# Kalem Sûresi, 9. Âyet (68:9)

> وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ

*Veddû lev tudhinu feyudhinûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/68/9

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kalem Suresi 9. ayet, müşriklerin Hz. Peygamber'den taviz beklentisini ve bu beklentinin karşılığında kendilerinin de taviz verecekleri yanılgısını 'dhn' kökünden türeyen kelimelerle ifade eder. Ayet, 'yumuşak davranma' ve 'taviz verme' anlamlarını bu kök üzerinden vurgulayarak, dinî ilkelerden ödün verilmemesi gerektiğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"وَدُّوا۟","root":"و د د","rootLatin":"v-d-d","meaning":"Onlar isterler, arzu ederler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vedd (ودّ), bir şeyi sevmek ve ona meyletmek anlamına gelir. Ayetteki 'veddû' (ودُّوا۟) ifadesi, müşriklerin Hz. Peygamber'den bir şeyi şiddetle arzu etmelerini, ona gönül bağlamalarını ve gerçekleşmesini istemelerini ifade eder. Burada istenen şey, Peygamber'in kendi dinlerinden taviz vermesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Vedd (ودّ) kavramı, Kur'an'da genellikle bir şeye karşı duyulan derin sevgi ve arzu anlamında kullanılır. Bu ayette ise, müşriklerin Peygamber'in kendilerine 'yumuşak davranması' yönündeki güçlü isteklerini, hatta bu isteğin bir tür 'temenni' veya 'beklenti' olduğunu gösterir."}]},{"word":"تُدْهِنُ","root":"د ه ن","rootLatin":"d-h-n","meaning":"Senin yumuşak davranman, taviz vermen.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dehn (دهن) kelimesi, aslen yağ sürmek, yumuşatmak anlamına gelir. 'Tüdhinu' (تُدْهِنُ) fiili ise mecazi olarak, bir konuda gevşek davranmak, taviz vermek, yumuşaklık göstermek anlamında kullanılmıştır. Ayette, müşriklerin Hz. Peygamber'den kendi dinî ilkelerinden ödün vermesini beklediklerini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dehn (دهن) kökü, 'yağlamak' anlamından hareketle, bir şeyi pürüzsüz hale getirmek, yumuşatmak ve dolayısıyla bir konuda esneklik göstermek, taviz vermek manasına gelir. 'Tüdhinu' (تُدْهِنُ) burada, Peygamber'in müşriklerin isteklerine karşı hoşgörülü davranmasını, onların dinlerine yönelik eleştirilerinden vazgeçmesini ima eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Dehn (دهن) kelimesi, bir şeyi yağlamak suretiyle onu yumuşak ve kaygan hale getirmek demektir. 'Tüdhinu' (تُدْهِنُ) fiili, mecazi olarak, bir konuda gevşeklik göstermek, taviz vermek, düşmanlara karşı yumuşak bir tutum sergilemek anlamında kullanılır. Ayette, müşriklerin Peygamber'den kendi inançlarından ödün vermesini istediklerini belirtir."}]},{"word":"فَيُدْهِنُونَ","root":"د ه ن","rootLatin":"d-h-n","meaning":"Onlar da sana yumuşak davranırlar, taviz verirler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Bu fiil de 'dehn' (دهن) kökünden türemiştir ve önceki 'tüdhinu' (تُدْهِنُ) fiiliyle aynı anlamı taşır, ancak bu kez müşriklerin eylemini ifade eder. 'Feyüdhünûne' (فَيُدْهِنُونَ) ifadesi, eğer Peygamber taviz verirse, onların da karşılık olarak yumuşak davranacaklarını, yani kendi inançlarından veya düşmanlıklarından bir miktar ödün vereceklerini ima eder. Bu, bir tür karşılıklı taviz beklentisidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Dehn (دهن) kökünün bu ayetteki tekrarı, bir eylemin karşılığında benzer bir eylemin beklentisini vurgular. 'Feyüdhünûne' (فَيُدْهِنُونَ) kelimesi, müşriklerin 'eğer sen bize yumuşak davranırsan, biz de sana yumuşak davranırız' şeklindeki şartlı tutumlarını gösterir. Bu, dinî ilkelerden taviz verme konusunda bir pazarlık teklifidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Dehn (دهن) kelimesi, bir şeyi yağlamak suretiyle onu yumuşak ve kaygan hale getirmek demektir. 'Feyüdhünûne' (فَيُدْهِنُونَ) fiili, mecazi olarak, bir konuda gevşeklik göstermek, taviz vermek, düşmanlara karşı yumuşak bir tutum sergilemek anlamında kullanılır. Ayette, müşriklerin Peygamber'den kendi inançlarından ödün vermesini istediklerini belirtir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","musrikler","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَدُّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-د-د","rootLatin":"w-d-d","lemma":"وَدَّ","form":"Feale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"istediler"},{"position":2,"surface":"لَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer"},{"position":3,"surface":"تُدْهِنُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ه-ن","rootLatin":"d-h-n","lemma":"أَدْهَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat bulunmadığı için merfû","gloss":"yumuşak davransan"},{"position":4,"surface":"فَيُدْهِنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ه-ن","rootLatin":"d-h-n","lemma":"أَدْهَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat bulunmadığı için merfû (fâ harfi atıf harfidir)","gloss":"onlar da yumuşak davranırlar"}]
