# Hâkka Sûresi, 34. Âyet (69:34)

> وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ

*Velâ yehuddu ‘alâ ta'âmi-lmiskîn(i)*

**Meal (Diyanet):** "Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/69/34

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hâkka Suresi'nin 34. ayeti, yoksula karşı sorumlulukların ihmal edilmesini kınayan bir ifade içermektedir. Ayet, 'teşvik etme' ve 'yoksulun yiyeceği' gibi kavramlar üzerinden toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yapmaktadır. Dilbilimsel olarak, fiillerin ve isimlerin kök anlamları, bu ihmalin derinliğini ve sonuçlarını ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَحُضُّ","root":"ح ض ض","rootLatin":"h-d-d","meaning":"Bir şeyi yapmaya teşvik etmek, kışkırtmak, özendirmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hadd (حَضّ) kelimesi, bir şeyi yapmaya teşvik etmek, kışkırtmak anlamına gelir. Ayetteki 'lâ yehuddu' ifadesi, kişinin yoksulu doyurmaya veya başkalarını bu konuda teşvik etmeye yanaşmadığını, bu konuda bir gayret göstermediğini ifade eder. Bu, sadece kendisinin yapmaması değil, başkalarını da engellemesi veya teşvik etmemesi anlamını taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hadd (حَضّ), bir şeyi yapmaya sevk etmek, teşvik etmek demektir. Ayetteki kullanım, kişinin yoksula yemek yedirme konusunda ne kendisinin bir çaba sarf ettiğini ne de başkalarını bu hayra yönlendirdiğini mecazi bir dille anlatır. Bu, hayırdan tamamen yüz çevirme halini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'hadd' (حَضّ) fiili, genellikle olumlu bir eyleme teşvik etme bağlamında kullanılır. Ancak bu ayetteki olumsuz kullanımı ('lâ yehuddu'), kişinin sadece kendisinin iyilik yapmamasını değil, aynı zamanda başkalarının da iyilik yapmasına engel olduğunu veya onları bu konuda cesaretlendirmediğini gösterir. Bu, toplumsal sorumluluktan kaçınmanın derin bir ifadesidir."}]},{"word":"طَعَامِ","root":"ط ع م","rootLatin":"t-'-m","meaning":"Yemek, yiyecek, gıda.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ta'am (طَعَام), yenilen her şey için kullanılır. Ayette 'ta'ami'l-miskîn' (yoksulun yiyeceği) ifadesi, yoksulun temel geçim kaynağı olan gıdayı ifade eder. Bu, sadece bir öğün yemek değil, yoksulun hayatta kalması için zaruri olan besini kapsar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Ta'am (طَعَام), yiyecek ve içecek dahil olmak üzere, insanın beslenmek için kullandığı her şeyi ifade eder. Ayetteki 'ta'ami'l-miskîn' ifadesi, yoksulun açlığını giderecek, onu hayatta tutacak temel gıdaya işaret eder. Bu, yoksulun en temel hakkı olan beslenme ihtiyacının karşılanmaması durumunu vurgular."}]},{"word":"الْمِسْكِينِ","root":"س ك ن","rootLatin":"s-k-n","meaning":"Yoksul, fakir, ihtiyaç sahibi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Miskîn (مِسْكِين), fakir ve ihtiyaç sahibi kimse demektir. Kelimenin kökü olan 'sekene' (سَكَنَ) fiili, sakinleşmek, hareketsiz kalmak anlamına gelir. Miskîn, yoksulluk ve ihtiyaç nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanmış, çaresiz kalmış kişiyi ifade eder. Ayetteki 'el-miskîn' ifadesi, toplumun en zayıf ve yardıma en muhtaç kesimini temsil eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Miskîn (مِسْكِين), fakir ve ihtiyaç sahibi olan kişidir. 'Sekene' (سَكَنَ) kökünden türemiştir ve yoksulluktan dolayı hareket edemeyen, çaresiz kalan kişiyi anlatır. Kur'an'da miskîn, genellikle zekat ve sadaka verilecek kimseler arasında zikredilir. Bu ayette ise, ona yemek yedirme sorumluluğunun ihmal edilmesi kınanmaktadır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Miskîn (مِسْكِين), fakirden daha şiddetli bir yoksulluk içinde olan, hiçbir şeye sahip olmayan ve geçimini sağlayacak gücü bulunmayan kişidir. 'Sekene' (سَكَنَ) kökünden gelmesi, onun yoksulluktan dolayı adeta yerinde çakılıp kalmış, hareket edemez hale gelmiş olmasını ifade eder. Ayetteki 'el-miskîn' vurgusu, bu en çaresiz durumdaki kişiye dahi yardım etmeme halinin ne kadar büyük bir günah olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["zekat-infak","yetim-zayif","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"يَحُضُّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ض-ض","rootLatin":"H-D-D","lemma":"حَضَّ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"teşvik etmez"},{"position":3,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَىٰ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":4,"surface":"طَعَامِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ط-ع-م","rootLatin":"T-'-M","lemma":"طَعَام","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yemeği"},{"position":5,"surface":"ٱلْمِسْكِينِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"س-ك-ن","rootLatin":"S-K-N","lemma":"مِسْكِين","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"yoksulun"}]
