# Kalem Sûresi, 41. Âyet (68:41)

> أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَـٰدِقِينَ

*Em lehum şurakâu felye/tû bişurakâ-ihim in kânû sâdikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Yoksa onların ortakları mı var? Doğru söyleyenler iseler, haydi getirsinler ortaklarını!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/68/41

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kalem Suresi'nin 41. ayeti, müşriklerin Allah'a ortak koşma iddialarını sorgulayarak, bu iddialarının doğruluğunu ispatlamaları için ortaklarını getirmelerini talep etmektedir. Ayet, 'şürekâ' ve 'sâdikîn' kavramları üzerinden tevhid inancının temelini ve şirk iddialarının geçersizliğini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"شُرَكَآءُ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Allah'a ortak koşulan varlıklar, eşler veya yardımcılar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şirk (شِرْك), iki veya daha fazla şeyin bir araya gelmesi ve birleşmesi anlamına gelir. Şerîk (شَرِيك) ise ortak demektir. Ayetteki 'şürekâ' (شُرَكَاء) kelimesi, Allah'ın uluhiyetinde veya rububiyetinde ortak koşulan, O'na denk tutulan varlıkları ifade eder. Bu bağlamda, müşriklerin Allah'a ortak koştukları ilahları veya güçleri temsil etmektedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'şürekâ' kelimesini, 'Allah'a ortak koştukları, O'nunla birlikte ibadet ettikleri' anlamında kullanır. Ayetteki 'şürekâ'nın getirilmesi talebi, bu ortakların gerçekte bir güce sahip olmadıklarını ve Allah'ın birliğine karşı ileri sürülen iddiaların boş olduğunu mecazi bir dille ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'şirk' kavramını Kur'an'ın temel kavramlarından biri olarak inceler. Şirk, Allah'ın mutlak birliğine (tevhid) karşıt bir durumdur ve O'nun ilahi gücünü, otoritesini veya yaratıcılığını başkalarıyla paylaşma eylemini ifade eder. Ayetteki 'şürekâ', bu şirk eyleminin somutlaştırılmış nesneleri veya varlıklarıdır ve onların varlığının sorgulanması, tevhidin mutlakiyetini pekiştirir."}]},{"word":"فَلْيَأْتُوا۟","root":"أ ت ى","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Getirsinler, gelsinler, ortaya koysunlar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'etâ' (أَتَى) fiilinin 'gelmek' veya 'getirmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'felye'tû' (فَلْيَأْتُوا), emr-i gaib sigasıyla 'getirsinler' anlamındadır ve müşriklere, iddialarını ispatlamak üzere ortaklarını fiziksel olarak veya delilleriyle birlikte ortaya koymaları için meydan okumadır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'etâ' fiilinin geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, 'bir şeyi meydana getirmek, ortaya koymak, sunmak' gibi anlamları da içerdiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, müşriklerin 'ortaklarını getirmeleri', onların varlığını ve gücünü kanıtlamaları, yani iddialarını delillendirmeleri anlamına gelir."}]},{"word":"صَـٰدِقِينَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"Doğru sözlü olanlar, dürüst olanlar, iddialarında haklı olanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sıdk (صِدْق), sözün veya eylemin gerçeğe uygun olmasıdır. Sâdık (صَادِق) ise doğru söyleyen, sözü gerçeğe uygun olan kişidir. Ayetteki 'sâdikîn' (صَادِقِينَ) kelimesi, müşriklerin Allah'a ortak koşma iddialarında gerçekten doğru ve haklı olup olmadıklarını sorgular. Eğer iddiaları doğruysa, bunun kanıtını sunmaları beklenir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sıdk'ın, 'sözün veya inancın gerçeğe uygunluğu' olduğunu belirtir. Ayetteki 'in kânû sâdikîn' (إِن كَانُوا صَادِقِينَ) ifadesi, müşriklerin şirk inançlarının gerçekliğini ve doğruluğunu ispatlamaları için bir meydan okumadır. Bu, onların iddialarının temelsiz olduğunu ima eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sıdk' kavramının Kur'an'da sadece sözün doğruluğunu değil, aynı zamanda inancın ve eylemin doğruluğunu da kapsadığını vurgular. Ayetteki 'sâdikîn', müşriklerin sadece sözde değil, inanç ve iddialarının temelinde de doğru olup olmadıklarını sorgular. Bu, onların şirk iddialarının tutarsızlığını ve temelsizliğini ortaya koymayı amaçlar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","tevhid","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yoksa"},{"position":2,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":3,"surface":"شُرَكَآءُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"sh-r-k","lemma":"شَرِيك","form":"Fu'alâ'","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"ortaklar"},{"position":4,"surface":"فَلْيَأْتُوا۟","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o halde"},{"position":4,"surface":"لْ","pos":"harf","posDetail":"Emir Lâmı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-sınlar"},{"position":4,"surface":"يَأْتُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir lâmı ile meczûm","gloss":"getirsinler"},{"position":5,"surface":"بِشُرَكَآئِهِمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":5,"surface":"شُرَكَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Cemi","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"sh-r-k","lemma":"شَرِيك","form":"Fu'alâ'","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ortaklarını"},{"position":5,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":6,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"eğer"},{"position":7,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idilerse"},{"position":8,"surface":"صَـٰدِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","lemma":"صَادِق","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"doğru sözlüler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *41. âyetinde*
