# A'râf Sûresi, 10. Âyet (7:10)

> وَلَقَدْ مَكَّنَّـٰكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَـٰيِشَ ۗ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

*Velekad mekkennâkum fî-l-ardi vece'alnâ lekum fîhâ me'âyiş(e)(k) kalîlen mâ teşkurûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/10

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"A'râf Suresi'nin 10. ayeti, Allah'ın insanlığa yeryüzünde yerleşme ve geçim imkanları bahşettiğini, ancak buna karşılık şükrün az olduğunu vurgular. Ayet, 'mekkene', 'ceale' ve 'ma'ayiş' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi lütfu ve insan nankörlüğünü dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"مَكَّنَّـٰكُمْ","root":"م ك ن","rootLatin":"m-k-n","meaning":"Allah'ın insanları yeryüzünde sağlam bir şekilde yerleştirmesi, onlara ikamet ve tasarruf imkanı vermesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mekn (مَكْن) kelimesi, bir şeyin bir yerde sağlam ve kalıcı olarak bulunması anlamına gelir. 'Mekkenâküm' ifadesi, Allah'ın insanları yeryüzünde sağlam bir şekilde yerleştirmesi, onlara orada ikamet etme ve tasarruf etme gücü vermesi demektir. Bu, sadece fiziksel bir yerleşim değil, aynı zamanda yaşam için gerekli imkanların da sağlanmasıdır. (el-Müfredât, s. 473)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Mekkenâ (مَكَّنَّا) fiili, bir şeyi sağlamlaştırmak, yerleştirmek ve güçlendirmek anlamındadır. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanları yeryüzünde sabit kılması, onlara orada yaşama ve rızık edinme imkanı vermesi, yani yeryüzünü onlar için yaşanılır kılmasıdır. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 450)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'temkin' (مَكَّنَ) kavramı, Allah'ın bir topluluğa veya kişiye yeryüzünde güç, otorite ve yerleşim imkanı vermesini ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir yerleşim değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir güçlenmeyi de içerir. Ayetteki 'mekkenâküm', insanlığa yeryüzünde yaşam kurma ve medeniyet inşa etme potansiyelinin verilmesidir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 210)"}]},{"word":"وَجَعَلْنَا","root":"ج ع ل","rootLatin":"c-'-l","meaning":"Allah'ın bir şeyi yaratması, var etmesi veya bir halden başka bir hale dönüştürmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ceale (جَعَلَ) fiili, Kur'an'da genellikle 'halk' (yaratmak) veya 'sayyere' (dönüştürmek) anlamlarında kullanılır. Bu ayetteki 'cealnâ', Allah'ın yeryüzünde insanlar için geçim kaynakları yaratması, onları var etmesi anlamındadır. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 187)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ceale (جَعَلَ) fiili, mecazi olarak bir şeyi bir şey için hazırlamak, tahsis etmek anlamında da kullanılır. Burada 'cealnâ leküm fîhâ me'âyişe' ifadesi, Allah'ın yeryüzünü insanlar için geçim kaynaklarıyla donatması, bu kaynakları onların istifadesine sunmasıdır. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 1, s. 210)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Ceale (جَعَلَ) fiili, Allah'a nispet edildiğinde genellikle 'yaratma' ve 'takdir etme' anlamlarını taşır. Ayetteki 'cealnâ', Allah'ın kudretiyle yeryüzünde insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan rızık ve geçim vasıtalarını var etmesidir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 2, s. 36)"}]},{"word":"مَعَـٰيِشَ","root":"ع ي ش","rootLatin":"'-y-ş","meaning":"İnsanların yaşamlarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları geçim kaynakları, rızıklar ve yaşam vasıtaları.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ma'işe (مَعِيشَة) kelimesi, 'ayş' (yaşam) kökünden türemiş olup, yaşamı sürdürmek için gerekli olan şeyleri ifade eder. 'Me'âyiş' (مَعَايِش) ise bunun çoğuludur ve yiyecek, içecek, barınak gibi hayatın devamı için zaruri olan her türlü geçim kaynağını kapsar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanlara yeryüzünde sunduğu çeşitli rızık ve geçim imkanlarıdır. (el-Müfredât, s. 599)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ma'âyiş (مَعَايِش), 'ma'işe'nin çoğuludur ve insanların hayatlarını idame ettirdikleri, geçimlerini sağladıkları her türlü vasıtayı ifade eder. Bu, tarım ürünlerinden madenlere, ticaretten sanata kadar geniş bir yelpazeyi içerir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın insanlara yeryüzünde bahşettiği tüm rızık ve geçim kaynakları kastedilmektedir. (Umdetü'l-Huffâz, c. 3, s. 145)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ma'işe (مَعِيشَة), insanın yaşamını sürdürmek için elde ettiği şeydir. 