# Kalem Sûresi, 31. Âyet (68:31)

> قَالُوا۟ يَـٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَـٰغِينَ

*Kâlû yâ veylenâ innâ kunnâ tâġîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/68/31

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, 'azgınlık edenlerdendik' ifadesiyle pişmanlık ve itirafı dile getiren bir nidayı içermektedir. Özellikle 'veyl' ve 'tağîn' kelimeleri, bu pişmanlığın ve haddi aşmanın derinliğini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"قَالُوا۟","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Onlar dediler, söylediler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), bir düşünceyi veya sözü ifade etmektir. Bu ayette 'kālû' (dediler) fiili, önceki eylemlerinin ve durumlarının bir sonucu olarak ortaya çıkan pişmanlıklarını dile getirmelerini ifade eder. (el-Müfredât, s. 408)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kavl, bir şeyin lafızla veya manayla ifade edilmesidir. Burada 'kālû' fiili, geçmişte yaptıkları azgınlıkların farkına varıp bunu sözlü olarak itiraf etmelerini ve pişmanlıklarını dile getirmelerini gösterir. (el-Külliyyât, s. 745)"}]},{"word":"يَـٰوَيْلَنَآ","root":"و ي ل","rootLatin":"v-y-l","meaning":"Eyvah bize, yazıklar olsun bize!","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Veyl (ويل), helak ve şer kelimesidir. Araplar, bir musibet veya felaketle karşılaştıklarında 'veyl' derler. Ayetteki 'yâ veylenâ' ifadesi, yaptıkları azgınlıklar nedeniyle kendilerini bekleyen kötü akıbetten dolayı duydukları derin pişmanlığı ve çaresizliği ifade eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 473)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Veyl, azap ve helak anlamında kullanılır. 'Yâ veylenâ' ifadesi, mecazi olarak, kendilerine isabet eden musibetin büyüklüğünü ve bundan duydukları üzüntüyü dile getirir. Bu, onların durumlarının ne kadar kötü olduğunu gösteren bir nidadır. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 257)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Veyl, şiddetli azap ve helak için kullanılan bir kelimedir. 'Yâ veylenâ' ifadesi, bu ayette, işledikleri günahlar ve azgınlıklar sebebiyle kendilerini bekleyen cezadan dolayı duydukları korku ve pişmanlığı, bir nevi feryadı temsil eder. (el-Müfredât, s. 883)"}]},{"word":"كُنَّا","root":"ك و ن","rootLatin":"k-v-n","meaning":"Biz idik, biz olmuştuk.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kevn (كون), var olmak, meydana gelmek anlamındadır. 'Künnâ' fiili, geçmişte sürekli olarak içinde bulundukları bir durumu, yani azgınlık halini ifade eder. Bu, onların azgınlığının geçici değil, yerleşik bir özellik olduğunu gösterir. (el-Külliyyât, s. 759)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kâne (كان) fiili, genellikle geçmişte süreklilik veya bir durumun varlığını ifade eder. 'Künnâ' burada, onların 'tağîn' (azgınlar) olma durumunun geçmişte devamlılık arz ettiğini, yani bu sıfatın onlara ait bir özellik haline geldiğini vurgular. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 187)"}]},{"word":"طَـٰغِينَ","root":"ط غ ي","rootLatin":"t-ğ-y","meaning":"Azgınlık edenler, haddi aşanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tuğyân (طغيان), haddi aşmak, sınırı geçmek demektir. 'Tağîn' kelimesi, Allah'ın koyduğu sınırları aşan, zulmeden ve isyan eden kimseleri ifade eder. Bu ayette, bahçe sahiplerinin fakirlerin hakkını vermeyerek ve Allah'ın nimetine nankörlük ederek haddi aştıklarını itiraf etmelerini gösterir. (el-Müfredât, s. 523)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Tuğyân, Kur'an'da genellikle Allah'a karşı isyan, O'nun emirlerini çiğneme ve haddi aşma anlamında kullanılır. 'Tağîn' olanlar, kendi güçlerine güvenerek ilahi düzeni hiçe sayan ve bu yüzden helake sürüklenen kişilerdir. Ayetteki bu itiraf, onların bu ahlaki ve dini sınırı aştıklarını kabul etmeleridir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 209)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Tuğyân, bir şeyin miktarını aşmasıdır. 'Tağîn' ise, Allah'ın emirlerine karşı gelerek ve O'nun belirlediği sınırları aşarak zulmedenlerdir. Bu ayette, onların bu sıfatı kendilerine yakıştırmaları, yaptıkları haksızlık ve cimrilik nedeniyle pişmanlıklarını ve günahlarını itiraf etmelerini gösterir. (Umdetü'l-Huffâz, c. 2, s. 102)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tovbe","kibir-hased","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":2,"surface":"يَـٰ","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ey"},{"position":2,"surface":"وَيْلَنَآ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ي-ل","rootLatin":"w-y-l","lemma":"وَيْل","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Nidâ harfinden sonra geldiği için mansûb","gloss":"yazıklar olsun"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bize"},{"position":3,"surface":"إِنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz biz"},{"position":3,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"biz"},{"position":4,"surface":"كُنَّا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idik"},{"position":4,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Kâne'nin ismi olduğu için mahallen merfû","gloss":"biz"},{"position":5,"surface":"طَـٰغِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ط-غ-ي","rootLatin":"ṭ-g-y","lemma":"طَاغٍ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"azgınlık edenler"}]
