# Kalem Sûresi, 42. Âyet (68:42)

> يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ

*Yevme yukşefu ‘an sâkin ve yud'avne ilâ-ssucûdi felâ yestatî'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (42-43) Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kafirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir halde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Halbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/68/42

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kalem Suresi 42. ayet, kıyamet günündeki dehşeti ve inkarcıların acizliğini tasvir etmektedir. Ayet, 'sâk' kelimesiyle mecazi bir anlatım kullanarak o günün şiddetini vurgularken, 'sücûd' ve 'yestetî'ûn' kavramlarıyla da ilahi çağrıya karşı gösterilen acziyeti ve pişmanlığı dile getirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"سَاقٍ","root":"س و ق","rootLatin":"s-v-k","meaning":"Ayette, kıyamet gününün şiddetini ve dehşetini mecazi olarak ifade eden 'işin dehşetinden baldırların açılması' tabirinin merkezindeki kelimedir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'keşfü's-sâk' ifadesinin Araplar arasında savaşın şiddetini ve işlerin ciddiyetini anlatmak için kullanılan bir deyim olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, kıyamet gününün dehşetini ve zorluğunu mecazi olarak tasvir etmektedir, gerçek bir baldırın açılması değil, olayın büyüklüğünü vurgulamaktadır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'keşfü's-sâk' ifadesini 'işin şiddetlenmesi' ve 'zorluğun ortaya çıkması' anlamında mecaz olarak açıklar. Bu ifade, kıyamet gününün korkunçluğunu ve o gün yaşanacak sıkıntının büyüklüğünü edebi bir üslupla dile getirmektedir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sâk' kelimesinin asıl anlamının bacağın baldır kısmı olduğunu, ancak mecazi olarak işlerin şiddetlenmesi ve zorlaşması anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yükşefu an sâk' ifadesi, kıyamet gününün dehşetini ve o günün zorluğunu, insanların çaresiz kalacağı bir durumu anlatır."}]},{"word":"يُدْعَوْنَ","root":"د ع و","rootLatin":"d-'-v","meaning":"Kıyamet günü inkarcıların secde etmeye çağrılmasını ifade eden fiildir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'da'v' kelimesinin 'bir şeyi kendine doğru çekmek, çağırmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yüd'avne' ifadesi, inkarcıların kıyamet günü secde etmeye davet edilmesini, ancak bu davete icabet edemeyeceklerini anlatır. Bu, dünyadayken secde etmekten kaçınmalarının bir cezasıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'da'vet'in bir şeyi talep etmek veya birine bir işi yapmasını emretmek olduğunu ifade eder. Ayetteki 'yüd'avne ilâ's-sücûd' ifadesi, ilahi bir çağrıya işaret eder; bu çağrı, dünyada iken reddettikleri secdeyi ahirette yapmaya zorlanmalarıdır, ancak bu sefer güçleri yetmeyecektir."}]},{"word":"ٱلسُّجُودِ","root":"س ج د","rootLatin":"s-j-d","meaning":"Allah'a boyun eğme ve ibadet etme eylemi olan secdeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sücûd'un 'tevazu ile boyun eğmek' anlamına geldiğini ve bunun hem iradi (namazdaki secde gibi) hem de gayri iradi (gölgenin secde etmesi gibi) olabileceğini belirtir. Ayetteki 'ilâ's-sücûd' ifadesi, inkarcıların dünyada iradi olarak yapmadıkları secdeye ahirette zorlanmalarını, ancak bunu yapamayacaklarını anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sücûd' kavramının Kur'an'da Allah'a tam bir teslimiyet ve boyun eğme eylemi olarak merkezi bir rol oynadığını vurgular. Ayetteki bağlamda, 'sücûd'a çağrılmaları, Allah'ın mutlak otoritesine karşı gelmiş olmalarının bir sonucu olarak, o gün bu otoriteye boyun eğme fırsatını kaybetmiş olmalarını gösterir."}]},{"word":"يَسْتَطِيعُونَ","root":"ط و ع","rootLatin":"t-v-'-","meaning":"Bir şeyi yapmaya güç yetirmek, muktedir olmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tav'' kelimesinin 'boyun eğmek, itaat etmek' anlamından türediğini ve 'istîtâ''nın ise 'bir şeye güç yetirmek, muktedir olmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'felâ yestetî'ûn' ifadesi, inkarcıların kıyamet günü secde etmeye çağrıldıklarında buna güçlerinin yetmeyeceğini, yani aciz kalacaklarını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'istîtâ'' fiilinin 'bir şeyi yapma kudretine sahip olmak' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'felâ yestetî'ûn' ifadesi, dünyada iken secde etmeye güçleri yettiği halde bunu yapmayanların, ahirette bu eylemi gerçekleştirmeye güçlerinin yetmeyeceğini, bu durumun onların acizliğini ve pişmanlığını gösterdiğini belirtir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","hesap-mizan","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"يُكْشَفُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ش-ف","rootLatin":"k-ş-f","lemma":"كَشَفَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"açılır"},{"position":3,"surface":"عَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, hakkında"},{"position":4,"surface":"سَاقٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-و-ق","rootLatin":"s-w-q","lemma":"سَاق","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"baldır"},{"position":5,"surface":"وَيُدْعَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"ve çağrılırlar"},{"position":6,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a"},{"position":7,"surface":"ٱلسُّجُودِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ج-د","rootLatin":"s-j-d","lemma":"سُجُود","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"secde"},{"position":8,"surface":"فَلَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o zaman ...mez"},{"position":9,"surface":"يَسْتَطِيعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-و-ع","rootLatin":"ṭ-w-'-","lemma":"اِسْتَطَاعَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"güç yetiremezler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *68/42*
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *68/42*
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *68/42*
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *68/42*
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *68/42*
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *68/42*
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *68/42*
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *68/42*
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *68/42*
- **TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *68/42*
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *68/42*
- **Kelime-i Üzeyriyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *68/42*