'Me'âyiş' ise bu tür şeylerin çokluğunu ve çeşitliliğini gösterir. Ayetteki 'me'âyiş', Allah'ın insanlara yeryüzünde sunduğu bol ve çeşitli rızıklar, geçim yolları ve yaşamı kolaylaştıran imkanlardır. (el-Külliyyât, s. 867)"}]},{"word":"تَشْكُرُونَ","root":"ش ك ر","rootLatin":"ş-k-r","meaning":"Allah'ın nimetlerine karşılık minnettarlık göstermek, şükretmek ve bu nimetleri doğru yolda kullanmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şükür (شُكْر), bir nimeti bilmek ve onu dile getirmek veya gereğini yerine getirmektir. Allah'a şükür, O'nun nimetlerini itiraf etmek, O'na ibadet etmek ve nimetlerini O'nun rızasına uygun kullanmaktır. Ayetteki 'teşkurûn', Allah'ın insanlara verdiği yeryüzündeki yerleşim ve geçim nimetlerine karşı minnettarlık göstermeleri, ancak bunu az yaptıkları vurgulanır. (el-Müfredât, s. 450)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da şükür (شُكْر), Allah'ın lütuflarına karşı insanın bilinçli bir minnettarlık ifadesidir. Bu, sadece sözlü bir ifade değil, aynı zamanda nimetleri Allah'ın istediği şekilde kullanarak ve O'nun emirlerine uyarak gösterilen bir eylemdir. Ayetteki 'kalîlen mâ teşkurûn' ifadesi, insanların bu büyük nimetlere karşı yeterince şükretmediklerini, yani minnettarlıklarını tam olarak yerine getirmediklerini belirtir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 175)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Şükür (شُكْر), bir nimeti verenin hakkını teslim etmek ve o nimeti layık olduğu şekilde kullanmaktır. Kur'an'da şükür, genellikle Allah'ın insanlara bahşettiği nimetlere karşı bir sorumluluk olarak ele alınır. Ayetteki 'pek az şükrediyorsunuz' ifadesi, insanların Allah'ın kendilerine sunduğu yaşam ve geçim imkanlarının kıymetini yeterince bilmediklerini ve bu nimetlere karşı gereken minnettarlığı göstermediklerini vurgular. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 320)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["rizik","sukur","yaratilis","dunya-ahiret-dengesi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Velekad"},{"position":2,"translit":"mekkennâkum"},{"position":3,"translit":"fî"},{"position":4,"translit":"l-ardi"},{"position":5,"translit":"vece'alnâ"},{"position":6,"translit":"lekum"},{"position":7,"translit":"fîhâ"},{"position":8,"translit":"me'âyiş(e)(k)"},{"position":9,"translit":"kalîlen"},{"position":10,"translit":"mâ"},{"position":11,"translit":"teşkurûn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Harf-i Tahkik","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve andolsun ki","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":2,"surface":"مَكَّنَّـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"م-ك-ن","rootLatin":"m-k-n","lemma":"مَكَّنَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yerleştirdik","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":2,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"sizi","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yeryüzü","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":5,"surface":"وَجَعَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve yarattık","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":6,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"size","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":7,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"orada","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":8,"surface":"مَعَـٰيِشَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ي-ش","rootLatin":"'-y-sh","lemma":"مَعِيشَة","form":"Mefâ'il","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"geçimlikler","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":9,"surface":"قَلِيلًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ق-ل-ل","rootLatin":"q-l-l","lemma":"قَلِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlakın sıfatı veya hâl olduğu için mansûb","gloss":"az","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"},{"position":10,"surface":"مَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Zâide","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ne kadar","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":11,"surface":"تَشْكُرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ك-ر","rootLatin":"sh-k-r","lemma":"شَكَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"şükrediyorsunuz","irabMarker":"nûn ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10*
