# Kalem Sûresi, 23. Âyet (68:23)

> فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَـٰفَتُونَ

*Fentalekû vehum yeteḣâfetûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (23-24) Bunun üzerine, "Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yola koyuldular.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/68/23

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kalem Suresi 23. ayet, bahçe sahiplerinin yoksulları mahrum bırakma niyetlerini gizlice konuşarak ilerlemelerini tasvir eder. Ayet, 'yürümek' ve 'gizlice konuşmak' fiilleri üzerinden bu niyetin hem fiziksel eylemini hem de psikolojik durumunu dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"فَٱنطَلَقُوا۟","root":"ط ل ق","rootLatin":"t-l-q","meaning":"Bahçe sahiplerinin, yoksulları mahrum bırakma niyetleriyle birlikte, belirli bir yöne doğru hareket etmelerini, yola çıkmalarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'talâk' (boşama) kelimesinin kökeni olan 't-l-q' kökünün, bir şeyi serbest bırakmak, engeli kaldırmak anlamlarına geldiğini belirtir. 'İntalaka' fiili ise, bir yere doğru serbestçe, engelsizce yönelmek, gitmek demektir. Ayetteki kullanımı, bahçe sahiplerinin niyetlerini gerçekleştirmek üzere yola koyulmalarını, hareketlenmelerini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'fentalakû' ifadesini 'fezehebû' (gittiler) olarak açıklar. Bu, kelimenin temel hareket anlamını öne çıkarır. Ayetteki bağlamda, bahçe sahiplerinin, yoksullara bir şey vermemek üzere gizlice anlaşarak bahçelerine doğru yola çıkmalarını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 't-l-q' kökünün geniş bir hareket ve serbest bırakma anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. 'İntalaka' fiilinin, bir amaca yönelik olarak hızlı ve kararlı bir şekilde yola çıkmayı ifade ettiğini vurgular. Ayette, bahçe sahiplerinin kötü niyetlerini gerçekleştirmek üzere 'yola koyulmaları' bu kararlılığı yansıtır."}]},{"word":"يَتَخَـٰفَتُونَ","root":"خ ف ت","rootLatin":"h-f-t","meaning":"Bahçe sahiplerinin, başkalarının duymaması için alçak sesle, fısıltıyla konuşmalarını, gizlice anlaşmalarını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yetehâfetûne' kelimesini 'yüserriûne' (gizlice konuşuyorlar) veya 'yuhâfitûne' (fısıldıyorlar) olarak açıklar. Bu, sesin alçaltılması ve gizliliğin ön planda tutulması anlamını taşır. Ayette, yoksulları mahrum bırakma planlarının başkaları tarafından duyulmaması için yapılan gizli konuşmaları ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'haft' kelimesinin 'sesi alçaltmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Tehâfüt' ise, karşılıklı olarak veya toplu halde sesi alçaltarak konuşmak, fısıldaşmak demektir. Ayetteki kullanım, bahçe sahiplerinin kötü niyetlerini gizlemek amacıyla aralarında fısıltıyla konuşmalarını, bu eylemin gizli ve kötü bir planın parçası olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'gizlilik' ve 'açıklık' kavramlarının ahlaki boyutlarına dikkat çeker. 'Tehâfüt' gibi gizli konuşmaları ifade eden kelimelerin genellikle olumsuz niyetlerle ilişkilendirildiğini belirtir. Ayetteki 'yetehâfetûne' ifadesi, bahçe sahiplerinin yoksullara karşı besledikleri kötü niyetin ve bu niyetin gizlice planlanmasının bir göstergesidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tehâfüt' fiilinin, sesin duyulmayacak kadar alçaltılması ve bu eylemin genellikle bir sırrı saklama veya kötü bir niyeti gizleme amacıyla yapıldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, bahçe sahiplerinin yoksulları mahrum bırakma planlarını kimseye duyurmadan, aralarında fısıltıyla konuşarak kararlaştırmalarını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","kibir-hased","mal-mulk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"böylece, hemen"},{"position":1,"surface":"ٱنطَلَقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ط-ل-ق","rootLatin":"ṭ-l-q","lemma":"اِنْطَلَقَ","form":"İnfi'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yürüdüler, gittiler"},{"position":2,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar"},{"position":3,"surface":"يَتَخَـٰفَتُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ف-ت","rootLatin":"ḫ-f-t","lemma":"تَخَافَتَ","form":"Tefâ'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"fısıldaşıyorlardı, gizli gizli konuşuyorlardı"}]
