# Kalem Sûresi, 30. Âyet (68:30)

> فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَـٰوَمُونَ

*Feakbele ba'duhum ‘alâ ba'din yetelâvemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/68/30

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kalem Suresi'nin 30. ayeti, bahçe sahiplerinin birbirlerini kınama ve suçlama eylemini tasvir eder. Ayet, 'yüz çevirme' ve 'kınama' fiilleri üzerinden, yaşanan felaket karşısındaki pişmanlık ve sorumluluktan kaçınma psikolojisini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"فَأَقْبَلَ","root":"ق ب ل","rootLatin":"k-b-l","meaning":"Bu kelime, bir şeye yönelmek, yüzünü dönmek veya bir şeye başlamak anlamlarını taşır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kabl' kökünün asıl anlamının bir şeyin ön tarafı olduğunu belirtir. 'İkbal' ise bir şeye yönelmek, yüzünü çevirmek demektir. Ayetteki 'fe-akbele ba'duhum alâ ba'd' ifadesi, bahçe sahiplerinin birbirlerine dönerek, yani birbirleriyle yüzleşerek konuşmaya başladıklarını, kınama eylemine giriştiklerini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ikbal'in bir şeye yönelme, ona doğru gelme manasına geldiğini vurgular. Ayetteki kullanımı, kişilerin fiziksel olarak birbirlerine dönmelerinin yanı sıra, zihinsel ve sözlü olarak da birbirleriyle meşgul olmaya başlamalarını, yani kınama eylemine girişmelerini ifade eder."}]},{"word":"بَعْضُهُمْ","root":"ب ع ض","rootLatin":"b-'-d","meaning":"Bu kelime, bir bütünün parçası, bir kısmı anlamına gelir ve ayette 'birbirleri' anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ba'd' kelimesinin bir şeyin cüz'ü, parçası olduğunu belirtir. Ayetteki 'ba'duhum alâ ba'd' ifadesi, bahçe sahiplerinin kendi aralarında, yani bir kısmının diğer bir kısmına yönelerek konuştuğunu, karşılıklı bir etkileşim içinde olduklarını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ba'd' kelimesinin 'kısım' veya 'parça' anlamına geldiğini ve 'ba'duhum alâ ba'd' gibi kullanımların karşılıklı bir eylemi ifade ettiğini açıklar. Burada, bahçe sahiplerinin birbirlerini karşılıklı olarak kınadıklarını, suçladıklarını vurgular."}]},{"word":"يَتَلَـٰوَمُونَ","root":"ل و م","rootLatin":"l-v-m","meaning":"Bu kelime, karşılıklı olarak birbirini kınamak, ayıplamak veya suçlamak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'levm' kökünün kınama, ayıplama anlamına geldiğini belirtir. 'Yetelâvemûne' ise tefâ'ul babından olup, karşılıklı kınama, birbirini suçlama anlamını taşır. Ayette, bahçe sahiplerinin başlarına gelen felaket sonrası birbirlerini sorumlu tutarak karşılıklı olarak kınadıklarını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'levm'in bir kimsenin yaptığı bir işten dolayı onu kınamak, ayıplamak olduğunu söyler. 'Yetelâvemûne' fiili, bu kınama eyleminin karşılıklı olarak gerçekleştiğini, yani her birinin diğerini suçladığını, sorumluluğu birbirlerine attıklarını gösterir. Bu durum, onların pişmanlık ve çaresizlik içindeki hallerini yansıtır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki ahlaki kavramlar bağlamında 'levm'in, bir kişinin yaptığı yanlış bir eylemden dolayı duyduğu pişmanlık veya başkaları tarafından kınanma durumunu ifade ettiğini belirtir. 'Yetelâvemûne' fiili, bu kınamanın içsel bir muhasebeden ziyade, dışsal ve karşılıklı bir suçlama şeklinde tezahür ettiğini, sorumluluğu başkasına atma eğilimini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kibir-hased","soz-yalan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"böylece, ve"},{"position":1,"surface":"أَقْبَلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"إِقْبَال","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yöneldi, başladı"},{"position":2,"surface":"بَعْضُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ع-ض","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْض","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"bazısı"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":3,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَىٰ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî","gloss":"üzerine, -e"},{"position":4,"surface":"بَعْضٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ع-ض","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْض","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bazısı"},{"position":5,"surface":"يَتَلَاوَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ل-و-م","rootLatin":"l-w-m","lemma":"تَلَاوُم","form":"Tefâ'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"birbirlerini kınıyorlardı/yermeye başladılar"}]
