# Kalem Sûresi, 26. Âyet (68:26)

> فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ

*Felemmâ raevhâ kâlû innâ ledâllûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/68/26

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, bahçe sahiplerinin bahçelerini tanıyamamaları ve bu durum karşısında yaşadıkları şaşkınlık ve hayal kırıklığını dile getirmektedir. Anahtar kavramlar, görme eylemi, yolunu şaşırma ve yoksun bırakılma hallerini semantik derinlikleriyle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"رَأَوْهَا","root":"ر أ ي","rootLatin":"r-e-y","meaning":"Bahçeyi görme, müşahede etme eylemi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ru'yet' kelimesinin hem gözle görmeyi (basar) hem de kalple idrak etmeyi (basîret) ifade ettiğini belirtir. Bu ayette ise, bahçe sahiplerinin bahçeyi gözleriyle görmeleri ancak tanıyamamaları, yani idrak edememeleri durumunu vurgular. Gözle görme eylemi gerçekleşmiş, ancak zihinsel tanıma ve idrak eksik kalmıştır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ra'â' fiilinin bazen 'bildi, anladı' anlamında kullanılabileceğini ima eder. Ayetteki 'gördüler' ifadesi, sadece fiziksel bir görme değil, aynı zamanda gördükleri şeyin ne olduğunu anlamaya çalışma çabasını da içerir. Ancak bu çaba, bahçenin tanınmaz hale gelmesiyle başarısız olmuştur."}]},{"word":"قَالُوا","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Gördükleri karşısında şaşkınlık ve hayal kırıklığını ifade etme eylemi.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kavl' kelimesinin sadece sözlü ifadeyi değil, aynı zamanda bir düşünceyi, inancı veya durumu dile getirmeyi de kapsadığını belirtir. Ayetteki 'dediler' ifadesi, bahçe sahiplerinin gördükleri manzara karşısında içlerinde oluşan şaşkınlık, inkâr ve sorgulama halini dışa vurmalarını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kavl'in farklı bağlamlarda farklı tonlamalar taşıyabileceğini vurgular. Burada 'dediler' ifadesi, bir itiraf, bir şaşkınlık nidası ve bir sorgulama içeren bir beyan niteliğindedir. Gördükleri şeyin gerçekliğini kabullenmekte zorlandıkları bir durumu dile getirirler."}]},{"word":"لَضَآلُّونَ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Yolunu şaşırmış, doğru yoldan sapmış olma hali.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dalâl' kelimesinin asıl anlamının 'doğru yoldan sapmak' olduğunu belirtir. Bu ayette ise, bahçe sahiplerinin kendi bahçelerini tanıyamamaları nedeniyle 'yolumuzu şaşırdık' demeleri, hem fiziksel olarak doğru yeri bulamama hem de zihinsel olarak durumu idrak edememe anlamında bir 'şaşkınlık' ve 'kaybolmuşluk' halini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dalâl' kavramının Kur'an'da genellikle 'doğru yolu kaybetme, sapma' anlamında kullanıldığını vurgular. Bu bağlamda, bahçe sahiplerinin 'yolumuzu şaşırmış olacağız' demeleri, sadece fiziksel bir kayboluşu değil, aynı zamanda içinde bulundukları durumu anlamlandıramama, gerçeklikten uzaklaşma ve bir tür zihinsel sapma halini de ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'dalâl'in bazen 'şaşkınlık, hayret' anlamında da kullanılabileceğini belirtir. Ayetteki ifade, bahçe sahiplerinin gördükleri manzara karşısında yaşadıkları büyük şaşkınlığı ve bu şaşkınlık nedeniyle doğruyu bulamama, durumu kavrayamama hallerini çok güçlü bir şekilde yansıtır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Korona Virüs'ün Düşündürdükleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *68/17–32*
