayb","iman","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz, muhakkak"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"يَخْشَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ش-ي","rootLatin":"ḫ-ş-y","lemma":"خَشِيَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"korkarlar"},{"position":4,"surface":"رَبَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Rablerini"},{"position":4,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":5,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":5,"surface":"ٱلْغَيْبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ب","rootLatin":"ġ-y-b","lemma":"غَيْب","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gaybda, görünmezde"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":6,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlara"},{"position":7,"surface":"مَّغْفِرَةٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"ġ-f-r","lemma":"مَغْفِرَة","form":"Mef'ale","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (muahhar mübteda)","gloss":"bağışlanma"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"أَجْرٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ج-ر","rootLatin":"ʾ-j-r","lemma":"أَجْر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"ecir"},{"position":9,"surface":"كَبِيرٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"كَبِير","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mülk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *67/12*
- **Mülk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *67/12*
