# Kalem Sûresi, 39. Âyet (68:39)

> أَمْ لَكُمْ أَيْمَـٰنٌ عَلَيْنَا بَـٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۙ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ

*Em lekum eymânun ‘aleynâ bâliġatun ilâ yevmi-lkiyâmeti(ﻻ) inne lekum lemâ tahkumûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Yahut bizden, her ne hükmederseniz mutlaka öyle olacağına dair Kıyamete kadar sürecek kesin sözler mi aldınız?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/68/39

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müşriklerin ahiret inancını ve kendi lehlerine hüküm verme iddialarını sorgulamaktadır. Anahtar kavramlar, 'yeminler', 'kıyamet' ve 'hükmetmek' fiili üzerinden, ilahi adalet ve insan iradesinin sınırları arasındaki gerilimi dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"أَيْمَـٰنٌ","root":"ي م ن","rootLatin":"y-m-n","meaning":"Bu bağlamda, Allah adına verilen yeminler, ahitler veya garantiler anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yemîn' kelimesinin aslen sağ el anlamına geldiğini, ancak mecazi olarak ahit, antlaşma ve kasem (yemin) için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'eymân' kelimesi, müşriklerin Allah katında kendileri için bir güvence veya ahitleri olduğu yönündeki yanlış inançlarını ifade eder (s. 886)."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'eymân' kelimesini 'ahd' (ahit) ve 'kasem' (yemin) olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, müşriklerin kendilerine fayda sağlayacak, Allah tarafından verilmiş bir söz veya güvenceye sahip oldukları yanılgısını dile getirir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'yemîn' kavramının Kur'an'da sadece bir sözü teyit etmekle kalmayıp, aynı zamanda bir tür 'kutsal bağ' veya 'antlaşma' anlamı taşıdığını vurgular. Bu ayette, müşriklerin Allah ile kendileri arasında böyle bir bağın varlığına dair iddiaları reddedilmektedir."}]},{"word":"بَـٰلِغَةٌ","root":"ب ل غ","rootLatin":"b-l-ğ","meaning":"Ulaşan, varan, süregelen, devam eden anlamına gelir; burada yeminlerin kıyamet gününe kadar süreceği vurgulanır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bülûğ' kelimesinin bir şeyin son noktasına ulaşması, hedefine varması anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'bâliğa' kelimesi, müşriklerin iddia ettiği yeminlerin kıyamet gününe kadar kesintisiz bir şekilde devam edeceği, yani geçerliliğini koruyacağı varsayımını ifade eder (s. 132)."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'bülûğ' kelimesinin bir şeyin nihayetine ermesi, kemale ulaşması anlamlarını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'bâliğa' kelimesi, bu yeminlerin zaman açısından bir sona erme veya kesintiye uğrama durumu olmaksızın, kıyamete kadar uzanacağını vurgular."}]},{"word":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Diriliş günü, ahiret günü; insanların hesap vermek üzere ayağa kalkacağı gün.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kıyâmet' kelimesinin 'kıyâm' (ayağa kalkma) kökünden geldiğini ve insanların kabirlerinden kalkıp hesap vermek üzere toplanacakları günü ifade ettiğini belirtir. Ayette, müşriklerin iddia ettiği ahitlerin geçerlilik süresinin bu nihai güne kadar uzandığına dair yanlış bir beklentiye işaret edilir (s. 700)."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'kıyâmet'in, insanların diriltilip Allah'ın huzurunda duracakları büyük gün olduğunu ifade eder. Bu ayette, müşriklerin ahitlerinin bu büyük güne kadar süreceği yönündeki iddiaları, ilahi adaletin tecelli edeceği bu güne atıfla reddedilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kıyâmet' kavramının Kur'an'da sadece bir zaman dilimi değil, aynı zamanda kozmik bir dönüşüm ve ahlaki bir hesaplaşma anı olduğunu vurgular. Ayette, müşriklerin bu hesaplaşma gününde bile kendi lehlerine hüküm verebilecekleri yanılgısı ele alınır."}]},{"word":"تَحْكُمُونَ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Hükmetmek, karar vermek, yargılamak; burada kendi lehlerine hüküm verme iddialarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hükm' kelimesinin bir şeyi engellemek, menetmek ve bir konuda karar vermek anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'tahkümûne' fiili, müşriklerin kendi arzularına göre hüküm verme, yani kendilerine en uygun olanı seçme ve bunu Allah'a atfetme cüretini ifade eder (s. 257)."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hükm'ün, bir şeyi sağlamlaştırmak ve bir konuda kesin karar vermek olduğunu açıklar. Ayetteki 'tahkümûne' fiili, müşriklerin kendi heva ve heveslerine göre, sanki Allah'tan bir yetki almışçasına, kendi lehlerine hükümler koyma ve bu hükümlerin geçerli olacağını sanma durumunu eleştirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hükm' kökünün Kur'an'da genellikle ilahi otorite ve adaletle ilişkilendirildiğini belirtir. Bu ayette ise, bu ilahi yetkinin insanlar tarafından gasp edilmeye çalışılması, yani kendi isteklerine göre hüküm verme çabası eleştirilmektedir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","ahiret-mukafat","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"yoksa"},{"position":2,"surface":"لَكُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"sizin için"},{"position":2,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"siz"},{"position":3,"surface":"أَيْمَـٰنٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-م-ن","rootLatin":"y-m-n","lemma":"يَمِين","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"yeminler/ahitler"},{"position":4,"surface":"عَلَيْنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerimize"},{"position":4,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"biz"},{"position":5,"surface":"بَـٰلِغَةٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ل-غ","rootLatin":"b-l-gh","lemma":"بَالِغَة","form":"Fâ'ile","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin (أَيْمَـٰنٌ) sıfatı olduğu için merfû","gloss":"ulaşan, süregiden"},{"position":6,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e kadar"},{"position":7,"surface":"يَوْمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"günü"},{"position":8,"surface":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قِيَامَة","form":"Fi'âle","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kıyamet"},{"position":9,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"muhakkak ki"},{"position":10,"surface":"لَكُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"sizin için"},{"position":10,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"siz"},{"position":11,"surface":"لَمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette"},{"position":11,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"şey"},{"position":12,"surface":"تَحْكُمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ك-م","rootLatin":"h-k-m","lemma":"حَكَمَ","form":"Fe'ale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"hükmediyorsunuz"}]
